Buradasınız
Ana Sayfa > Bildiriler > İstanbul Doğa Savunmaları: Orman alanlarının yağma ve talanı kabul edilemez

İstanbul Doğa Savunmaları: Orman alanlarının yağma ve talanı kabul edilemez

İstanbul Doğa Savunmaları Cumhurbaşkanı kararnamesi ile 11 ilde 1 milyon hektarlık orman alanının statüsünün kaldırılmasına tepki gösterdi.

Resmi Gazete’de 12 Aralık’ta çıkan kararla 11 ilde bazı alanlar orman sınırı dışına çıkartılmıştı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla Antalya, Balıkesir, İstanbul, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Mersin, Sivas, Trabzon ve Yozgat’taki birçok orman alanının orman sınırları dışına çıkarılılan alanın toplam büyüklüğü ise 1 milyon 137 bin metrekareyi aşmıştı. Bu alanlar Resmi Gazete’de tam 161 sayfalık yer kapladı.

İlgili haber için tıklayınız: 11 ilde orman vasfından çıkarılan alanlar Resmi Gazete’de 161 sayfalık yer kapladı

Bu kararla orman alanı dışına çıkarılan alanların toplam büyüklüğü 1 milyon 137 bin 248 metrekareye ulaştı. Resmi Gazete’de yer alan son kararla orman alanı dışına çıkarılan alanların başında ise İstanbul’un kıymetli alanları dikkat çekiyor.

Karara göre toplamda 80 bin metrekareden fazla alanın orman dışına çıkarılacağı İstanbul’da Sarıyer’in Ayazağa köyünde 22 bin 475 m2, Uskumruköy’de 3 bin 22 m2, Kilyos’ta 470 m2, Demirciköy’de 2 bin 642 m2, Ümraniye’nin Cemil Meriç mahallesinde 5 bin 408 m2, Ihlamurkuyu’da 4 bin 974 m2, Maltepe’de 32 bin 429 m2’lik alanlar dikkati çekti.

Tıklayınız: Ormancılık Dışı Kullanımlar Ormanları Yangınlardan 4 Kat Fazla Yok Ediyor

Öte yandan bu tür uygulamayla ormanlık alanların orman vasfı dışına çıkarılmasıyla ranta ve talana açılacağı, ağaç katliamlarına yeni kapılar açıldığı, ormansızlaşmanın daha da tehdit eder hale getirildiği konusunda eleştiriler ve tepkiler de protestolarla birlikte gündemdeki yerini alıyor.

İstanbul’daki birçok çevre örgütünün bir araya gelerek oluşturduğu İstanbul Doğa Savunmaları‘nın çağrısı ile de Kadıköy’deki Karaköy İskelesi önünde bir araya gelen yaşam ve doğa savunucuları Cumhurbaşkanı kararnamesi ile 11 ilde 1 milyon hektarlık orman alanının statüsünün kaldırılmasına karşı basın açıklaması gerçekleştirdi.

BİRÇOK GRUP YER ALIYOR

İstanbul Doğa Savunmaları grubu; Aydos Ormanı Savunması, Göktürk Yeşil Kalsın Girişimi, Ümraniye Kent Savunması, Beykoz’u Savunuyoruz Platformu, Burgazada Orman Gönüllüleri Platformu, Kadıköy Kent Dayanışması, Validebağ Gönüllüleri, Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi, Kuzey Ormanları Savunması ve Politeknik Derneği‘nin oluşturduğu bir yapı.

İstanbul Doğa Savunmaları adına Zuhal Turhan tarafından basın açıklaması okundu. Konuşmacılar büyük bir doğa yıkımına yol açacak bu kararnamenin anayasal ve yaşam haklarına saldırı boyutunda olduğunu ve kabul edilemeyeceğini söylediler. Etkinliğe bazı sivil toplum ve demokratik kitle örgütleri de destek verdiler.

İstanbul Doğa Savunmaları adına Zuhal Turhan tarafından okunan basın açıklaması metninin ardından Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi Başkanı Sezai Kaya, Ümraniye Kent Savunması adına Bulut Can Okuducu, DİSK Enerji-Sen sendikası adına Süleyman Keskin, EHP adına Nehir Sevim ormanları ranta açan kararnameye dair söz aldılar. Konuşmacılar büyük bir doğa yıkımına yol açacak bu kararnamenin anayasal ve yaşam haklarına saldırı boyutunda olduğunu ve kabul edilemeyeceğini söylediler.

