Buradasınız
Ana Sayfa > Bildiriler > Türkiye Ormancılar Derneği: Yangınla mücadele söndürülen her yangından sonra başlar | Özer Akdemir

Türkiye Ormancılar Derneği: Yangınla mücadele söndürülen her yangından sonra başlar | Özer Akdemir

Türkiye Ormancılar Derneği, yaptığı açıklama ile orman yangınlarıyla mücadele konusunda yapılması gerekenleri maddeler halinde sıraladı.

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) kayıtlarına göre Türkiye’de, yıllık ortalama yanan alan miktarında ciddi bir azalma olmasına rağmen orman yangını sayılarında büyük bir artış var. Yangın sayılarının sürekli artmasının nedenleri arasında iklim krizine paralel olarak yaşanan kuraklığın da etkisi büyük. OGM’nin son 10 yıl ortalamalarına göre yılda ortalama 2.631 adet orman yangınında, yılda ortalama 9.096 hektar ormanlık alan yanmışken, sadece 2020 yılında 3.399 adet orman yangınında 20.971 hektar ormanlık alan yangınlardan etkilenmiş. Öte yandan hem yangın sayısında hem de yanan alan miktarında görülen büyük artışın iklim krizinin etkilerinin sürmesiyle birlikte devam edeceği düşünülüyor.

NEDENİ BİLİNMEYEN YANGINLARDA ARTIŞ

Ülkemizde yaz aylarının gelmesi ve havaların ısınması ile orman yangınları haberlerini de daha sık duyar olduk. Cudi Gabar dağı, İzmir Kiraz, Hozat, Lice, Elazığ – Diyarbakır arasındaki Görese son birkaç hafta içerisinde orman yangınlarının çıktığı yerler arasında. Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) yaptığı açıklama ile orman yangınlarıyla mücadele konusunda yapılması gerekenleri maddeler halinde sıraladı.

TOD açıklamasında on yıllık (2011-2020) yangınların çıkış nedenleri değerlendirildiğinde; yangınların yüzde 31’inin ihmal ve dikkatsizlik, yüzde 6’sının kasıt, yüzde 5’inin kaza, yüzde 47’sinin nedeni bilinmeyen yangınlar olmak üzere yüzde 89’unun insan, yüzde 11’inin ise yıldırımdan kaynaklı olduğunu belirtti. TOD, “Nedeni bilinmeye yangınlar”ın 2010 ve 2011 yıllarında yüzde 31 seviyelerinde iken, giderek artarak son on yıl ortalamasının yüzde 47 seviyelerine ulaştığına dikkat çekti. Her orman yangınından dersler çıkarılması gerektiğine işaret eden TOD, yangınla mücadelenin söndürülen her yangından sonra başladığını ifade etti.

SÜREKLİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YANGIN EĞİTİM SİSTEMİNE GEREKSİNİM VAR

TOD‘un maddeler halinde sıraladığı orman yangınları konusundaki görüş ve değerlendirmelerinin bir kısmı şöyle:

  • Orman yangınıyla ilgili sorunlara ve çözüm yollarına gerçekçi olarak yaklaşan, sonuçları ölçmeye dayalı sürekli ve sürdürülebilir bir yangın eğitim sistemine ihtiyaç olduğu, eğitimlerin öncelikle yangınlarında mücadele eden ve karar verici seviyede bulunan idari ve teknik personele verilmesinin gerektiği,
  • Orman yangınlarında oldukça aktif ve verimli olarak görev yapan orman muhafaza memuru sayısının her geçen gün azalması nedeniyle orman yangınları ile mücadele organizasyonunda sorunlar yaşandığından teşkilatın her geçen gün artan ara personel ihtiyacının ivedilikle giderilmesi gerektiği,

YANAN ALANLAR OLDUĞUNDAN AZ GÖSTERİLMESİN

  • Günümüzde yanan alanların en geç bir gün sonrasında bile yaklaşık büyüklüğünün belirlenmesi mümkün iken yanan alanın olduğundan daha küçük rapor edilmesi kamuoyunda mesleki güvenilirlik ve saygınlık erozyonu dışında, orman yangınlarıyla mücadele eden personelin kahramanca çalışmasına gölge düşürdüğü ve yapılan tüm bu çalışmaları itibarsızlaştırdığı,
  • Yanan alanlarda yapılacak çalışmalarda, ağaçlandırmadan önce ormanlaştırmanın çok daha değerli ekolojik bir anlamı olduğu ve yanan alanların yeniden ormanlaştırılması için asıl yapılması gerekenin ekosistemin kendisini onarmasına fırsat tanımak olduğu,

ORMANLARINI SAHİPLENMİŞ KİTLELERİN ÖNEMİ

  • Ormanlarına sahiplenmiş kitlelerin ekosisteme, dolayısı ile orman yangınlarına yaklaşımı farklı olacağı, bu nedenle çevre halkın klasik olarak yangınla mücadele eğitim önceliğinden çok, katılımcı bir yaklaşımla çevre bilincinin ve sahiplenmeleri konusunda bilgilendirilmeleri gerekliliği,
  • Korunan alanlar ile insan hareketlerinin yoğun olduğu alanlar gibi özel alanlar için ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte koruma önlemlerinin, kaçış yollarının, sığınma alanlarının vb. tespit edilip, yapılması gereken iş ve işlemlerin belirlenmesi için ivedilikle ‘Tahliye Planlarının’ hazırlanması gerekliliği,
  • Yangınların sıkça yaşandığı köyler için uygulanabilir ve sürdürülebilir özel bir ‘Yangın Eylem Planının’ hazırlanmasının gerekliliği,

YANGINLA MÜCADELE PERSONELİNİN HAKLARI

  • Yangınla mücadele personelinin (İlk müdahale, arazöz, yangın gözetleme kulesi görevlileri vb.) fiili çalışma usul ve esaslarının, yürürlükteki İş Kanununa uyum sağlamada sorunlar yaşanması nedeni ile İş Kanununda yapılacak düzenlemeler ile orman yangınları personelinin fiili çalışmalarının İş Kanunu ile uyumlu hale getirilmesi, sosyal haklarının korunması, mesleki barışın sağlanması ve insanca çalışma ortamı yaratılması gerektiği,
  • Orman çalışanlarının başarılı uygulamalar ve canları pahasına ormanları koruma sevdası her tür takdirin üstünde olduğu ancak iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı gereği orman yangınları gibi son derece tehlikeli bir iş kolunda yangınla mücadele personelinin kişisel koruyucu donanımlarını gereği gibi kullanmadığı, denetimlerin yeterli yapılmadığı, bu nedenle yangın şehitlerinin artmasından endişe duyulduğu.”

Evrensel

Özer Akdemir
Evrensel Gazetesi yazarı. 1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top