Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > Deprem fırtınasına yakalanabiliriz

Deprem fırtınasına yakalanabiliriz

2020 yılı başından bu yana ülkemizde görülen sismik hareketlilik dikkate alındı­ğında, 1939-1945 yılları arasında olduğu gibi ülkemizin bir deprem fırtınasına ya­kalanabileceği uyarısı yapılıyor.

Manisa’da önceki gün meydana gelen deprem paniğe yol açtı. Mani­sa’nın yanı sıra İzmir, Aydın, Muğla, Balıkesir gibi illerden de hissedilen depremin bü­yüklüğü 5.1 olarak açıklandı. Ülkemiz, bilim insanlarının hep söylediği gibi bir deprem ülkesi. Çeşitli büyüklerde sık sık depremler meydana geliyor. Son dö­nemlerde de deprem aktivitesinde bir artışın olduğu gözleniyor. Yaklaşık bir ay önce Van-Saray’da 5.4 büyüklüğünde deprem meydana gelmişti.

Manisa’daki depremle ilgili görüştüğü­müz Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Genel Başkanı Hüseyin Alan, öncelikle Van depremi ile ilgili hazırladıkları rapordan bahsetti. Alan ile Manisa ve İzmir depremleri ile ilgili yaptığımız görüşmenin ay­rıntılarına geçmeden önce JMO’nun Van depremi rapo­rundan biraz bahsetmek gere­kiyor. Üç yüze yakın konutun hasar gördüğü, 20 vatandaşın yaralandığı depremle ilgili ha­zırlanan raporda yetkililere “2020 yılı başından bu yana ülkemizde görülen sismik hareketlilik dikkate alındı­ğında, 1939-1945 yılları arasında olduğu gibi ülkemizin bir deprem fırtınasına ya­kalanabileceği düşünülmektedir” uyarısı yapılıyor.

‘18 İL, 80 İLÇE, 502 KÖYÜN İÇİNDEN FAY GEÇİYOR’

JMO bu kapsamda Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu üzerindeki “sismik boşluk” alanları başta olmak üzere büyük depremlerin meyda­na gelmesine neden olabilecek alanların belirlenerek, fay hatları ile fay zonları üzerinde yer alan yerleşim birimlerinden başlamak üzere gerekli kentsel yenileme çalışmalarının acilen başlatılması gerekti­ğine işaret ediyor. Oda ayrıca Bolu, Sa­karya, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Kütahya, Eskişehir, Hatay, Kahraman­maraş, Bingöl, Erzurum ve Hakkari başta olmak üzere 18 kent, 80’i aşkın ilçe ve 502’yi aşkın köyümüzün içinden diri fay hatlarının geçtiğini belirterek, “Bu yerle­şim birimleri içerisinden geçen fay zonla­rı üstünde 100 bini aşkın binanın yer aldı­ğı ve yüz binlerce yurttaşımızın bu bina­larda yaşadığı da göz önüne alındığında ülke insanının içinde bulunduğu risk da­ha da bir önem kazanmaktadır” diyor. Oda son olarak depremlerdeki hasarlar ve zemin ve temel etütler arasındaki iliş­kiye dikkat çekerek Yapı Denetim Kanu­nu’nda gerekli değişikliklerin acilen ya­pılması çağrısında bulunuyor.

‘BÖLGEDE DAHA BÜYÜK DEPREM ÜRETEN FAYLAR VAR’

Manisa’da 26 Haziran günü meydana gelen depremle Manisa Akisar’dan başla­yıp Saruhanlı’ya devam eden bir fay zo­nunun güney ucunun kırıldığını aktaran Alan, “Fayın Balıkesir’e doğru olan kuzey kısmı da geçtiğimiz günlerde kırılmıştı. Bu şekilde orta büyüklükte 5.5-6 büyük­lüğünde depremlerle tamamlanmış oldu diye düşünüyorum ama o bölgedeki ku­zey güney yönlü fay hatları kırıldı, doğu batı yönlü faylar daha büyük deprem üretme potansiyeline sahip. Veyahut ku­zeydoğu, güneybatı eksenli olanlar, o böl­ge önemli. O bölgenin tehlikeli olan kıs­mı şu; zemin özellikleri açısından çok kö­tü. 6-6.5 civarındaki depremlerde önemli hasarlar görecek yapılar söz konusu”.

‘İZMİR DE KENTİN İÇİNDEN DİRİ FAYLAR GEÇİYOR’

Manisa depreminin İzmir’de de yoğun biçimde hissedildiğini, İzmir için büyük bir deprem riskini sorduğu­muz Alan tahmin edilebile­ceği gibi çok da iç açıcı bilgi­ler vermedi; “İzmir’in, deza­vantajı şu; orta büyüklükte depremler de olsa kentin içinde faylar geçiyor. Doğru­dan fayın üzerinde, bir çizgi gibi düşünün onun üzerinde yapılmış binlerce konut var. Oda olarak öneriyoruz, 7269 sayılı Yasa’da değişiklik ya­parak, bu fay zonlarının üze­rinde konut yapılması yasak­lansın. Fay zonunun geçtiği güzergahı ye­şil alan olarak bırakmamız lazım”.

‘İLK DEPREMDE HEDEF OLAN İNSANLAR’

JMO Başkanı Alan, deprem gerçeği ge­rekçesi ile ortaya atılan kentsel dönüşüm uygulamalarının da doğru yapılmadığını söylüyor; “Kentsel dönüşüm yapacaksan gidip Boğaz’da kentsel dönüşüm yapma. Fay zonlarının üzerindeki yapıları öncelik­le boşalt. Vatandaşın can güvenliği önemli, en riskli alanlar buralar. İzmir, Manisa, Aydın, Balıkesir, Bursa, Yalova bu kentle­rin içinden fay zonu geçiyor. Bizim bu kentlerin içindeki fay zonlarının üzerini boşaltmamız lazım. Az bir konuttan bah­setmiyorum Türkiye çapında 100 bin bina­dan bahsediyorum, buralarda yaşayan 400- 500 bin insandan bahsediyorum. Bunlar ilk depremde hedef olan insanlar”.

‘DEPREM SİYASAL BİR OLAYDIR’

Öte yandan Deprem Bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’dan da Manisa depremi sonrası korkutucu bir yorum geldi. Sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede Ercan, 2020 yılı içerisinde Anadolu’da 7 büyüklüğünde bir depreme tanık olunacağını iddia etti. Bu depremin yüzde 52 olasılıkla Kuzey Anadolu Kırığı üzerinde, yüzde 33 oranında ise Batı Anadolu’da olabileceğini ileri süren Ercan, şunları paylaştı; “Bize düşen görev, deprem hangi bölgelerde ne büyüklükte olabilir, bu konuda halkı uyarmaktır. Deprem, daima yoksul ülkelerde öldürücü ve yıkıcı olur. Dolayısıyla bir ülkede yoksulluk kalkmadıkça o ülkede deprem nedeniyle ölümler hiçbir zaman durmaz. Deprem olaylarını dine bağlamak, sadece kötü siyasetçilerin ağzından çıkan sözdür. Deprem, toplumsal ve siyasi bir olaydır.”

Özer Akdemir
Özer Akdemir
1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top