Buradasınız
Ana Sayfa > Arkeoloji > Karaburna köylüleri: Hakkımızı arasak suçluyuz, aramasak ölüyüz! | Özer Akdemir

Karaburna köylüleri: Hakkımızı arasak suçluyuz, aramasak ölüyüz! | Özer Akdemir

Taş ocağına karşı eylem yapan Karaburna köylüleri, taş ocağının meralarına, doğaya, suyu kaynaklarına ciddi zarar vereceğini belirterek “Hakkımızı arasak suçluyuz, aramasak ölüyüz!” dedi.

Nevşehir Hacıbektaş‘a bağlı Karaburna köylüleri köylerine birkaç yüz metre uzaklıkta işletilmekte olan taş-bazalt madenciliğine tepki gösterdiler. Maden ruhsat sahası içinde olan 1. derece arkeolojik sit alanı Kalehöyük mevkiinde dün (3 Haziran 2021) yapılan basın açıklamasına katılan köylüler, üç-beş kişinin kazancı uğruna bir toplumun, kültürü, tarihi, binlerce hektar tarım ve mera alanlarının talan edildiğine dikkat çekerek buna izin vermeyeceklerini dile getirdi.

BU BAZALT KAYALAR DOĞAL SU HAZNELERİMİZDİR

Komşu Karaburç köylülerinin de katılarak desteklediği eylemde Karaburna Köyü Sevdalıları Platformu imzasıyla yapılan basın açıklamasını köylülerden Ömer Aksu okudu.

Karaburç ve Karaburna köylerinin sınırlarında başlatılan taş-bazalt ruhsatlandırma alanının zamanla köyleri de içine alacağı endişesini dile getiren Aksu, taş ocağının meralarına, doğaya, suyu kaynaklarına ciddi zarar vereceğini dile getirdi. Ülkemizde yoğun kuraklık ve susuzluğun yaşandığını kaydeden Aksu, “Toprağı, suyu, doğal yaşamı ve insanı yok saymak abesle iştigaldir. Karaburç ve Karaburna köyleri sınırlarındaki bazalt kayaları doğal su haznelerimizdir. Devletin temel görevi asli unsur bireyin temiz suya temiz gıdaya ulaşma hakkını gözetmektir. Büyük bir kamu yararı olmadan toplumların ekolojik düzenini bozan teşebbüsleri engellemektir” dedi.

DEVLETİN GÖZÜNDE İKİ KÖYÜN DEĞERİ 650 BİN LİRA MI?

İki köy arazilerinin ortasında bin dönümlük bir alanda işletme ruhsatı verilen taş ocağının  proje bedelinin sadece 650 bin lira olduğunu aktaran Aksu, “İki köyün tüm canlarının değerine karşılık devletimizin biçtiği bedel bu mudur?” diye konuştu. Taş ocağının ruhsat alanı içerisinde evlerinin, tarlalarının, bağ ve bostanlarının bulunduğunu belirten Aksu, “Maden ruhsat sahasının içinde bulunan tarihi Kalehöyük 2800 yıllık (Hitit / Luvi) yazıtlarının bulunduğu 1. Derece arkeolojik sit alanıdır. Üç-beş kişinin kazancı uğruna bir toplum, kültür, tarih, binlerce hektar tarım ve mera alanları talan edilmektedir. Anadolu’muzun kadim nimetleri olan üzüm bağları ve buğday tarlaları ile ün salmış bu köylerde ülke ekonomisine büyük katkı sağlayan tarım alanlarımız risk altındadır. Daha çarpıcı olması açısından, sadece köyümüzde mevcut olan binlerce küçükbaş hayvanın ekonomik değeri bile bu madenden üç/beş kat daha değerlidir. İnsan yaşamı, yabani hayat, su kaynaklarımız, tarım arazileri, kültürel, sosyal ve psikolojik faktörler de göz önüne alındığında bu madende hiçbir kamu yararı yoktur, köylerimiz susuz kalmadan bu talanın durdurulması gerekmektedir” dedi.

Fotoğraflar: Karaburna Köyü Sevdalıları Platformu

RAHAT BIRAKIN DOĞA ANAYI!

Karaburna köylülerinden İbrahim Gök de yaptığı konuşmada kendisinin çiftçi çocuğu olduğunu belirterek, “Bu topraklarda koştum. Hakkımızı arasak suçluyuz, aramasak ölüyüz! Biz para sayma makinelerin de balyalar görmedik. Ama keklikleri saydık, papatyaların kanatlarını saydık. Ekilemeyen tarlaları saydık içimiz yanarak! Satılan traktörleri saydık, utanarak! Bırakın bu meralarda her bahar kevenler mor çiçeklerini açsın. Rahat bırakın doğa anayı” dedi.

Basın açıklamasına komşu Karaburç köylülerinin yanı sıra, CHP Nevşehir milletvekili Faruk Sarıaslan, CHP Nevşehir ve Kırşehir İl Başkanlarının yanı sıra Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu ve Hacıbektaş Belediye Başkanı Yoldaş Altınok da katılarak kısa birer konuşma yaptılar.

Evrensel

Özer Akdemir
Evrensel Gazetesi yazarı. 1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor. EGEÇEP Yürütme Kurulu ve çeşitli komisyonlar ile Ekoloji Birliği'nde Koordinasyon Kurulu ve Yürütme Kurulu'nda da görev yapmıştır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top