İstanbul Doğa Savunmaları (İDS) adına yapılan basın açıklamasında; bu kararname ile AKP iktidarının ülke ormanlarını tümüyle inşaat yağmasına açmaya kararlı olduğunun anlaşıldığını, fakat doğa savunucuları olarak mücadelelerinden vazgeçmeyeceği vurgulandı. Açıklamada ayrıca 2018’den bu yana orman statüsünden çıkarılan alanların 1500 hektarı geçtiği belirtilerek orman statüsünden çıkarılan bu alanların kimleri zengin edeceği sorularak bu durumun takipçisi olacaklarını belirttiler.

ANKA‘nın aktardığı habere göre; yapılan basın açıklamasının tamamı ise şöyle:

2018’DE ORMANLARI YOK EDECEK BİR DÜZENLEME DAHA YAPILMIŞTI

Kamuoyunun 2/B olarak bildiği ve 1973 yılından günümüze kadar ‘Bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiği’ gerekçesiyle 626 bin hektar orman alanı, orman dışına çıkarılmış ve 2012 yılında yürürlüğe giren 6292 sayılı kanunla da işgalcilerine öncelik tanınarak, parayı yatıranın mülkiyetine devredilmişti. 2/B ile orman sınırları dışına çıkarma uygulaması yağma ve talan için yeterli olmamış ki 2018 yılının nisan ayında torba yasanın içine serpiştirilen birkaç maddeyle ormanlarımızın önemli bir kısmını yok edecek yeni bir düzenleme daha yapılmıştı.

Orman Yasası’na eklenen bu ek madde 16 ile, Bakanlar Kuruluna/Cumhurbaşkanına istediği orman alanını orman rejimi dışına çıkartma yetkisi verildi. Konuyu bilen herkesin Anayasa’ya aykırı olduğu konusunda hem fikir olduğu bu ek 16 Madde ne demekti: Bu ek maddede; ‘…bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar…’ içinde Cumhurbaşkanınca belirlenecek alanların orman dışına çıkarılacağı ve orman sınırları dışına çıkartılan alanın iki katından az olmamak üzere yeni orman tesis edileceği yazmaktadır.

BİR ORMAN EKOSİSTEMİNİN OLUŞMASI ONLARCA YIL ALIYOR

Aslında ister iki kat, isterse 10 kat olsun bir yerdeki doğal orman alanını yok ettiğinizde, yapılan yeni ağaçlandırmalarla onu geri getiremeyeceğinizi, ormanların ağaç toplulukları olmaktan öte bir ekosistem olduğunu, bir orman ekosisteminin oluşması için onlarca yıl geçmesi gerektiği çoğu kişi tarafından bilinmektedir.

Kamuoyunun açık bir şekilde anlayacağı şekilde ifade etmek gerekirse; ek madde 16,  ormanda gözüne kestirdiğin yeri getir, ben oraya ‘taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alan’ muamelesi yaparak, önce orman sınırı dışına çıkarıp, sonra sana devrederim demekten başka bir anlama gelmez. İlgili yönetmelikte orman dışına çıkarılacak yerlerin çevre ve şehircilik il müdürlükleriyle, milli emlak müdürlükleri tarafından talep edileceğinin yazması tam da bu anlama gelmektedir.

BU EK MADDE BİN 500 HEKTARI SATIŞ OLANAKLI HALE GETİRDİ

Tüm bu gerçeklere rağmen, önce bakanlar kuruluna, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtikten sonra da Cumhurbaşkanı’na istediği alanları orman dışına çıkarma yetkisi veren ek 16. madde uygulaması ile yasanın yürürlüğe girdiği 2018 yılından  bugüne kadar, bin 500 hektarı geçen orman alanı orman sınırları dışına çıkarılmış ve bu alanlar ‘hak sahibi’ olarak tanımlanan işgalcilerine satışı olanaklı hale getirilmiştir.

Bugüne kadar orman sınırları dışına çıkarılan alanlar yetmemiş olacak ki;12 Aralık 2023 tarihinde ise yine bir gece yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile 80 bin m2’si İstanbul’da olmak üzere 11 ilde toplam 1 milyon 137 bin m2 orman alanı daha bir gecede orman sınırları dışına çıkartılmıştır.

