Buradasınız
Ana Sayfa > Hukuk > Pandemi Fırsatçılığı Olarak Elektrik Piyasası Kanunu ve Zeytine Çökme | Mehmet Özdağ (EMO YK Üyesi)

Pandemi Fırsatçılığı Olarak Elektrik Piyasası Kanunu ve Zeytine Çökme | Mehmet Özdağ (EMO YK Üyesi)

Covid-19 pandemisinin sonuçlarını can kayıplarımızla ve ciddi sağlık sorunlarımızla, yaşam standardımızda ciddi düşüşlerle yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Ancak Covid-19 pandemi sonrası dönem, sermaye çevrelerine yeni kaynakların transfer edilmesi, ülke coğrafyası ve halkı sınırsız sömürü için tam bir fırsat oldu.

Nasıl mı?

Pandemi sonrası son üç yıldır adı; “elektrik piyasası” ile başlayan ve “bazı kanunlarda” diye devam eden ve aynı anda 5627, 3573, 4646, 5015, 5403, 5686, 5346, 4857, 6183, 4046, 3194, 4734, 6446, 7346 gibi pek çok kanunda değişiklikler yapan yasal düzenlemelerle…

Örneğin;

02 Aralık 2020 tarihinde 7257 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. 25 Aralık 2021 tarihinde 7346 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. 2022’de yeni yıla nasıl girdiğimizi unutmuş olamazsınız!

Bu kanunların ortak noktalarını, enerji şirketlerine yeni kolaylıkların yanı sıra, yıllardır kamuya karşı yerine getirmedikleri bazı yükümlülükleri pandemi mücbir sebep gibi gösterilerek ortadan kaldırılması, doğa talanı ve acele kamulaştırmaları sayabiliriz.

10 Aralık 2022 : Yine, yeniden Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifi. Size önemsiz gibi görünebilir ama bu sefer kanun tasarısının can alıcı kısmı Elektrik Piyasası kısmında değil “Bazı Kanunlar” kısmında!

Post Pandemi Fırsatçılığında Savaş, İklim, Küresel Piyasalar, Arz-Talep.. Ortaya Karışık Kanun Teklifi:

Kanun teklifinin gerekçesinde yer alan; “Yapılan düzenleme ile Covid-19’un neden olduğu kısıtlamaların esnetilmesi sonrasında yaşanan talep artışı, arz kısıtları, Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar ve iklimsel nedenlere dayanan doğal gaz fiyatlarında olağandışı ve öngörülemeyen artışlar ile birlikte oluşan maliyet sonrası…” ifadesi pandemi sonrası fırsatçılığının itirafı gibi değil mi?

Bu kanun tasarısının;

Birinci maddesi ile; zeytinlik alanlarda elektrik ihtiyacını karşılamaya yönelik madencilik faaliyeti yapılabilmesinin önündeki kilitli kapıyı sonuna kadar açıyor. Tasarı henüz ilgili komisyonda bile görüşülmeden 11 Aralık 2022 Pazar günü Maden Yönetmeliği yayınlanıyor. Normlar hiyerarşisinde önce yasa çıkartılır sonra o yasanın uygulamasına dönük ikincil mevzuat düzenlenir. Ama bu sefer önden yönetmelik yayınlanıp, arkadan kanunla yönetmeliğe ilişkin düzenleme yapılıyor. Tıpkı geçen yıl bu zamanlar önden 1 kuruşluk TRT payını kaldırıp, arkadan 100 kuruşluk zam yapmaları gibi. Yine bu madde ile madencilik faaliyeti yapılan alanlara verilen izinler zeytinliklerle sınırlı değil! Bakanlığın kamu yararı görmesi durumunda orman, mera, tarım alanı, sulak alan gibi alanlarda da artık madencilik yapılabilecek. Şu anda devam eden onlarca ÇED davası dayanaktan yoksun kalacak ve düşecek.

Üçüncü Maddesi ile; BOTAŞ’ın ödenmemiş olan her türlü borçları dolaylı olarak kamuya ödetilecek. Peki BOTAŞ’ın borcu ne kadar, borcun dökümü nedir, BOTAŞ neden spot piyasadan alım yapmak zorunda kaldı… Bunlara ilişkin hiçbir bilgi belge yok ortada.

