Buradasınız
Ana Sayfa > Coşkun Özbucak > Dereler dağlar çığlık atıyor

Dereler dağlar çığlık atıyor

Derelerin, dağların çığlığı denince suların şırıltısı, dağların rüzgârı aklınıza gelmesin.
Bu sesler gönlü hoş eden, insanları dinlendiren sesler.
Bu nedenle derelere, dağlara gezmeye gidilir.
Ben başka seslerden söz edeceğim.

Duyuyor musunuz Turnasuyu Irmağı’ndan gelen sesi?
Sular hüzünle akıyor.
Turnasuyu’nda gözyaşları sel olmuş.
Sudan gelen ses aslında gözyaşının sesi.
Ağlıyor Turnasuyu. HES için kolları sıvayanlar oldu bir zamanlar.
Olurdu, olmazdı derken halk isyan etti.
Suyumuzu, doğamızı yok edemezsiniz diye.
Bir mahkeme süreci yaşandı.
HES şirketi amacın ulaşamadı.
Geri çekildiler.
Halk “oh” diyemeden ikinci kez geldiler ama yine başaramadılar.
Yine mahkeme kararı ile durduruldular.
Aradan zaman geçti.
Turnasuyu Irmağı’na yapılan önceki HES’lerle yetinilenecek sanıldı.
Şirket mahkemenin uygun görmediği ÇED projesi üzerinde küçük değişikliklerle yeniden başvuru yaparak ortaya çıktı.

Turnasuyu Irmağı için yeni süreç başlıyor.
ÇED süreci için “halkı bilgilendirme” toplantısı yapılmak isteniyor.
İşte Turnasuyu’ndaki gözyaşlarının neden bu.
Irmak yüreğine saplanacak hançerle çekeceği acıyı biliyor.
Turnalık İkidere mevkiindeki HES’in verdiği acıyla kıvranırken yeni bir saldırıyla karşı karşıya kaldı.

Gözyaşını görmeyenler bu acı çığlığı da duymuyorlar mı?
Turnasuyu Vadisi önemli bir bölge.
Korumak yalnızca Turnasuyu Vadisi halkının görevi değil.
Her yerde bu çığlıklar duyuluyor.
Hep birlikte olmak gerekiyor.

Bir çığlık da Fatsa dağlarından geliyor.
Kulaklarınızı yere dayayın, duyacaksınız.
İnlemeler geliyor, duymadınız mı hala?
Fatsa-Ünye sınırında Yukarıbahçeler Mahallesi’nde siyanürle altın ayrıştırma işletmesi var.
Alan doldu, siyanür kullanıldı.
Şirket için yeterli olmadı.
Kapasite artırımı için yeni bir ÇED süreci başlatıldı.
Orada da “halkı bilgilendirme toplantısı” yapılacak.

Ormanlar, yaban hayvanlar acılarını çığlıklarıyla duyurmaya çalışıyor.
İnsanlar suların kaybolduğundan, içilmez hale geldiğinden söz ediyor.
Bunun için haykırıyorlar.
Duymadınız mı hala bu çığlıkları?
Bu arada Fatsa-Ünye-Kumru- Korgan arası sanki maden sahası ilan edilmiş gibi her taraf sondaj ve inceleme kapsamına alınmış. Taş ocakları, maden aramaları arttıkça artıyor.

Bolaman Irmağı üzerinde o kadar HES ve taş ocağı var ki şirketler bununla da yetinmiyor.
Yeni HES projeleri ile Aybastı’ya kadar yan kollar dahil her taraf köstebek yuvası gibi.
Son kez soruyorum: Siz hala dağlardan, derelerden, tepelerden, denizden gelen çığlıkları duymuyor musunuz?

Coşkun Özbucak
Coşkun Özbucak
1958 yılında Ordu’da doğdu. Öğretmenliği süresinde kurucu başkanı olduğu Eğitim-Sen'de başkanlık ve yöneticilik yaptı. Mitinge Karşı Miting, Üzülme Güneş Yeniden Doğacak, Ordu’dan İnsan Manzaraları ve Dilek Ağacı adlı kitapları bulunuyor. Uzun yıllardır ekoloji mücadelesi içinde aktivist olarak yer aldı. ORÇEV YK üyeliği yanı sıra Ekoloji Birliği YK üyesi olarak da görev yapmayı sürdürmektedir.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top