Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > Koronavirüs korkusu mevsimlik tarım işçilerinin tarlaya gitmesini engelliyor!

Koronavirüs korkusu mevsimlik tarım işçilerinin tarlaya gitmesini engelliyor!

Mevsimlik tarım işçileri sağlıksız çalışma koşullarının Koronavirüs tehlikesini büyütmesi korkusuyla çalışmaya gitmekten çekiniyor. Tarım işçisi tarlalara inemezse, yoksullukları derinleşecek ve mahsul tarlada kalacak. Mahsul tarlada kalırsa Türkiye gıda eksikliği ve gıdada fiyat artışı sorunları yaşayabilir.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında yetkililer yurttaşlara sokağa çıkmamak üzere telkinlerde bulunuyor. İller arası seyahatlere kısıtlama ve 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı getirildi. Ancak geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak zorunda olanlar da var. Örneğin mevsimlik tarım işçileri. Üstelik mevsimlik tarım işçileri, çalıştıkları yerlere gitmek için iller arası seyahat gerçekleştirmek zorunda.

Mevsimlik tarım işçileri sağlıksız çalışma koşullarının Koronavirüs tehlikesini büyütmesi korkusuyla çalışmaya gitmekten çekiniyor. Tarım işçisi tarlalara inemezse, yoksullukları derinleşecek ve mahsul tarlada kalacak. Mahsul tarlada kalırsa Türkiye gıda eksikliği ve gıdada fiyat artışı sorunları yaşayabilir. Öte yandan önlemler alınmadan tarlalarda sağlıksız koşullarda çalışmak zorunda kalan işçilere pandemi sıçrarsa ciddi sorunların yaşanacağı öngörülüyor.

Normal şartlar altında, Türkiye’de Nisan ayından itibaren 50 şehirde mevsimlik tarım işçilerinin hareketliliği başlıyor ve bu işçilerin sayısının 500 bin ile 600 bin arasında olduğu biliniyor. Bu sene Koronavirüs nedeniyle mevsimlik tarım işçilerinin çalışamaması söz konusu. Uzun yıllardır mevsimlik tarım işçileri hakkında çalışmalar yapan Kalkınma Atölyesi’nin Genel Sekreteri Ertan Karabıyık, mevsimlik tarım işçilerinin süreci korkuyla takip ettiğini, bu korku nedeniyle bazı işçilerin çalışmaya gitmekten vazgeçtiklerini belirtiyor. Mevsimlik tarım işçileri dernekleri de Karabıyık gibi, işçilerin korktuğunu ve çalışmak için sağlıklı koşullar olmadan çalışmaya gitmekten çekindiklerini söyledi. Mevsimlik tarım işçileri tarlaya inemezse mahsul bahçede kalacak, tarım işçilerinin yoksullukları derinleşecek, bahçe sahipleri ekonomik olarak zor durumda kalacak, Türkiye gıda eksikliği ile karşı karşıya kalma riski yaşayacak ve gıda fiyatlarında artış yaşanacak. Öte yandan önlemler alınmadan sağlıksız koşullarda tarlalarda çalışmak zorunda kalan işçilere pandemi sıçrarsa ciddi sorunlar ortaya çıkacak.

Kalkınma Atölyesi Genel Sekreteri Ertan Karabıyık ve mevsimlik tarım işçilerinin dernekleri mevsimlik tarım işçilerinin bu sene karşılaşacağı sorunları Alkan Uçarsu‘ya anlattı.

“Devlet, nasıl mazota, gübreye, ilaca ve araziye destek veriyorsa emeğe de destek vermeli”

Mevsimlik tarım işçilerinin süreci korkuyla takip ettiğini, bu korku nedeniyle bazı işçilerin çalışmaya gitmekten vazgeçtiklerini belirten Kalkınma Atölyesi Genel Sekreteri Ertan Karabıyık, “Mevsimlik tarım işçileri çalışamayacak olursa yoksullukları daha da derinleşecek. Ancak bazıları mecburen çalışmaya gidecek. Eğer gidenlere pandemi sıçrarsa ciddi sıkıntılar yaşayabiliriz. Öncelikle tarım işçilerinin gittikleri yerde sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması gerekiyor. Kentin yoksul mahallelerinde bulunmaktansa ovada bulunmak onlar için daha yararlı olabilir. Bu insanlara devlet tarafından nakit yardım yapılması lazım. Çünkü bu süreçte giderleri yükselecek. Devlet nasıl mazota, gübreye, ilaca ve araziye destek veriyorsa emeğe de destek vermeli” dedi.

“Bazı ürünler toplanmaktan vazgeçilmiş”

Şu anda her gün tarım aracılarıyla yaptıkları görüşmelerle bilgi toplamaya çalıştıklarını söyleyen Karabıyık, ilerleyen günlerde daha sistematik veri toplamaya çalışacaklarını ifade etti. Özellikle Adana ve çevresinde bazı tarım aracılarının işçi gruplarını kaybettiklerini aktaran Karabıyık, “Adana civarındaki bazı ürünlerin ihracatı durması nedeniyle toplanmaktan vazgeçilmiş. Narenciye gibi ürünler. Onun dışında bazı işçiler sağlık için önlemler alınmadığından çalışmaktan vazgeçmiş” diye konuştu.

İlden ile, durumdan duruma göre değişen bir tablo olduğunu belirten Karabıyık, “Önümüzdeki günlerde Orta Anadolu’ya işçi akımı olacak ama bunun olabilmesi için Şanlıurfa henüz bir karar almadı, kent dışına çıkışlar için karar bekleniyor. Adana tarım işçilerinin nasıl göndereceğine dair bir çalışma yaptı ama bunu bir Hıfzıssıhha Kurul Kararı’na çevirmedi, Adana’dan bu bekleniyor. Aydın, Hıfzıssıhha Kurul Kararı aldı ve o kararı uygulamaya dönük bir çalışma yapılıyor” dedi.

