Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > Orman suçlarına örtülü af getiren düzenlemeye dava açıldı | Özer Akdemir

Orman suçlarına örtülü af getiren düzenlemeye dava açıldı | Özer Akdemir

Ormanlarda yasadışı olarak yapılan yapılara örtülü af getiren düzenlemeye karşı Ekoloji Kolektifi Derneği dava açtı.

Ormanlarda yasadışı olarak yapılan yapılara örtülü af getiren düzenlemeye karşı dava açıldı. Ekoloji Kolektifi Derneği, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Orman Kanunu’nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin iptali için dava açtı. Dava dilekçesini Danıştay’a veren Av. Yakup Okumuşoğlu, getirilen maddelerin ormanlardaki yapılaşmanın önünü açmanın yanı sıra var olan yapılara da örtülü bir af anlamı taşıdığını dile getirdi.

“ORMANLARIN YOK OLUŞUNUN YOLU AÇILIYOR”

Resmi Gazete’de 7 ocak 2021 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yürürlüğe giren “6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16’ncı Maddesi” kapsamında “Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmelik”in bazı maddelerinde yapılan değişikliklerin Anayasa aykırı olduğu ve uygulanması ile ormanlarımız bakımından telafisi imkansız zararlar ortaya çıkacağı ileri sürülerek açılan davada maddelerin yürütmesinin durdurulması istendi.

Yönetmeliğin yasal dayanağı Orman Kanununun ek 16. maddesine dayandırıldığının belirtildiği dava dilekçesinde “…yönetmeliğin (1/a) maddesinde; “…bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler…”in orman dışına çıkartılabileceğini düzenlemiştir. Yapılacak bir tespitin hem orman ekolojisi ile ilgili açıklanması mümkün değildir hem de böyle bir tespitin kendisi “bilim ve fen” e aykırıdır” ifadelerine yer verildi. Orman olan alanların yapılaşmaya açılacağına dikkat çekilen dilekçede, “Bu yolun bir kez açılması ile ormanların daha önce hiç olmadığı kadar tahrip olacağı, daralacağı açıktır” denilerek yönetmeliğin 1/a maddesinin iptali talep edildi.

“ÜZERİNDE TEK BİR YAPI OLAN YER BİLE ORMAN DIŞINA ÇIKARILABİLECEK”

Yönetmelik değişikliği ile orman niteliğini kaybetmiş alanların orman dışına çıkarılmasındaki sürenin1981 yılından, 2018 tarihine çekildiğinin altının çizildiği dilekçede, yönetmeliğin bu düzenlemesi ile Anayasa hükmünün hiçe sayıldığı üzerinde tek bir yapının olduğu yerin bile orman sınırları dışına çıkarma gerekçesi yapıldığı belirtildi.

“ORMANI YOK EDENLER ÖDÜLLENDİRİLİYOR”

Yönetmelik değişikliği ile getirilen “verimsiz orman” tanımının muğlak olduğuna, hangi ölçüye göre ormanın verimsiz sayılacağı belirsizliğini dikkat çekilen dilekçede, İnsan eliyle yok edildiği için fiilen orman vasfı taşımayan bir yerin orman sınırları dışına çıkartılmasının ormanın yok etmenin ödüllendirilmesi anlamına geleceği ileri sürüldü. Yönetmelikte “Yerleşim yeri oluşturulması uygun olan” kavramına yer verilmesinin Anayasal koruma altında olan ormanların, orman alanlarının dışına çıkartmanın önünü açacağının altının çizildiği dilekçede, “Diğer yandan ne türde bir yerleşime açılacağı da belirsiz bırakılmıştır. Fabrika yapılaşması ile yayla yapılaşmasının farklı etkileri olacağı açıktır” ifadeleri dile getirildi.

“CUMHURBAŞKANININ TALEBİ İLE ORMANLIK ALAN YAPILAŞMAYA AÇILABİLECEK”

Yönetmelik değişikliğinde yer alan “… sınırları Cumhurbaşkanınca belirlenen alanların, Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkartılarak tapuda Hazine adına tescili…” düzenlemesinin yetki kargaşasına yol açtığı iddia edildi. Bu uygulamada orman sınırları kadasto komisyonlarınca belirlenip orman olarak kesinleşen yerler bakımından cumhurbaşkanı söz konusu alanları orman sınırı dışına çıkartabileceği gibi, Cumhurbaşkanının istemi ile muhafazasında yarar görülmeyen ormanlık alanların yapılaşmaya açılabileceği, yasanın orman sınırlarının tespitine dair sistematiği bozulacağı dile getirildi.

