Buradasınız
Ana Sayfa > Bildiriler > Karaburun/Sarpıncık RES Projesi Davasında AYM “Hak İhlali Yapılmıştır” Kararı Verdi

Karaburun/Sarpıncık RES Projesi Davasında AYM “Hak İhlali Yapılmıştır” Kararı Verdi

Karaburun Yarımadası’nın RESlere tahsis edilen ve RES mağduru bir yarımada haline getirilmesinin ardında “hak ihlalleri” olduğu Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla ortaya çıktı. Yarımada halkı, Karaburun Kent Konseyi ve Yurttaş Davacıları “bütün bu süreçte Karaburun Yarımadası’nda yaratılan ekolojik tahribatın hesabını kim verecek” diye soruyor.

Karaburun Yarımadası‘nın RESlere tahsis edilen ve “RES mağduru bir yarımada” haline getirilmesinin ardında “hak ihlalleri” olduğu Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla ortaya çıktı. RES’lerle kuşatılan ve adeta Rüzgar Enerji Satralleri’ne tahsis edilmiş bir yarımada haline getirilen İzmir Karaburun Yarımadası‘ndaki yurttaşlar, Karaburun/ Sarpıncık RES Projesi Davasında AYM’nin “hak ihlali yapıldığı” yönündeki kararını kamuoyuyla da paylaştı.

Konu ile ilgili Karaburun Kent Konseyi ve Yurttaş Davacıları adına yapılan ayrıntılı açıklamada, Anayasa Mahkemesi‘nin verdiği “hak ihlali yapıldığı” yönündeki karar, “Danıştay 14. Dairesi’nin 2016 yılında verdiği fütursuz karar karşısında kazanılan bir hukuk zaferidir” şeklinde tanımlandı. AYM’nin kararı, “hak ihlalleri yapıldığı” gerçeğini resmileştirmiş de oluyor. Bu durumda şimdi Yarımada halkı, Karaburun Kent Konseyi ve Yurttaş Davacıları “bütün bu süreçte Karaburun Yarımadası’nda yaratılan ekolojik tahribatın hesabını kim verecek” diye soruyor.

Karaburun/ Sarpıncık RES Projesi Davasında AYM’nin “hak ihlali yapıldığı” yönündeki kararını kamuoyuyla da paylaşan Karaburun Kent Konseyi ve Yurttaş Davacıları adına yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ” İLAN EDİLEN YARIMADA RES İÇİN FEDA EDİLİYOR

Çalık Rüzgar Enerjisi Üretim Ltd. Şti. Sarpıncık RES Projesi  ÇED raporunun iptali üzerinden bir hukuk mücadelesine çıkarken Karaburun Yurttaş davacıları olarak amacımız;  Yarımada geneline yayılan ve 5’er,  10’ar Türbin’e ayrı ayrı verilen ÇED olumlu kararlarında, şu anda 150 adet civarındaki olan türbinlerin ve 100 km. den fazla servis yollarının, ÖÇKB (Özel Çevre Koruma Bölgesi) ilan edilen  Karaburun Yarımadası ekosistemi üzerindeki olumsuz kümülatif etkisinin mutlaka göz önünde bulundurulmasını sağlamaktı.

Karaburun Yarımadası’nda meralara, orman alanlarına, zeytinliklerin ve köylerin kıyısına kadar yapılan türbinler, bugün yerel halkın yaşam hakkını ve ekonomik faaliyetlerini tehdit ediyor. Sadece türbinlere ulaşım için, 6 metre genişliğinde 100 km dolayında servis yolu yapılarak, karbon yutağı işlevi gören 600.000 metrekare orman ve frigana yok edildi. Toprak servis yollarında her gün türbinlerin bakımı vb. nedenlerle gidip gelen ve yoğun toz yağdıran şirket araçları, makiliklerin ve zeytin ağaçlarının üzerinin toz ile kaplanmasına neden oldu.

Bu durum, meralarda keçi sürülerinin beslenmesini imkânsız hale getirirken, tozla kaplanan zeytinlerde verim düşmesi ve gelişim bozukluğuna yol açtı. Bunlara ilaveten bazı türbinlerin servis yolları orman alanları içinde yapıldığından, Yarımadanın nadir ve önemli türler içeren flora ve faunası üzerindeki olumsuz etkisi yıkım boyutuna vardı. Köylerin 500 metre yakınına kadar sokulan türbinlerden çıkan aerodinamik ses, türbinlerin sürekli çalışması, dönen kanatlardan doğan gölge etkisi gibi nedenler, köylerde yaşamı dayanılmaz hale getirdi.

AYM KARARI İLE “HAK İHLALİ YAPILDIĞI” GERÇEĞİ ARTIK RESMİLEŞMİŞTİR

Danıştay 14. Dairesinin 2016 yılında fütursuzca verdiği ve Anayasa Mahkemesi’ne göre hukuk dışı olan karar sonunda kazanılan bir hukuk zaferidir.

Bu hukuk dışı kararın, geçen 5 yıl içinde Karaburun Yarımadasına ekolojik maliyeti çok ağır olmuştur. Bu karar ile Karaburun’da yaşayanların yaşam hakkı hiçe sayılmıştır. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önerisiyle ÖÇKB ilan edilen Karaburun Yarımadası’nın florası, faunası ve tüm ekosistemi yok sayılmıştır.

Bu süreçte zarar gören böceğin, kuşun, çetirin, ağacın ve tüm ekosistemin sözcüsü olmaya devam edecek,  böylesi doğaya insana hoyrat bir uygulamayla “yenilebilir-temiz enerji” adı altında bu nadir doğanın, yaban hayatının, tarım, mera ve turizm alanlarımızın, kısacası Karaburun’da yaşamın  yok edilmesine rıza göstermeyeceğiz.

Karaburun-Ildır Körfezi ÖÇKB sürecini denetleme yetkisini üzerine alan T.C Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı, ÖÇKA ilanının gerekliliklerini yerine getirmeye bir kez daha davet ediyor, Karaburun Yarımadasında yeni RES projelerine ve eski yatırımların kapasite artırım taleplerine “olur” verilmemesini istiyoruz.”

Karaburun Kent Konseyi ve Yurttaş Davacıları

Ayrıca tıklayınız: Karaburun/Sarpıncık RES Projesi ile ilgili hukuksal süreç değerlendirmesi

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur. Amacı; birlik ve dayanışma temelinde ekoloji mücadelesini yükselterek, daha güçlü şekilde doğayı ve yaşamı savunmaktır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top