Buradasınız
Ana Sayfa > Caner Gökbayrak > Myrleia Antik Kenti – Kipa Özdilek AVM – İmar Affı – İsrail Yahudi Devleti İlanı

Myrleia Antik Kenti – Kipa Özdilek AVM – İmar Affı – İsrail Yahudi Devleti İlanı

İmar Affı (Barışı) ile İsrail’in Yahudi Ulus Devleti ilanı arasında bir ilişki var mıdır? Mudanya Myrleia Antik Kenti ile AVM olarak bilinen büyük bir alışveriş merkezi arasında bir ilişki var mıdır? Birbirinden ayrı gibi gözüken bu dört konu arasında bir ilişki var var.

İsrail Yasama Meclisi, 19 Temmuz 2018 günü yapılan oylamada Yahudi Ulus Devlet tasarısını kanunlaştıdı. Bu kabulün siyasi incelemesi bu yazının konusu değil. Bu kararın bizi ilgilendiren aşaması İsrail’in Filistin Devleti sınırları içinde işgal ettiği topraklar üzerinde yahudiler için yerleşim bölgeleri kurmakta oluşudur. İsrail, Ulus Devlet Kanunla birlikte, işgal ettiği topraklara inşa ettiği yerleşim bölgelerin küresel çapta kabulü aşamasına taşıdı. Bunu, İsrail’in adil olmayan yöntemlerle elde ettiği topraklara getirilmiş uluslar arası bir af olarak yorumlayabiliriz.

İsrail’in işgal toprakları resmileştiren Ulus Devlet Kanunu’na karşı Türkiye’den tepkiler gecikmedi. Cumhurbaşkanı israil’i kınarken Dışişleri Bakanlığı, “Filistin’de sürdürülen işgale ve hukuk dışı uygulamalara kılıf bulunması” olarak nitelendirildi. Oysa israil’in bu tartışmalı kararından iki ay kadar önce imar affını da içeren kanun değişikliği TBMM’de kabul edildi. Değişikliğe göre 31 Aralık 2017’den önce inşa edilen kaçak yapıların, hakkında yıkım kararları olsa bile bunlar iptal edilerek devlete yapılacak belli bir ödeme karşılığında yasal nitelik kazanacakları hükme bağlandı.

Kaçak yapıları yalnızca mahalle aralarında kalmış arsalara ruhsatsız yapılan binalar olarak düşünmeyin. Ovalara, yaylalara, ormanların içine, dere göl kenarlarına kanunlara aykırı olarak yapılan konut, ticari yapı ve sanayi tesisleri dahil tüm yapılar imar affı değişikliği içinde yer aldı.

Şimdi düşünün. Türkiye’de devlet kendi koyduğu kanunları dinlemeden koruma altındaki alanları işgal edilerek üzerine inşa edilen yapıları yıkıp yenilerinin yapılmasına engel olması gerekirken onlara af getirerek yasallaştırdı. Oysa aynı şeyi İsrail’de işgal ettiği topraklara yerleşim yerleri kurarak yapmıştı. Son olarak Ulus Devlet Kanunu ile bunlara ulus ötesi yasal statü kazandırdı. Bu da bizdeki imar affına karşılık geliyor.

Daha önceki bir makalemde belirtmiştim. Yalnızca Bursa Ovası üzerine kaçak, 250’ye yakın sanayi tesisi bulunuyor. Bu tesislerin büyük çoğunluğunda atık su ve baca filtreleri olmadığı için Nilüfer Deresini ve Bursa havasının kirliliğinin baş sorumluları durumundalar. İmar Barışı Kanun Değişikliği, bu kaçak sanayi tesisleri de af kapsamına aldı. Böylelikle devlet, bu tesislerin havamızı ve derlerimizi kirletmeye devam etmesi için yasal bir nitelik kazandırdı.

