Buradasınız
Ana Sayfa > Coşkun Özbucak > Yerin üstü ALTINDAN değerlidir

Yerin üstü ALTINDAN değerlidir

Fatsa’dan Kaz Dağı’na, Murat Dağı’ndan Munzur Dağına, Artvin’den Gümüşhane’ye her tarafta siyanürle altın ayrıştırma işletmeleri ve girişimleri yerin üstünü alt üst ediliyor.

Ordu’nun Fatsa ve Ünye ilçelerini doğrudan etkileyen siyanürle altın ayrıştırma işletmesi beş yıllık çalışma sonunda birinci ÇED süresini tamamladı. Dağı yok etti. Kestane ormanları ve fındık bahçeleri kesildi. Sular kirlendi. Yani yerin üstündeki değerler yok edildi, yer altındaki “değer” şirketlerin cebine gitti. Şimdi şirket alanını üç kat daha büyütmek için ikinci ÇED sürecini başlattı. Durdurulmazsa üçüncü, dördüncü ÇED süreci derken, Fatsa ve Ünye başta olmak üzere insanlar köylerini terk etmek zorunda bırakılacaklar.

Bitmiyor Fatsa ve Ünye’deki maden arama sondajları. Halkın karşı çıkmasına karşın MTA sondaja devam ediyor. Bu sondajlar nedeniyle suların kirlenmesi tahlil sonucu belgelendi. Bölge bugün yarın maden sahası ilan edilirse şaşırmayalım.

Kaz Dağları’nda orman kesimi ve siyanürlü altın işletme çalışması tepkilerle karşılandı. On binlerce insan, toprağına, suyuna sahip çıkmak için ağaçların kesildiği işletme yapılacak alana girdi.

Munzur Dağları bütünüyle maden sahası ilan edildi. Kütahya-Uşak illerini içine alan Murat Dağı’nda da siyanürlü altın işletmeciliği için ÇED süreci başladı. Dava açıldı, süreç işliyor. Halk tepkili.

Fatsa-Ünye halkı siyanürlü altın işletmesine yönelik mücadelesi de yüksekti. Bugün Kaz Dağı’nda maden sahasına girildiği gibi Fatsa’daki işletme alanına da girilmişti. Jandarma müdahaleleri de yaşandı. Direniş çadırı kuruldu. İl içi ve dışı ziyaretler bolca oldu. Fatsa’da yapılan mitingle mücadelenin yeni evresi başlatıldı. Ama şirket siyanürü kullandı, dağı yerle bir etti. Artvin’de de mücadele edildi ama Cerrattepe maden sahası oldu.

Şimdi Kaz Dağı da, Murat Dağı da aynı süreci yaşıyor. Sırada Munzur Dağları var.

Yani sorunu yaşayanlar kendilerince çaba harcıyorlar. Zaman zaman karşılıklı dayanışmalar olsa da sorunu yaşayanların birliği sağlanamadı. Verilen mücadeleler çok önemli ve öğretici. Şimdi ikinci adıma geçmek gerekiyor. Lokal sorunlar birleştirilerek “Yerin üstü ALTINdan değerlidir” diyerek genel mücadele halini almalı.

Ordu’daki mücadelede Kaz Dağları, Murat Dağı, Munzur Dağı, Artvin; Kaz Dağı’nda da Ordu, Murat Dağı, Artvin, Munzur dile getirilmeli. Diğer yerlerde de talepler ve mücadele ortaklaştırılmalıdır. Ancak böyle olunca başarı sağlanır. Doğaya ve yaşam alanlarına saldırıp buraları rant alanı haline getirmek isteyenler aynı ise, karşı çıkanlar da tek vücut olmalılar. Başka yol yok.

Ekoloji Birliği bu nedenle var. Yerellerde ekoloji alanında mücadele eden dernek ve platformlar bir araya gelerek Ekoloji Birliği’ni oluşturdu. EB, yerellerdeki sorunların ülkedeki tüm ekoloji sorunları ile ortaklaştırılmasının aracı da oldu.

Ekoloji Birliği, hükümetin doğaya ve yaşam alanlarına yönelik uygulamalarına anında yanıt verme olanağını yarattı. Yerelden yükselen sesi, ülkenin dört bir taraftaki seslerle birleştirmeye başladı. Kaz Dağı’ndan Ordu’ya, Murat Dağı’ndan Munzur’a, Artvin’den Turgutlu’ya aynı ses yükseliyor.

Coşkun Özbucak
Coşkun Özbucak
1958 yılında Ordu’da doğdu. Öğretmenliği süresinde kurucu başkanı olduğu Eğitim-Sen'de başkanlık ve yöneticilik yaptı. Mitinge Karşı Miting, Üzülme Güneş Yeniden Doğacak, Ordu’dan İnsan Manzaraları ve Dilek Ağacı adlı kitapları bulunuyor. Uzun yıllardır ekoloji mücadelesi içinde aktivist olarak yer aldı. ORÇEV YK üyeliği yanı sıra Ekoloji Birliği YK üyesi olarak da görev yapmayı sürdürmektedir.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top