KUZEY ORMANLARI PROJELERLE DELİK DEŞİK EDİLDİ

İstanbul’un Kuzey Ormanları, 3. Köprü, Kuzey Marmara Otoyolu ve 3. Havalimanı gibi mega rant projeleri ile zaten delik deşik edilmiş ve inşaat talanına açık hale getirilmiştir. Bu uygulama ile işgalcilerin bu alanları devletten çok ucuza alarak, özellikle İstanbul’da çok büyük rantlar sağlayacağı bir gerçektir. Açıkça; orman alanı üzerinde ev, bina vb. yaparak halkın ormanını işgal edenler cezalandırılmaları gerekirken 2/B uygulamasında olduğu gibi ödüllendirilmiş olacaktır. Bu düzenleme 2018 yılına kadar orman işgali yapanları ödüllendiren bir düzenleme olduğu gibi, bu yolla yeni orman işgallerini de teşvik edecek, bu ödüllendirmeden cesaret alanlar ormanları işgal etmeye devam edecektir. Kuraklıktan müsilaja büyük bir ekolojik krizin içinde kalan İstanbul’un daha fazla betona değil, suyun, nefesin, yaşamın kaynağı olan ormanlara ihtiyacı olduğunu yönetenler ne zaman anlayacaklar.

ORMANLAR SADECE AĞAÇ DEĞİLDİR

Orman sadece ağaç değildir. Orman; canlı ve cansız varlıklardan oluşan bir ekosistem olup, ülke ormanları ciddi bir biyoçeşitliliğe sahiptir ve içinde 494 kuş ve 169 memeli hayvan türünü barındırmaktadır. Bu ekosistemin hakim unsuru olan ağaçlar olmasa da orası yine orman sayılır. Bilindiği gibi Orman Kanunu’nun birinci maddesinde orman tanımlanırken ‘Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır’ der. Yani sadece üzerindeki ağaçlar değil, altındaki toprak da ormandır. Bir ormandaki bütün ağaçlar yanıp yok olsa da madencilik vb. amaçlarla kesilip yok edilse de oradaki toprak kaldırılıp altındaki maden çıkarılmış olsa da orası halen hukuken ormandır. Bir yerin orman vasfını kaybetmesi eğer insanlar üzerine beton dökmemişse, yanardağdan gelen lavlar üstünü kapatmamışsa veya ırmağın önü heyelanla kapanıp geride kalan ormanlar su altında kalmamışsa bilimsel olarak da mümkün değildir.

Orman içi açıklıklar ormanın bir parçasıdır ve yaban hayvanları için beslenme ve su içme alanıdır. En fazla canlı türü sık orman alanlarında değil, ek 16. madde ile yerleşime açılması öngörülen taşlık, kayalık gibi açık alanlarda olur ve bu alanlar biyolojik çeşitlilik açısından sıcak noktalardır.

EK 16. MADDEYLE ORMAN BOZULMASININ ARTACAĞI ÇOK AÇIK

Anayasa’nın 169’uncu maddesi, ‘Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez’ hükmü ile devleti, ormanları korumak ve sahalarını genişletmekle görevlendirmiştir. Oysa; ek 16 madde, ormanları korumak bir yana ormanları işgal edenleri ödüllendirmekte ve yeni işgalleri teşvik etmektedir. Devletin yapması gereken orman alanlarını işgal edenleri ödüllendirmek değil, işgal edilen orman alanlarındaki yapıları yıkarak o alanları yeniden ormanlaştırmaktır.

Ek 16. madde ile; ülkede ormansızlaşmanın ve orman bozulmasının artacağı çok açıktır. Yönetenlerin görevi; ülke ormanlarını bu tür yağma ve talanlara açmak değil, bir an önce Paris İklim Anlaşması ile Glasgow’da liderlerin Ormanlar ve Arazi Kullanımı Deklarasyonu‘na attığı imzalara sahip çıkarak ülke ormanlarını korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak olmalıdır.”

Etkinlikte yer alan grup ve örgütler ise şöyle:

  • İSTANBUL DOĞA SAVUNMALARI (İDS)
  • TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ MARMARA ŞUBESİ (TOD)
  • KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI (KOS)
  • BEYKOZU SAVUNUYORUZ PLATFORMU
  • ÜMRANİYE KENT SAVUNMASI
  • GÖKTÜRK YEŞİL KALSIN GİRİŞİMİ
  • AYDOS ORMAN SAVUNMASI
  • VALİDEBAĞ GÖNÜLLÜLERİ
  • BURGAZADA ORMAN GÖNÜLLÜLERİ PLATFORMU
  • BAHÇEŞEHİR GÖLET GÖNÜLLÜLERİ
  • KADIKÖY KENT DAYANIŞMASI
  • MALTEPE ÇEVRE VE YAŞAM PLATFORMU
  • ATATÜRK KENT ORMANI GÖNÜLLÜLERİ
  • USKUMRUKÖY PLATFORMU
  • SİLİVRİ ÇEVRE DERNEĞİ

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur. Amacı; birlik ve dayanışma temelinde ekoloji mücadelesini yükselterek, daha güçlü şekilde doğayı ve yaşamı savunmaktır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top