Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > Hacıbektaş Karaburç köylülerinden bazalt ocağına karşı eylem: Bu talanı durduracağız! | Özer Akdemir

Hacıbektaş Karaburç köylülerinden bazalt ocağına karşı eylem: Bu talanı durduracağız! | Özer Akdemir

Nevşehir Hacıbektaş’a bağlı Karaburç ve Karaburun köylüleri, iki köyün arasında yapılmak istenen bazalt ocağına karşı traktörleri ve koyunları ile birlikte, çoluk çocuk eylem yaptı.

Nevşehir Hacıbektaş’a bağlı Karaburç ve Karaburun köylüleri iki köyün arasında yapılmak istenen bazalt ocağına karşı eylem yaptı. Traktörleri ve koyunları ile birlikte, çoluk çocuk maden ocağı işletme sahasının önüne gelen köylüler, madenin yok etmek istediği kayaların kendileri için yaşamın ta kendisi olduğunu belirterek “Lütfen bu talanı durdurun” çağrısında bulundu. Köylüler, madenin yaşam alanlarını ve geçimlik tarlalarını yok edeceğini belirterek maden işletmesine verilen izinlerin iptalini istedi. 

“O KAYALAR YÜZBİNLERCE CANLININ YAŞAM KAYNAĞI”

Maden ruhsat sahasının içindeki tarlada bir araya gelen yüzlerce köylü, “Köyümüze maden ocağı istemiyoruz”, “Doğayı korumak geleceği korumaktır”, “Burası senin değil bizim köyümüz”, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” yazılı pankart ve dövizler taşıdı.

Köylüler adına konuşan Karaburç Köyü Doğayı Koruma ve Geliştirme Derneği’nden Dönsel Can, bazalt ocağı için kendilerine hiç sorulmadığını, madenin su kaynaklarının tam üzerinde olduğunu belirterek “Kadimden bu yana atalarımızın yaşadığı bu topraklar sadece bizlerin değil yüz binlerce canlının yaşam kaynağıdır. Kırılarak mıcır haline getirilmek istenen bu kayalar, onlar için taş bizim için ise yaşamın ta kendisidir. Üstelik 2800 yıllık Hitit Kalesi de maden ruhsat alanının içinde bulunuyor. Bir maden ocağının yaşamımızı zehir etmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Köy muhtarı Mehmet Kurt ise şirkete maden işletmek için verilen izinlerin iptal edilmesini istediklerini belirterek, devlet kurumlarından seslerini duymalarını istedi.

“BUNUN ADI TALAN!”

Karaburç Köyü Doğayı Koruma ve Geliştirme Derneğinden Mehmet Yüksel, bu yapılanın adının talan olduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz köylülerin bundan hiçbir şekilde haberi yok. Bunu sonradan hayretler içinde öğrendik ve mücadele etmeye başladık. Mücadelemiz tamamen hukuki zeminde. Köylülerimizin katılımıyla bir platform kurduk. Burada sadece insanların değil, yaban hayatının, havanın suyun da hakkını korumaya çalışıyoruz. Dava açtık. Haklı mücadelemizin herkes tarafından, devlet kurumları tarafından görülmesini istiyoruz. Haklı olduğumuz kadar güçlü de olmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bu köyü çocuklarımıza bulduğumuz gibi bırakmak istiyoruz” dedi.

“HER BİR KAYAYA ELİMİZ, YÜREĞİMİZ DOKUNDU”

Fotoğraf: Karaburç Köyü Doğayı Koruma ve Geliştirme Derneği

Karaburç köyünden Avukat Mevşir Tekin şunları söyledi: 25 Eylül 2020 tarihinden itibaren köyümüzün maden alanı ilan edilmesi ve ‘ÇED gerekli değildir’ raporu verilmesine karşı Kayseri 1. Bölge İdare Mahkemesine dava açtık. Duygularım çok yoğun, babamın anıları var, benim anılarım var bu kayalarda. Her bir kayaya elimiz, yüreğimiz dokundu. Sizlerin ekonomik beklentilerinden çok daha fazla şey anlam ifade ediyor bu kayalar bizim için. 1996 yılından kalan kitabi bilgilerle, masa başında maden sahası ilan edilmiş köyümüz. Çok üzgünüz ve öfkeliyiz. Adaletin kestiği parmak acır, şayet adalet keser ise parmağımız değil kalbimiz acıyacak. Lütfen bu talanı durdurun”

“HEP BİRLİKTE KARŞI DURACAĞIZ”

CHP Nevşehir İl Başkanı Kamil Gülmez ise şu ifadeleri kullandı: AKP iktidarı döneminde madenlerimiz, bankalarımız bitti. Nerede güzel arazi varsa hepsi yağma edildi. Burası hem mera hem de üst tarafta tarlalar var. Bu kayalar alınırsa çoğu köylünün evinin yıkılması tehlikesi var. Bu insanların geçimi hayvancılık ve tarım üzerine. Tarım ve hayvancılık yok olursa bu köylü ne yapacak? Yandaş şirket işletecek, 4 kişi çalışacak diye buralar talan edilecek. Buradaki doğal güzelliğin yok olması şirketin umurunda değil. Ben de komşu Köşektaş köyündenim. Bu talana hep birlikte karşı duracağız”

Özer Akdemir
Özer Akdemir
Evrensel Gazetesi yazarı. 1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top