Bursa Ovası üzerine kurulan kaçak sanayi tesislerinden biri de Türkiye’de havlu ve marketçilikle ünlenen Özdilek’ti. Özdilek, markeçilik alanında son ticari hamlesini, Türkiye’de bulunan yabancı sermayeli bütüm Kipa marketleri satın alarak yaptı. Kipa, Myrleia Antik Kenti üzerinde türlü adaletsizliklerle kurulmuş bulunan Mudanya girişindeki AVM’nin de sahibiydi. Bu satın alımla birlikte Özdilek, tarih katledilerek yapılan ancak hakkında devam eden dava nedeniyle işletmeye açılmayan AVM’nin de sahibi oldu.

Bu satın alım olumlu sonucu olabileceği düşünülüyordu. Bursa’dan doğup ulusal nitelik kazana bir sermaye sahibinin, Bursa tarihini yok eden AVM katliamına izin vermeyeceği umut edilmişti. Ancak düşündüğümüz gibi olmadı. Myrleia Antik Kent Platformu, bileşeni olan DOĞADER, Bursa Barosu ve vatandaşların katılımıyla AVM’ye karşı açıp kazanılan davayı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, kendi varlık nedenine ihanet ederek Danıştay’a temyiz etti.

Özdilek’in Kipa AVM’leri satın almasından sonra temyizdeki Myrleia Kipa AVM davasına bakan Danıştay, davayı yeniden görülmek üzere bozdu. Bursa’ya yeniden görülen davaya atanan bilirkişiler gerçek bir tarih katliamcısı gibi rapor düzenlediler. Bilirkişiler geçmişte benzer tarih katli raporlara imza atmışlardı. Hasankeyf’i sulara gömen, Spradon Antik Kentini yok sayan raporlar hazırlayan ve bilirkişilik niteliğine aykırı görev almak gibi bir geçmişi barındırıyorlardı.

İkinci kez görülen Myrleia Kipa & Özdilek AVM davası, bilimsel gerçekler dışında hazırlanan bilirkişi raporuyla kaybedilince bu kez davacılar tarafından temyize taşındı. Temyizde Danıştay davayı üçüncü kez görülmek üzere tekrar Bursa’ya geri gönderdi. İşte tam bu aşamada Türkiye’de İmar Affı değişikliği yasalaştı. Özdilek, kâr etmek için çevre ve insanlık tarihi dahil her türlü katliamı göze alan kapitalizmin ruhuna uyan bir sermayedar gibi Myrleia Antik Kenti üzerine inşa edilen Kipa & Özdilek AVM için imar izni aldı.

Özdilek’in tarih katliamına verilen imar affı için Mudanya’da Myrleia Antik Kent Platformu olarak kitlesel bir basın açıklaması düzenlendi. Platform bileşenlerinden olan Mudanya Belediyesi, AVM’yi tarihsel niteliğine kavuşturmak için kamulaştırma kararı aldı. Platform, bu aşamadan sonra nöbet ve boykot dahil her türlü girişime hazır olduklarını ilan etti.

Mudanya’da 2012 yılında başlayan mücadele kazanlılanana kadar devam edecek. Mudanya halkı buna kararlı olduğunu gösterdi. Bizlere düşen görev, tarih katliamcılarını bu davranışlarına pişman edecek her türlü çağrıya destek vermek olmalı.

Caner Gökbayrak
Caner Gökbayrak
15 Ağustos 1966 yılında Bursa’da doğdu. Ankara Üniversitesi KMYO Bilgisayar Teknolojisi ve Programcılığı bölümünden mezun oldu. Çeşitli fabrikalarda Bilgi İşlem Sorumlusu olarak çalıştı. Bursa’da Evrensel Kültür Merkezi Sanat Kurulu’nda görev aldı. 2005 yılında kurucu üyesi olduğu DOĞADER'in 2017’den beri Başkanlığını sürdürmektedir. Ekoloji Birliği’nin kuruluşunda da etkin görev aldı, ilk dönem Ekoloji Birliği Eş Dönem Sözcülüğü görevinde bulundu. Ekoloji Birliği’nde halen YK üyesi olarak görev yapmaktadır.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top