Buradasınız
Ana Sayfa > Bildiriler > Balıkesir’de maden tehlikesine karşı köylüler ayakta: ‘Gökçeyazı ölümyazı olmasın’

Balıkesir’de maden tehlikesine karşı köylüler ayakta: ‘Gökçeyazı ölümyazı olmasın’

1 Mayıs İşçi Bayramı’nın coşkusunu yaşamak için toplanan yüzlerce kişi arasında Balıkesir’in Gökçeyazı Köyü sakinleri dikkat çekti. Kuva-yi Milliye Meydanı miting alanında toplanan köylüler, altın madeni çalışmalarına karşı büyük bir tepki gösterdi.

Balıkesir’in doğasını ve köylülerin yaşam alanlarını tehdit eden altın ve bakır madeni projesi için verilen ÇED olumlu raporunun iptali, Türkmen Dağı Çevre Komitesi öncülüğünde düzenlenen ve Kazdağı KorumaTEMA Vakfı gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra siyasi parti temsilcilerinin de destek verdiği bir eylemle gündeme taşındı. Köylüler, “Altın ve ölüm değil, yaşamak istiyoruz” ve “Gökçeyazı ölümyazı olmasın” gibi dövizler taşıyarak madencilik faaliyetlerine tepkilerini dile getirdi.

Eylemciler, madencilik faaliyetleri için verilen işletme ve çalışma ruhsatlarının iptal edilmesini talep ederken, bu ruhsatların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Balıkesir Valiliği tarafından verildiğini belirtti. Alihikmetpaşa Meydanı’ndan valiliğe kadar yürüyen grup, dilekçelerini valiliğe teslim etti.

Türkmen Dağı Çevre Komitesi tarafından CVK Madencilik A.Ş. tarafından Balıkesir İli İvrindi ve 6 Eylül ilçelerinde en az 16 köyü yakından etkileyecek olan altın madeni projesine karşı Balıkesir’de kitlesel basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı Gökçeyazı köylüsü kadınlar okudu.

Ardından Gökçeyazı köylüleri projeyle ilgili itirazlarını alanda dile getirdi.  Bir çok köylü, daha çok ta köylü kadınlar konuşmalar yaptı.

Daha sonra yüzlerce köylü, çevreci ve eylemi destekleyenlerr  sloganlar eşliğinde Valiliğe kadar yürüdü. Bir heyet vali Yardımcısı  ile görüştü. Görüşme heyetinde Kazdağı Koruma Derneği yönetim kurulu başkanı, Mimarlar Odası temsilcisi, uzman maden mühendisi, avukat ve köylüler yer aldı.

100’ün üzerinde bireysel itiraz dilekçesi  valiliğe teslim edildi.

Gökçeyazı’da deprem dahil pek çok risk mevcut

Eylemde okunan açıklamada CVK Madencilik A.Ş. tarafından Balıkesir İli İvrindi ve 6 Eylül ilçelerinde en az 16 köyü yakından etkileyecek olan CVK Madencilik Anonim Şirketi’ne ait  Altın, Bakır Maden Ocağı Kapasite Artışı Hazır Beton Tesisi ve  Cevher Zenginleştirme / Atık Depolama Tesisi projelerine verilen “ÇED olumlu” kararlarının iptali istemiyle açılmış davalar Danıştay nezdinde halen devam ettiği vurgulanarak, “Ancak hukuk süreci devam ederken şirket alanında çalışmaya başlamış,  alanın etrafına tel çit çekmiş  ve bariyer koymuştur. Başta Gökçeyazı, Sarıalan ,Çamköy, Sofular, Kiraz, Dallımandıra olmak üzere bölgedeki en az 16 köyü etkileyecek olan projede hem ÇED Raporunda, hem de uygulamada bir sürü usulsüzlük olduğu bilinmektedir” denildi.

Proje alanında bulunan köylülere ait tarım arazileri, meralar, ormanlar ve hazine arazileri de madencilik tehdidi altında. Köylüler, tarım arazilerinin üzerinde çalışma başlatılabilmesi için gerekli olan mülkiyet izinlerinin alınmadığını, tarlalara erişimin engellendiğini ve tarlaların zarar gördüğünü belirttiler.

ÇED raporuna göre, projede kullanılacak olan siyanür gibi kimyasalların çevresel ve sağlık üzerindeki olumsuz etkileri vurgulandı. Ayrıca, proje alanının sismik aktivite açısından riskli bir fay hattı üzerinde bulunduğu ve bu durumun potansiyel bir deprem riskini artırabileceği belirtildi.

Köylüler ve çevre örgütleri, proje için verilen tüm izinlerin iptalini, tarlalara erişimin sağlanmasını, tarım dışı kullanım izinlerinin ve mera tahsis izinlerinin iptal edilmesini talep ediyor. Ayrıca, projenin çevresel, sağlık ve ekonomik zararlarının önlenmesi için hukuki ve idari adımların atılmasını istiyorlar.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi;. “Tarlaların büyük bir kısmında mülkiyet izinlerinin alınmadığı bilinmektedir. Şirketin tarım alanları üzerinde işe başlayabilmesi için ya özel mülkiyete ait tarlaları satın alması,  “kamu yararı kararı” ve ardından “tarım dışı kullanım izinleri’ni almış olması ya da cumhurbaşkanlığı tarafından “acele kamulaştırma kararı” vermiş olması gerekirdi. Tarlaları ÇED alanı içinde kalan tarla sahiplerine bu konuda herhangi bir tebligat gelmediği bilinmektedir.  ÇED alanının tel çit ile çevrilmiş olması ve bariyerler konulması nedeniyle köylüler tarlalarına gidememektedir.Tarlaların bulunduğu alanlarda iş makinelerinin çalıştığı, tarlaların kazıldığı ve doldurulduğu, yok edildiği görülmektedir.”