“ORMAN İÇİ AÇIKLIK ORMAN EKOSİSTEMİNİN PARÇASIDIR”

“Orman içi açıklık” olarak adlandırılan alanların orman ekosistemlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunun belirtildiği dilekçede, “Orman içi açıklıkların orman ekosistemi içinde çok önemli görev ve fonksiyonları vardır. Orman sadece orman ağaçlarından oluşan bir kavram değildir. Ana ögesi ağaç olmakla birlikte, içerdiği her türden canlı ve cansız ögelerle var olan büyük bir organizma ve yaşama birliği, bir ekosistemdir. Orman; canlı ve cansız varlıklardan oluşan, bunların denge içinde, karşılıklı ilişkide olduğu bir yaşama birliğidir. Bu alanlar biyoçeşitlilik açısından sıcak noktalardır. Bu alanların önce orman dışına çıkarılıp sonra da yapılaşması durumunda bu alanlardaki biyo çeşitliliğin yok olacağı kaçınılmazdır. Üzerinde topluluk oluşturan ağaç olmayan alanlar orman dışına çıkarıldığında bu sefer de çevresindeki ormanlık alanlar olumsuz etkilenecektir. Zira orman dışına çıkartılacak yerlerde kurulacak yerleşime ulaşmak için yapılacak yol için de yine ağaçların kesileceği, su, elektrik vb. altyapı tesisleri için ormanların yok edileceği, ormana bitişik devam eden yapılaşmanın orman üzerinde baskı yaratacağı ve daha fazla ormanın zarar göreceği açıktır” denildi.

Av. Yakup Okumuşoğlu

MEYİLE VE TOPRAK DERİNLİĞİNE BAKARAK ORMAN ALANI YAPILAŞMAYA AÇILABİLECEK

Sadece arazi meyiline ve toprak derinliğine göre tarım alanına dönüştürülemeyecek arazi olarak yapılan belirleme ile orman alanlarının yapılaşmaya açılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunun vurgulandığı dilekçede, “Örneğin Karadeniz Bölgesi sahile bitişik alanlar hariç hemen her noktası %12 ‘den fazla eğime sahiptir ve tarım yapılmaktadır. Ayrıca çok daha eğimli arazilerde orman yetişmekte olup, fiilen, hukuken ve ekolojik olarak ormanlık alanların ormandan çıkartılmasına dönük bilim ve fene aykırı geliştirilen tanım Orman Kanununa da aykırıdır” denildi.

“ORMANDAKİ KAÇAK YAPILARA ÖRTÜLÜ AF”

Yönetmeliğin 4/r maddesinde yapılan düzenleme ile orman içerinde yapılmış olan kaçak yayla evlerine örtülü af getirildiğinin ileri sürüldüğü dava dilekçesinde “mevsimlik olarak kullanılan kaçak barakalar, hatta samanlıklar bile orman dışına çıkartılmak için yeterli olacaktır.  Ormanı işgal edenlerin ödüllendirildiği bu düzenleme ile ormanların bitişi, içi işgale daha da açık hale gelmiştir” ifadelerine yer verildi.

Dava dilekçesinde dikkat çeken bazı maddeler şöyle;

* Yönetmelik Madde 7/1 düzenlemesinde yer alan “2/B madde uygulamasının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın uygulanır” kısmı ile ormandan tahsis ile verilmiş ve üzerindeki ormanı yok etmiş kişiler ödüllendirmiş olmaktadır.

ORMANIN ARSA OLARAK GÖRÜLDÜĞÜNÜN İTİRAFI

Yönetmeliğin 8/1 maddesinde yer alan düzenleme Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Milli Emlak Dairesi ve Milli Emlak Müdürlüğünün talepte bulunması ile orman sınırı dışına çıkartma işlemlerine başlanabilecek. Düzenleme ormanın arsa olarak görüldüğünü, bu kurumların arsa üretim ofisi gibi çalışacaklarını göstermektedir.

AV. OKUMUŞOĞLU: DÜZENLEMELER ANAYASA’YA AYKIRI

Getirilen  düzenlemelerin Anayasa ve yasalara aykırı olduğunu ifade eden Av. Yakup Okumuşoğlu “Bir takım kriterlerle ormanlık alandan arazi kazanmak amaçlanıyor. Bu düzenlemeler ormanı arsa gibi görmenin, ormana ekonomi gözüyle bakılmasının bir sonucu. Düzenlemelerin yaşama geçirilmesi durumunda hem ormanlık alanlarımız daralacak, hem de Cumhurbaşkanına çok geniş yetkiler verilerek Anayasa’ya aykırı uygulamaların önü açılabilecek. Ayrıca orman suçu işleyenlere, ormanları işgal edenlere, ev vs binalar yapanlara da örtülü bir af getiriyor düzenlemeler. Karadeniz yaylalarında ve Anadolu’nun birçok yerinde ormanların içinde yapılan var. Bunlara da yasal kılıf uydurularak örtülü bir af getiriliyor” diye konuştu.

Evrensel

Özer Akdemir
Özer Akdemir
Evrensel Gazetesi yazarı. 1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top