Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > Kanal İstanbul’un çevre düzeni plan değişikliği ve imar planlarının 3 etabı onaylandı

Kanal İstanbul’un çevre düzeni plan değişikliği ve imar planlarının 3 etabı onaylandı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 3 etabı onaylanan Kanal İstanbul Projesi’nin çevresini oluşturan imar planları Arnavutköy ve Başakşehir ilçelerindeki yaklaşık 133 milyon 640 bin metrekareyi kapsıyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı “İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği”ni onaylanarak 30 gün süre ile askıya çıkardı. 2009’da kabul edilen planda yapılan değişiklikler, 23 Aralık 2019 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmış 6 ay sonra bu plan değişikliğinde de revizyonlar yapılmıştı. Değişiklikleri inceleyen TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube YK Sekreteri Medet Güney, planda revizyonlar yapılarak kentin sınırsız yağmalanmasının önünün açıldığını belirtti.  

ÇEVRE MÜHENDİSİ MEDET GÜNEY: KELİMELERLE OYNANARAK DEĞİŞİKLİK YAPILDI

Projelerin önünde hiçbir engel oluşmaması amacı ile yönetmeliklerde ve çevre düzeni planında kelimelerle oynayarak değişiklik yapıldığını belirten Güney, “7 Mart 2020 tarihinde yapılan değişiklik ile Başakşehir ilçesi Hoşdere Mahallesinde 323 hektarlık alan toplu konut alanı olarak ilan edilmiş, 26 Haziran 2020 tarihinde yapılan değişiklikler ile bölgenin tamamının yağmalanmasının önü açılmıştır” dedi. Planlama alanında bulunan toplam tarım ve mera alanları 14 bin hektar iken 13 bin hektara düşürüldüğünü belirten Güney, “Bu alanları konut alanına dönüştürmeyi hedefliyorlar” dedi.  

Medet Güney, planda yapılan değişiklikleri madde madde şöyle açıkladı: 

  • Arkeolojik ve doğal sit alanları ile ilgili kısımda “Arkeolojik” yapılar ile ilgili sözcük çıkarılarak bölgedeki arkeolojik yapıların kanalın inşasına engel olması ortadan kaldırılmak istenmektedir.
  • Planlanan turizm alanında değişiklik yapılıp “sağlık turizmi” ifadesi eklenerek, sektörü elinde tutan yandaş sermayeyi ödüllendirmeye çalışmaktadır.
  • “Yenişehir’in merkez alanlarında gece-gündüz nüfus dengesinin sağlanması için gerekli düzenlemelerin yapılması” ifadeleri eklenerek bölgede alternatif bir kent planlanmaya çalışılmaktadır.
  • Çevre düzeni planında bölge için yapılan “son derece kırılgan bir yapı” tanımlaması kaldırılmış, tarım topraklarının varlığı “kısmen tarım” olarak değiştirilerek yapılaşmanın önündeki itirazların önüne geçilmeye çalışılmaktadır.”
  • Rezerv yapı alanındaki nüfus dağılımları ise alt ölçekli planlarda belirlenecektir” ifadesi eklenerek, alt ölçekli planlarla bölgede yapılaşmanın sürekliliğinin önü açılmaya çalışılmaktadır.
  • Planlama alanında da turizm potansiyelinin ve mevcut kapasitesinin değerlendirilebilmesi, geliştirilmesi ve Terkos gölüne olabilecek yapılaşma baskısını azaltmak amacıyla planlama alanının kuzeyinde konut ve turizm faaliyetlerinin bir arada yürütülebileceği turizm alanı, kanalın batısında eko turizm alanı, sağlık turizmi alanı ve kanalın doğusunda ise turizm bölgesine ilişkin kullanım kararları oluşturulmuştur” ifadesi ile, İstanbul’un içme suyu kaynağı olan Terkos Gölü ve çevresinde yapılaşmanın önünün açılmasına çalışılmaktadır.
  • Arnavutköy ilçesinin Terkos Gölü yakınlarında “Bu alanlarda turizm faaliyetlerini destekleyici; düşük oranda konut ve ticari fonksiyonlara alt ölçekli planlarda yer verilebilir” ifadesi ile Terkos Gölü’nün; yakın gelecekte lüks konutların göl manzarası olmasının önü açılmaya çalışılmaktadır.
  • İçme ve kullanma suyu koruma alanlarında yer alacak kullanımlar içme suyu havzalarının korunması ve kontrolüne ilişkin mevzuat dikkate alınarak alt ölçekli planlarda belirlenecektir” ifadesi “Bu plan kapsamında içme suyu havza sınırları ile ilgili yeni içme suyu havza sınırları ilgili kurumca belirlenir” şeklinde değiştirilerek içme suyu havza yönetmeliklerinin yerine, havza sınırlarının iktidar tarafından belirlenmesinin önü açılmaya çalışılmaktadır.
  • Proje alanları ile ilgili “Bu alanlar kamu eline geçmeden uygulama yapılamaz” ifadesi kaldırılarak kamu dışında yandaş sermayenin yatırım ve yağmalamasının önü açılmaya çalışılmaktadır.

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur. Amacı; birlik ve dayanışma temelinde ekoloji mücadelesini yükselterek, daha güçlü şekilde doğayı ve yaşamı savunmaktır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top