Buradasınız
Ana Sayfa > Bileşen Etkinlikleri > Ekoloji Birliği YK üyesi ve Eski Eşsözcü Süheyla Doğan, Çanakkale İl Genel Meclisi adaylığını açıkladı

Ekoloji Birliği YK üyesi ve Eski Eşsözcü Süheyla Doğan, Çanakkale İl Genel Meclisi adaylığını açıkladı

Ekoloji Birliği YK üyesi ve Eski Eşsözcüsü Süheyla Doğan, CHP’den aday adaylığını bir mektupla duyurdu. ”Yerel Yönetimlerde kadının ne adı var ne de kendi” diyen Süheyla Doğan, özellikle ekolojik sorunlarda ön saflarda olmasına karşın kadınların siyasi partiler ve yerel yönetimlerde karar alma mekanizmalarında, yönetim kademelerinde kendilerine yer verilmemesini ve temsil edilmemesine yönelik eleştirilerde de bulundu.

Ekoloji aktivisti,  Kazdağı Koruma Derneği Başkanı ve Ekoloji Birliği Yürütme Kurulu üyesi ve eski eşsözcüsü, ekofeminist Süheyla Doğan Ünal, Mart 2024’te yapılacak yerel seçimler için Çanakkale‘de, CHP’den İl Genel Meclisi üyeliği için aday adaylığını açıkladı.

21 yıldır Çanakkale’de yaşayan Süheyla Doğan, açıklamasında kent sorunlarını yakından bildiğini ve yıllardır yaşanan ekololojik talana ve ekokırıma karşı verdiği çevre mücadelesinden kaynaklanan birikimini kentine hizmet vermek için kullanmak istediğini dile getirdi. Mühendis olarak sahada elde ettiği tecrübeyi ve ekoloji mücadelesinden gelen birikimiyle kentinin yararına bir yönetim anlayışıyla aday olduğunu ifade etti.

Kadınların özellikle ekolojik sorunlarda ön saflarda olmasına karşın, karar alma mekanizmalarında ve yönetim kademelerinde temsil edilmediğini veya temsil şansı verilmediğini söyleyen ve ”Yerel Yönetimlerde Kadının ne adı var ne de kendi” diyen Süheyla Doğan, adaylık için neden İl Genel Meclisi’ni tercih ettiğini ise “Sivil toplum çalışmalarım nedeniyle temas etmek durumunda kaldığım ve ne kadar önemli olduğunu gördüğüm İl Genel Meclisi’nde kadınların ve ekoloji hareketi temsilcilerinin yer alması çok şeyi değiştirebilir” diye açıkladı.

CHP Ayvacık İl Genel Meclisi aday adaylığını açıklayan Doğan, yaptığı yazılı açıklamasında nedenlerini ise şöyle ifade ediyor:

“YEREL YÖNETİMLERDE KADININ NE ADI VAR NE DE KENDİ”

“Kadınlar olarak nüfusun yarısını oluşturuyoruz. Bizim de erkekler gibi elimiz, kolumuz, gözümüz kulağımız, beynimiz ve aklımız var. Peki neden karar alma mekanizmalarında yokuz? Çoğu sivil toplum örgütünde, odalarda, sendikalarda, siyasi partilerin yönetim kurullarında neden kadınlar yok? Neden ev işleri bize, ücretli dış işler erkeklere? Neden çocukların, hastaların, yaşlıların, eşlerin bakımı bize? Üstelik bazılarımız tüm bu işleri yaparken bir yandan da düşük ücretle geçimlik işlerde çalışıyor. Diğer yandan da hak ararken; yaşamlarımıza, haklarımıza sahip çıkarken şiddete maruz bırakılıyor, öldürülüyoruz.

Cumhuriyetin kuruluşunun üzerinden 100 yıl geçti. Çağ atladık diyoruz. Peki neden hâlâ Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın vekillerin oranı yalnızca yüzde 19,8? Neden yerel yönetimlerde kadın temsil oranı sadece yüzde 3? Nerede bu kadınlar? Neden engelleniyor? Durum sizce de vahim değil mi?

Kadınlar olarak, yıllardır bu karanlık tablo değişmeli dedik. Kadınlar olmadan demokrasiden, eşitlikten, adaletten bahsedilemeyeceğini söyledik. Eşitlik için mücadele ederken saçlarımızı ağarttık.

EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun kuruluşundan bu yana gönüllüsüyüm. EŞİK’te yerel seçimlerle ilgili bir çalışma başlattık. Amacımız “EŞİT TEMSİL” talebiyle kadınları aday olmaya teşvik etmek, partilerden kadınların adaylık süreçlerini kolaylaştırmalarını, kadınların eşit temsil ve fermuar yöntemi ile seçilebilir yerlerden aday göstermelerini istemek, nasıl adaylar ve nasıl yerel yönetimler istiyoruz konusundaki taleplerimizi de siyasi partilere ve kamuoyuna duyurmak. Ancak fark ettik ki EŞİK içinde bile çok az sayıda kadın, aday adaylığı için başvurmuştu veya başvurmayı düşünüyordu.

Ancak bir şeylerin de değişmesi gerekiyordu. Bizlerin, kadının insan hakları için yıllardır mücadele veren kadınların elini daha fazla taşın altına koyması gerekiyordu. İçimizden bir kaçımız birbirimizi cesaretlendirerek aday adayı olmaya karar verdik.