Dördüncü Maddesi ile; Petrol İş kolunda gece çalışma süreleri uzatılıyor. Bu madde ile açıkça iş kolunda çalışan işçilerin uzayan gece vardiyaları ile iş kazası riskleri artırılıyor, can güvenlikleri ve sağlıkları hiçe sayılıyor. Amasra maden faciasının, iş cinayetinin gerekçeleri ortadayken ve bunun hesabı sorulmamışken yeni iş cinayetlerine kapı aralanıyor. Karadeniz doğal gazı yetmemiş olacak ki, hızlandırılmış petrol aramaları ile önümüzdeki seçimlere yeni bir müjde sürprizi hazırlıyor olmalılar, ama işçilerin canı pahasına!

Yedinci maddesi ile; elektrik şarj istasyonları yaygınlaşmamışken ve elektrik şarj piyasası henüz oluşmamışken yasa değişikliği yapılıyor. Bu değişiklik bazı kanunlarda diye başlayan kanunların nasıl hazırlandığı hakkında bize çok net bilgi veriyor. Tam bir yıl önce yine böyle bazı kanunlarda diyerek çıkarttıkları 7346’nın mürekkebi kurumadan bir şeyi atladıklarını fark etmişler, şimdi düzeltiyorlar.

Sekiz ve Dokuzuncu maddeler ile; Elektrik Piyasasına yeni bir lisanslı faaliyet olarak “toplayıcılık” geliyor. Ne olduğunu gerekçeden ve tekliften anlanmak olanaksız. Ortada yüzlerce perakende elektrik ticareti için tedarik lisansı alan şirket varken, toplayıcılar neyi nasıl toplayacak, nasıl dağıtacak, sektörün içinde olanların bile anlamakta zorlandıkları, anlatamadıkları bir yasa teklifini sektörle hiç ilgisi olmayan vekiller neye göre değerlendirecekler?

Geçici madde ile TEDAŞ’ın 10 yıldan eski tahsil edilmemiş borçları olduğunu öğreniyoruz. Bu alacaklar Kimden, toplam ne kadar alacağı var, neden tahsil edilmemiş, ödemeyen neden ödememiş ya da ödeyememiş, belki borcu ödeyemeyenin desteğe dayanışmaya da ihtiyacı vardır. Bu soruların yanıtı yok tasarıda.

Bunlar bilinmeden kanun teklifi nasıl müzakere edilir? Milyarlarca dolarlık enerji sektörünü ilgilendiren yasa tasarıları ortada sağlam veriler, raporlar, analizler olmadan düzenlenirse ne olur? Elektrik Piyasası Kanunu bununla birlikte kaçıncı kez değiştiriliyor, daha önceki değişiklilerde toplumdan doğadan yana herhangi bir değişiklik yapıldığını hatırlayan var mı?

Bu tasarıyı görüşmek üzere Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu 14 Aralık Çarşamba günü toplanacak. Komisyondan geçerse meclis genel kuruluna havale edilecek. Bu şekilde hazırlanan bir tasarının meclis genel kuruluna gelmemesi gerekir. Bunu sağlamak sizin elinize. Vekillerinizi arayın, komisyon üyelerini arayın görüşlerinizi doğrudan kendiniz söyleyin, bu sefer zeytinlikleri siz koruyun.


EMO YK Üyesi Mehmet Özdağ‘ın bu yazısı ayrıca reportare‘de de yayımlanmıştır.

Mehmet Özdağ
Elektronik Mühendisi. 1966 yılında Samsun ilinin Çarşamba ilçesinde doğdu.1980 yılında İlkadım Orta Okulu’nu, 1983 yılında 19 Mayıs Lisesi’ni bitirdi. 1987 yılında Uludağ Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Türk Telekom Samsun Bölge Müdürlüğü’nde sırasıyla, Data Transmisyon Başmühendisliği, Bilişim Ağları Müdürlüğü, Network Sistemleri Planlama Kurulum Müdürlüğü ile Enerji ve Soğutma Sistemleri Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP) Sözcüsü ve Ekoloji Birliği’nde yürütme kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. Halen TMMOB EMO YK üyesi olarak görev yapmaktadır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top