Tarım işçileri önlemler alınırsa çalışmak istiyor

Şanlıurfa’da tarım aracıları ile görüştüklerini, tarım işçilerinin Konya ve civarına gelmek istediklerini öğrendiklerini ifade eden Karabıyık, tarım işçilerinin nedenlerini şöyle özetliyor: “Tarım işçileri iki nedenden dolayı ovaya gelmek istiyorlar. Birincisi Şanlıurfa’da bulunmalarının ovada-tarlada bulunmaktan daha tehlikeli olduğunu, ovaya giderlerse riski azaltacaklarını düşünüyorlar ama güvenlik önlemlerinin alınmasını istiyorlar. Bu önlemler, ulaşımda sosyal mesafe bırakmaktan tutun, araçların hijyenik hale getirilmesine kadar birçok şeyi kapsıyor. Çünkü o araçlar o kadar çok kullanılıyor ki yola çıkmadan hijyenik hale getirilmezse olmaz. Mevsimlik tarım işçileri çoluk çocuk tüm aile 15-20 kişilik minibüse 30-35 kişi biniyor bir de eşyalarını alıyor. O yüzden bir kaygıları var. İkincisi ise gittikleri yerde çadır yerleşimlerine dair bir planlama yok. Sadece Aydın Valisi’nin aldığı bir karar var. Bu konuda Çalışma Bakanlığı, METİM Projesi, Ziraat Odaları herhangi bir aksiyon almış durumda değil. Konaklama alanından tarlalara nasıl gidileceğini dair bir çalışma da yok. Adana’da tarım aracıları tüccarlarla konuşarak en azından bir servis yerine iki servise çıkarmışlar, ama o bile yeterli değil. Özellikle çadır bölgelerinde hijyenin nasıl sağlanacağı belirsiz. Elektrik, su, tuvalet gibi ihtiyaçların nasıl sağlanacağını bilmiyoruz”

“Fikir almak için kapımızı kimse çalmadı”

Sorunun bütün paydaşlarıyla görüşmeye çalıştıklarını söyleyen Karabıyık, “Sorunun bütün paydaşlarıyla görüşmeye çalışıyoruz. Milletvekilleriyle, bahçe sahipleriyle, şirketlerle, valilerle, vali yardımcılarıyla, ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütleriyle iletişim halindeyiz. Sadece Bakanlıklarla görüşemiyoruz. Türkiye pandemiyi yönetme aklı olarak kimseden fikir alma ihtiyacı duymuyor. Çok uzun yıllardır mevsimlik tarım işçileriyle çalışma yapan bizlerin kapısını kimse çalmadı” diye konuştu.

Türkiye gıda eksikliği ve gıdada fiyat artışı sorunları yaşayabilir

Bir araştırma yaparak kısa sürede neler yapılabileceği konusunda yol almak istediklerini aktaran Karabıyık, süreci daha az hasarla atlatılması için öneriler getirmek istediklerini söyledi. Karabıyık, bu süreç iyi yönetilmezse Türkiye’nin önümüzdeki günlerde gıda eksikliği ve gıdadaki fiyat artışları gibi iki büyük sorunla karşılaşacağının altını çizdi.

Çoban: “Tarım işçileri tarlaya gidemezse mahsul tarlada kalacak”

Her sene mayıs ayının ilk günlerinde binlerce tarım işçisi özellikle Şanlıurfa’dan Polatlı’ya geliyor. İşçiler, Polatlı’da şeker pancarı çapası, soğan çapası, soğan sökümü gibi işlerde çalışıyor. Polatlı Tüm Geçici Tarım İşçileri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Salih Çoban, şu anda tarım işçilerinin devletin alacağı kararları beklediklerini söyledi. Tarım işçilerinin güvenli şartlarda tarlaya gelmesi gerektiğini belirten Çoban, “Tarım işçileri tarlaya gidemezse mahsul tarlada kalacak” dedi.

Kılıçaslan: “Sorunlar giderilirse işçiler çalışmaya gidebilirler”

Türkiye’nin her yerine binlerce tarım işçisi yollayan Şanlıurfa’da bulunan Mevsimlik Tarım İşçilerinin Korunması Derneği’nin başkanı İbrahim Kılıçaslan ise bu aydan itibaren çalışmaya gitmesi gereken işçilerin normal şartlarda dokuzuncu aya kadar ovada kaldıklarını söyledi. Birçok tarım işçisinin virüsten dolayı çalışmaya gidemediğini ve mağdur olduklarını belirten Kılıçaslan, “Çalışamayan arkadaşlarımıza maddi yardımda bulunmaya çalışacağız ancak hepsine yetişmemiz mümkün değil” dedi. Tarla sahiplerinin çalıştıracak işçi bulmakta zorlanabileceğine dikkat çeken Kılıçaslan, “İşçiler çalışmaya gitmeye korkuyorlar. Daha iyi çalışma koşulları sağlanırsa herkes gönlü rahat bir şekilde çalışmaya gidebilir. Tarım işçisi çalışmaya gittiğinde banyo ve lavabo gibi temel ihtiyaçlardan bile mahrum. Bu sorunlar giderilirse işçiler çalışmaya gidebilirler” diye konuştu.

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur. Amacı; birlik ve dayanışma temelinde ekoloji mücadelesini yükselterek, daha güçlü şekilde doğayı ve yaşamı savunmaktır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top