Fotoğraf: Evrensel

Açıklamada projeyle ilgili ÇED raporunda yer alan çevreye zarar verecek unsurlar şöyle sıralandı;

  • “Türkmen Dağımızın ormanlarında, meralarımızda, hazine arazilerinde, tarlalarda altın bakır madeni çıkarılacak, cevher siyanürle işlenecek ve pasa/atık depolanacak,
  • Çamköy’ün altında, Gökçeyazı, Sofular ve Sar alan Köylerinin çok yakınında maden ocakları var,
  • Yeraltı ocaklarının sadece çok küçük bir bölümü planlanmış (projenin gerçek etkisi değerlendirilmemiş),
  • 16 köyü etkileyecek madende patlatma, susuzlaştırma yapılacak, altın ve bakırı elde etmek için siyanür, tuz ruhu, kostik başta olmak üzere 23 çeşit kimyasal kullanılacak,
  • Proje büyük bir deprem oluşturması beklenen Gökçeyazı fay hattına çok yakın,
  • ÇED alanı içinde ve çevresinde Çamköy, Sarıalan ve Gökçeyazılı köylerin tarla, mera, fıstıklıkları var,
  • ÇED alanına 3 km’den az mesafede zeytinlikler var,
  • 40 metre olduğu belirtilse de sağlık koruma bandı açık ocak yakınlarında 5 metreye kadar düşüyor,
  • Proje alanında kanlı aykırı bir şekilde Çamköy’e ve Sarıalan köyüne ait evler var,
  • Proje alanı Dallımandıra Göletimizin hemen bitişiğind,e çeşmelerimiz, derelerimiz, sulama kanallarımız proje alanında kalıyor. Yeraltı galerileri ve açık ocakta susuzlaştırma yapılacak, bu su işletmede de kullanılacak. Tertemiz su kaynaklarımız kimyasal işlemler için kullanılacak.”
Fotoğraf: Evrensel

“Yaşam ve tarım alanlarımızı korumak istiyoruz”

”Anayasanın 56.  maddesine göre, sağlıklı bir çevrede, temiz gıdalarla beslenerek, sağlıklı yaşamak, yaşam alanlarımızı ve geçimlik kaynaklarımızı korumak istiyoruz” denilen açıklamada şu talepler sıralandı;

  • Hiçbir kamu yararı olmayan, ekokırım suçu olan, havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletecek olan söz konusu maden projesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilmiş olan İşletme Ruhsatı ve Balıkesir Valiliği tarafından verilmiş olan çalışma ruhsatı iptal edilsin,
  • Satılmayan tarlalara ulaşmayı engelleyen tel çit ve bariyerler kaldırılsın ve ulaşım sağlansın,
  • Verilmiş ise,  Mera Kanunu,  Orman Kanunu ve Toprak Koruma Kanunu hükümleri doğrultusunda söz konusu kanunlara muhalefetten dolayı, söz konusu alanların tahsis izinleri iptal edilsin,
  • Proje için kamu yararı ve tarlalar için kamulaştırma kararı verilmesin,
  • 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca zarar veren köylerin mağduriyetleri giderilsin,
  • Proje alanı  içeresindeki zeytinlikler, fıstık çamları, tarlalar, meralar korunsun,  vermişse mera tahsis izni ve tarım dışı kullanım izinleri iptal edilsin,
  • Kamu çalışanlarının görevi kötüye kullanması ve şirket yanlısı asılsız suçlama beyanlar önlensin,
  • Köylülerin maden nedeniyle uğradığı mağduriyete ve hak kayıplarına karşı mücadele ederken Anayasal haklarının kullanımı konusunda baskılar uygulanmasın.

“Sular içilemez,topraklar kullanılamaz hale gelecek”

Mitingde konuşan köylülerden Meryem Deniz, doğanın korunması gerektiğine vurgu yaparak, “Mor ve sarı çiğdemler, sümbüller, mor pembe kırmızı laleler açar, çayırında çayır çiçekleri açar. Eğer bu siyanürle altın aranırsa bütün bu güzellikler kaybolacak. Yani doğa sadece insanlara ait değildir. İnsanlar doğayı bencilce har vurup harman savuramazlar. Doğayı hayvanlarla ve bitkilerle paylaşmalıyız, onların da yaşama hakları var” şeklinde konuştu.

Meryem Deniz, “Gökçeyazı halkının çoğunu burada göremiyorum evlerinde uyuyorlar herhalde altın madeninin açılması halinde köyleri yerinde kalmayacak, suları içilemez hale gelecek, ağaçları kuruyacak ve toprakları kullanılamaz hale gelecek maalesef onlar bu durumun farkında değiller. Yer altı sularını dışarı atıp dinamitle köylerin altında altın arama çalışması yapacaklar ve civar köylerinde altı boşalacak” diyerek tepki göstermeyen köy sakinlerine seslendi.


Evrensel

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top