Buradasınız
Ana Sayfa > Bileşen Etkinlikleri > Bilirkişilerden Kazdağları’ndaki JES projesi İçin ‘ÇED Gerekli’ Kararı

Bilirkişilerden Kazdağları’ndaki JES projesi İçin ‘ÇED Gerekli’ Kararı

Çanakkale’nin Erecek köyü yakınlarında yapılması planlanan Jeotermal Arama Sondaj Projesi’ne karşı açılan dava kapsamında bilirkişiler, Çevresel Etki Değerlendirmesi’nin gerekli olduğuna kanaat getirdi.

Kazdağı Koruma Derneği ve Assos Dostları tarafından açılan dava kapsamında atanan bilirkişiler, Ayvacık Erecek’te yapılması planlanan Jeotermal Arama Sondaj Projesi için ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli’ dedi.

Kazdağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve Assos Dostları’nın bilirkişi raporuna ilişkin yaptıkları basın açıklamasında, Çanakkale‘nin Ayvacık ilçesine bağlı Erecek köyü yakınında Manici Turizm ve Gayrimenkul Yatırım Ticaret Limited Şirketi‘nce yapılması planlanan jeotermal kaynaklı arama amaçlı sondaj çalışmaları projesinin “ÇED gerekli değildir” kararına karşı açılan davada bilirkişi raporunun doğa lehine geldiği belirtildi.

Raporu hazırlayan uzmanlar, firmanın hazırladığı proje tanıtım dosyasındaki içeriğin “eksik ve yetersiz” olduğunu tespit ederek, bu nedenle projenin etkilerinin tam değerlendirilmediğini ifade etti. Bu gerekçe ile projenin “toprakta, suda veya havada kalıcı özellik gösterip çevreyi kirletebileceği ve gerekli çevreyi korumak için önleyici önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik yönden yeterli olmadığı” sonucuna varan bilirkişiler, “Projenin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin yeterli şekilde değerlendirilmediği, bu doğrultuda verilen taahhütlere uyulmadığı ve alınan önlemlerin yeterli olmadığı kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.

Kazdağı Koruma Derneği ve Assos Dostları, “Mahkeme kararının da bizden ve doğadan yana olmasını bekliyoruz” açıklamasında bulundu.

‘Verilen taahhütlere uyulmadı’

Su kirliliği gibi yönetmeliklere uyulmadığı, sondaj çalışmalarının yapıldığı bölgede, özellikle dere yataklarına varil, teneke vb. atık malzemelerin gelişigüzel bir biçimde atılması suretiyle önemli ölçüde çevre kirliliğinde bulunulduğunu tespit eden uzmanlar, ayrıca Proje Tanıtım Dosyasında (PTD) verilen taahhütlere de uyulmadığını aktardı.

Ayrıca raporda tek sondaj noktası verilmiş olmasına rağmen keşif günü sondaj sahasında iki ayrı sondaj noktası gözlendiğini kaydeden uzmanlar, bu noktaların koordinatlarının haritaya işlendiğinde sondaj öneri noktasıyla uyuşmadığını ortaya koydu.

Keşif günü kullanılan bentonitlerden artan kısmın sahaya çevreyi kirletecek şekilde bırakıldığını da tespit eden bilirkişiler, sahada yer alan sulak alanların korunması ve kuru dere yataklarına atık atılmaması hususunun da yerine getirilmediğini kaydetti.

Uzmanlar, şunları ekledi:

“Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine uygun olarak beyan edilen taahhüttün yerine getirilmediği görülmüştür. Açılmış sondaj havuzu ise keşif günü bölge için bir tehdit niteliğindedir. İki adet açılacağı belirtilen havuz tek adet ve hacmen de hesaplanan ölçülerde değildir. Sondaj faaliyetinin bitmesini takiben membran örtü alınacak ve havuzun rehabilitasyonu yapılmamıştır.”

Projenin doğaya vereceği zarar belirsiz

PTD Raporunu inceleyen bilirkişiler, flora ve faunaya dair çalışmalarda nasıl bir bilimsel yöntemin uygulandığına, kaç mevsim ve her mevsimde kaç gün arazi çalışmalarının yapıldığına ve tespit edilen türlerin teşhisinin nasıl yapıldığına hiç değinilmediğini belirterek fauna çalışmalarının da ruhsat sahası ile ilişkili olmadığı ve sadece Çanakkale’nin genel faunasının verildiğini tespit etti ve raporun flora ve fauna üzerine verilen bilgilerin ruhsat alanı ile ilgili gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

PTD’nin mevzuatta öngörülen usule uygun hazırlanmadığı, hesaplamaların ve değerlendirmelerin yeterli düzeyde veri, bilgi ve belgeye dayandırılmadığı ve proje kapsamının asgari gereklilikleri taşımadığını bildiren yetkililer, JES projesinin doğa ve insan yaşamı üzerinde yaratabileceği etkilere değinerek şunları söyledi:

“Tarım arazileri ile yerleşim yerlerini, çevredeki bitki örtüsünü, su kaynaklarını ve doğal yaşamı, orman alanlarını olumsuz etkilediği ve çevreye ve insan sağlığına olabilecek olumsuz etkilerin kabul edilebilir düzeyde olmadığı, diğer bir ifade ile söz konusu projenin genel olarak ekosistemi ve çevrede bulunan yerleşim yerlerini ne ölçüde etkileyeceği, bu suretle Çevresel Etki Değerlendirme sürecinin işletilmesinin mevzuat hükümleri kapsamında gerekli olmadığı tespitlerimizdir.”


Yeşil Gazete

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur. Amacı; birlik ve dayanışma temelinde ekoloji mücadelesini yükselterek, daha güçlü şekilde doğayı ve yaşamı savunmaktır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top