Buradasınız
Ana Sayfa > Coşkun Özbucak > Ekolojide Herkes Taraf | Coşkun Özbucak

Ekolojide Herkes Taraf | Coşkun Özbucak

İşbölümüyle sorunların çözümü kolaylaşır. Hele buna bir de dayanışma eklendiğinde işler kolayın da kolayı olur. Ancak işbölümü bazen yanlış anlaşılıyor. “Bu konu-sorun şu kuruluşun” denerek sorumluluktan kaçış da olabiliyor.

İşçi ve kamu emekçileri sendikaları dediğimizde işçilerin ve kamu emekçilerinin özlük, ekonomik ve demokratik hakları için mücadele; partiler dediğimizde “siyasi” konularda mücadele; sanat-kültür dernek ya da platformları denilince de kendi ilgi alanları akla gelebiliyor. Gruplandırmayı çoğaltabiliriz. Ekoloji-çevre denildiğinde de ekoloji ve çevre dernek ve platformları akla geliyor. Bu alan da sınıflandırılmış.

İşbölümü derken her grup kendi alana sıkışarak diğer alanlara ilgisiz kalması akla gelmemeli. Her grup kendi asıl sorunuyla ilgilenecek ancak sınırlamamalı..

Ekoloji, yaşamın sürekliliği (evrenin bütünselliği içinde) için olmazsa olmaz bir alandır. Bu nedenle ekoloji mücadelesi ekoloji-çevre derneklerinin ilgi alanı denerek özne olmaktan kaçmayı kabul etmez.

Bir işçi ya da kamu emekçileri sendikası üyeleri ekolojik yıkım sonrası yaşananlardan, hava kirliliğinden, iklim değişikliğinden etkilenmiyor mu? Meslek odalarını zaten yakından ilgilendiriyor, özne olma konusunda çağrı beklemeyecek kesimdir.

Hele partiler, iktidar mücadelesi verdiklerine göre tüm sorunlar ana ilgi alanlarıdır. Bu konuda yanlış bir yaklaşım var. Ekoloji mücadelesi “siyaset üstü” denilerek sorunun siyasi yönü göz ardı ediliyor. Oysa ekoloji mücadelesi, siyasetin önemli alanlarından biridir. Ekoloji mücadelesine “bir partinin önderlik damgası” vurması farklı, sorunun sistemden bağımsız olmadığını vurgulayarak mücadele etmesi farklıdır.  

Her kurum bağımsız çalışmasını sürdürebilir ancak en önemlisi, hepsinin bir araya gelerek “ortak” noktada birlikte olabilmeleridir. Bunun başarıldığı yerlerdeki örneklere tanığız.

Ekoloji mücadelesinde önemli bir dayanışma var ancak bu, yaşanan olaylar üzerinden gelişiyor. Oysa “platform” üzerinden sürekliliği olan birliktelik ekolojik yıkımlara karşı verilen mücadeleye yanında diğer ortak değerler üzerinden de dayanışmayı güçlendirir.

Her partinin, odanın, sendikanın, derneğin grupsal öncelikleri olabilir. Hepsinin ortak noktaları da bulunuyor. Bir araya gelmek, ortak noktalar üzerinden olacağından ayrılıkları öne çıkarmamak birlikteliği kalıcılaştırır.

Konuşmalarda, toplantılarda böyle bir birlikteliğe, platforma gereksinim var deniyor da pratik yok. Her kesim kendini sorgulamalı…

Coşkun Özbucak
1958 yılında Ordu’da doğdu. Öğretmenliği süresinde kurucu başkanı olduğu Eğitim-Sen'de başkanlık ve yöneticilik yaptı. Mitinge Karşı Miting, Üzülme Güneş Yeniden Doğacak, Ordu’dan İnsan Manzaraları ve Dilek Ağacı adlı kitapları bulunuyor. Uzun yıllardır ekoloji mücadelesi içinde aktivist olarak yer aldı. ORÇEV YK üyeliği yanı sıra Ekoloji Birliği YK üyesi olarak da görev yapmayı sürdürmektedir.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top