Buradasınız
Ana Sayfa > Dünya > İklim krizi durdurulamıyor, sermaye ise kuraklık ihtimalinden para kazanmayı planlıyor

İklim krizi durdurulamıyor, sermaye ise kuraklık ihtimalinden para kazanmayı planlıyor

Dünyanın su kaynakları bir bir yok olurken suyun vadeli işlemlerde borsaya açılması iklim krizinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yatırımcılar kuraklık olma ihtimalinden para kazanmaya çalışacak!

KAPİTALİZMİN SUYU TİCARİLEŞTİRME İHTİRASI

Hoyratça davranılarak zarar verilen doğa intikamını isyan edercesine türlü şekillerde almaya devam ediyor. Küresel ısınma ve iklim krizinin ardından, pandemi ile de sınanan yaşam, bir yandan da kuraklık ve susuzluk tehdidi ile karşı karşıya. Su, artık giderek daha kıt bir hale gelmesi ile aynı zamanda her zamankinden daha değerli bir kaynak haline geliyor. Artık su, tüm canlılar için en önemli ve en değerli yaşam kaynağı…

Ancak öte yandan ekolojik tahribatın mimarı olan sermaye ise, kuraklık ihtimalinden bile para kazanmayı planlayıp, tüm canlıların yaşam kaynağı olan suyu meta olarak görüp, sonrasında da ticarileştirerek kendisi için kârâ dönüştürme peşinde. Su bile artık borsası olan ve aylar sonrasının hasadının satıldığı bir tarım ürünü haline dönüştürülmek isteniyor. Bunu iklim krizi ile sınanmakta olan canlı yaşama kapitalizmin bir başka darbesi olarak görmek mümkün. Çünkü ekosistem ve ekolojik denge açısından yaşam döngüsünü değiştiren bir doğa olayı olan su, kapitalist tekellerin meta haline getirip ticarileştirmesi ile erişimi de kısıtlanmış hale gelecek.

Bloomberg‘de yer alan habere göre bu hafta California‘nın 1.1 milyar dolarlık spot su pazarı CME Group tarafından borsaya açılıyor. Eyalette yaşanan orman yangınları sebebiyle su kaynaklarının büyük ölçüde zarar görmesi yüzünden su borsaya açıldı. Böylece çiftçiler bir kuraklık riskine karşı suyu önceden satın alabilecek. Yatırımcılar ise kuraklık olursa ellerinde su kağıtlarının değeri yükseleceği için kuraklık ihtimalinden para kazanmaya çalışacak.

Suyun satılacağı endeksin ismi Nasdaq Veles California Water Index (NQH2O) olurken, satılan her bir vade su kontratının yaklaşık 10 dönüm alanın sulamasında kullanılması bekleniyor. Sektör uzmanlarının tahminlerine göre, ilk etapta çiftçiler ve yerel kamu yönetimleri su işlemcilerinin müşterilerinden olacak.

SUYUN FİYATI CİDDİ BİR TARTIŞMA KONUSU OLACAK

RBC Capital‘den Deane Dray‘e göre iklim değişikliği sebebiyle önümüzdeki yıllarda suyun fiyatı ciddi bir tartışma konusu olacak.

CME Group’un emtia biriminin başındaki Tim McCourt‘a göre dünyanın üçte ikisi önümüzdeki dört yıl içinde su sıkıntısı çekmeye başlayacak. 2 milyar insan ise hali hazırda temiz su kaynaklarına erişmekte güçlük yaşıyor. Emtia borsacılarına göre suyun aylar sonraki fiyatını tahmin edebilmek çiftçilerin bütçesini ayarlamalarına da yardımcı olacak.

SEVKİYATI PAHALIYA GELİR

Su kontratları sadece California’daki kaynakları içerdiği için farklı bir bölgedeyken işlem yapmak çok da pratik değil. ‘Su kıtlığı ile yaşamak’ kitabının yazarı David Zetland, “Bu suyu satın alıp bir yere sevk etmek isterseniz suyun kendisinden çok daha fazla para ödersiniz” değerlendirmesinde bulunuyor.

Çiftçiler yeni sistem sayesinde bir yıllık sularının parasını peşin olarak ödemek zorunda kalacaklar.

California Kamu Politikaları Enstitüsü (PPIC) Su Politikaları Merkezi direktörü Ellen Hanak, “Bir yıl kurak bir yıl bol yağışlı geçebilir. Fiyatların nasıl yönleneceğini takip edemiyoruz” ifadelerini kullandı.

10 YIL SONRA SU KAYNAKLARININ YÜZDE 40’I YOK

Dünya Bankası’nın Su Kaynakları Yönetimi istatistiklerine göre 2030 yılında dünyanın mevcut su kaynaklarının yüzde 40’ı tükenecek. 2050 yılında dünya nüfusunun 9 milyar kişiye ulaşması bekleniyor. Bu nüfusu beslemek için mevcut tarımsal üretimin yüzde 60 daha fazla olması gerekecek. İklimin bozulmasına bağlı olarak oluşan sellerin yıllık bina hasarının 120 milyar dolar olması bekleniyor.

SU BİR İNSANLIK HAKKIDIR

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Doğanay Tolunay, Sözcü’ye yaptığı açıklamada suyun uzun süredir ticari bir ürün haline geldiğini vurguluyor. Tolunay çok sayıda içilebilir nitelikteki su yataklarının ambalajlama tesislerinin kontrolünde olduğunu vurgulayarak, hidroelektrik santrallerinin de su yataklarına zarar verdiğini belirtiyor ve “Bu durum da derelerdeki canlıları, dere kenarındaki bitkileri yok olma tehdidi ile karşı karşıya bırakıyor, içme ve tarımsal üretim için suya muhtaç olan köylülerin suya muhtaç hale gelmesine yol açıyor. Doğadaki tüm canlıların ve ekosistemlerin suya ihtiyacı vardır. Su, tıpkı eğitim ve sağlık gibi temel bir insanlık hakkıdır” diyor.

Su varlıklarının özelleştirilmesinin insanların su hakkını elinden almak anlamına geleceğini ifade eden Prof. Doğanay Tolunay, “Ancak su dahil doğal varlıkların özelleştirilmesinin koruma sağlamadığı, aksine daha da hoyratça kullanıldığına dair ülkemizdeki HES’ler de dahil çok sayıda örnek bulunmaktadır. Suyunu özelleştiren Bolivya gibi ülkelerde yoksulların suya erişiminin kısıtlandığı da bilinmektedir. Bu nedenlerle suyun ticarileşmesinin suyun kaynaklarını korumayacağını, tam tersine suya erişimi zorlaştıracağı için sağlıktan tarıma kadar birçok sektörün olumsuz etkileneceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Doğanay Tolunay: ʻʻSuyunu özelleştiren Bolivya gibi ülkelerde yoksulların suya erişiminin kısıtlandığı da bilinmektedir.”

ÜCRETSİZ OLMASI DAHA İYİ KORUR

Prof. Dr. Doğanay Tolunay, suyun belli bir miktarda ücretsiz olmasının su kaynaklarının daha iyi korunabilmesinde bir etken olacağının altını çizerken sözlerini, “Su konusunda atılması gereken adımları ticarileşmesi yerine su kaynaklarının korunması, yapılaşma ve mega projeler gibi yatırımlarla yok edilmemesi, kirlenmesinin önlenmesi, tarımsal ürün deseni değiştirilerek yöreye uygun az su tüketen ürünler yetiştirilmesi, yeraltı su kaynaklarının korunması ve suyun bir hak olduğunun kabul edilmesi şeklinde özetleyebilirim” diyerek noktaladı.

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top