CHP son kurultayından değişim iddialarıyla çıkmıştı ve yeni genel başkan eşit temsilden, eşitleyici politikalardan, liyakatten söz ediyordu. Kadınları partisine çağırıyor, yerel yönetimlerde kadın adaylara mutlaka yer verileceğini söylüyordu. İnandık, güvendik ve başvurumuzu yaptık. Şimdi partinin sözünü tutmasını ve demokrasiyi, eşitliği, adaleti uygulamasını bekliyor, inanıyoruz.

EKOLOJİ BİRLİĞİ İLE EŞİK’İN ÇAĞRI ve TALEPLERİ ÖNEMLİ

Diğer yandan, ekoloji örgütlerinde yer alan yaşam savunucuları da yerel yönetimlere aday olma konusunda benzer endişelerle çekimser davranmakta. Ekoloji Birliği yaptığı çağrı ve basın açıklaması ile hem yaşam savunucularını aday olmaya çağırdı, hem de ekoloji hareketinin yerel yönetimlere ilişkin taleplerini gündeme getirdi. Ayrıca Ekoloji Birliği Kadın Meclisi de bir çağrı yaparak yerel yönetimlerde kadınların temsil oranının artırılması gerektiğini ve siyasi partilere eşit temsil talebini dile getirdi.

EŞİK ve Ekoloji Birliği’nin çağrıları ve talepleri çok önemli.  Umarım adaylarda ve siyasi partilerde karşılığını bulur.

Yerel yönetimlerde belediyeler, meclisler, muhtarlıklar gibi farklı organlar var. Bunlardan bir tanesi de İl Genel Meclisleri. Sivil toplum çalışmalarım nedeniyle temas etmek durumunda kaldığım ve ne kadar önemli olduğunu gördüğüm İl Genel Meclisi’nde kadınların ve ekoloji hareketi temsilcilerinin yer alması çok şeyi değiştirebilirdi. Ben de buradan başladım ve CHP’den Çanakkale il genel meclisi aday adaylığı için başvurdum.

İl genel meclisi, ilin tarımı, turizmi, sanayisi, eğitimi, altyapısı, sağlığı, imar planları, kırsalın kalkınması gibi pek çok konuda karar verici bir konumda. Meclis üyelerinin nitelikli, liyakat sahibi olması şart. Ne yazık ki uygulamalara baktığımızda, partilerin bu kurumu yeterince önemsemedikleri belli oluyor. Hele kadın temsili konusunda hiçbir şey yapılmadığı, meclisteki mevcut kadın üye sayısından görülüyor. Çanakkale İl Genel Meclisi’nde 34 üyenin yalnızca ikisi kadın. Biri iktidar partisinden, diğeri de muhalefetten.

EKOLOJİK BELEDİYECİLİK, DOĞA MERKEZLİ BAKIŞ AÇISI, TOPLUMSAL HİZMET ODAKLI POLİTİKA

Hem Robert Kolej ve hem de ODTÜ gibi nitelikli okullarda aldığım eğitim, Ulaştırma Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı gibi kamudaki mühendislik tecrübem, bunca yıldır hem kadının insan hakları hem de doğa koruma mücadelesi ile yerel kırsal kalkınma çalışmalarında edindiğim bilgi ve deneyimle, bu görevi layıkıyla yerine getireceğime inanıyorum.

Eğer seçilirsem;

  • Çanakkale İl Strateji planı hazırlanırken sadece insanın değil, ilimizdeki tüm canlı yaşamının doğa merkezli bir bakış açısıyla; kadınlar, çocuklar, yaşlılar, gençler, engelliler, dezavantajlı gruplar ile farklı kültür ve inanca sahip toplulukların tüm talep ve gereksinimlerinin gözetilmesi,
  • İklim krizinin derinleştiği günümüzde, seller, fırtınalar, susuzluk, kuraklık gibi afetler karşısında Çanakkale’nin iklim değişikliğine dirençli bir kent haline getirilmesi, yerel yönetimlerde “İklim Değişikliği Birimi” nin kurulması,
  • Yerel yönetimlerde tüm hizmetlerde cinsiyet eşitliğini gözetecek ve kadınları güçlendirecek “Eşitlik Birimi” kurulması,
  • Köylerin boşalması ve köylülerin çeşitli nedenlerle tarımdan kopuşu karşısında katma değeri yüksek tarımı ve genç çiftçileri destekleyici politikaların geliştirilmesi,
  • Kırsalın; köylerde yaşayanlara, kadınlara, işsiz gençlere iş olanağı sağlayacak, kırsalın talan edilmesine fırsat ve izin vermeyecek, yerelin kadim bilgi, gelenek ve göreneklerine değer verecek projelerle desteklenmesi,
  • Sağlık, eğitim, ulaşım, beslenme gibi toplumsal hizmetlerden mahrum kalan köylerin ve mahallelerin ihtiyaçlarının giderilmesi, kadınlar, çocuklar, engelliler ve yaşlıların gözetilmesi,
  • Taşımacı eğitim sistemi ile zorluk çeken köy çocukları ve gençlerin beslenme, etüd, internet gibi temel gereksinimlerinin karşılanması,
  • Kırsalda çevre temizliği, atık yönetimi gibi sorunların çözümlenmesi,
  • Doğanın tahribatına yol açan ve havamızı, suyumuzu, toprağımızı zehirleyen projelere izin verilmemesi,
  • Kadınların güçlenmesi için kadın danışma merkezleri ve istihdam ofislerinin kurulması, ücretsiz kreşlerin, etüd merkezlerinin açılması,
  • Yöre halkının sağlıklı ve ucuz gıdaya erişebilmesi için pazarların desteklenmesi, altyapı eksikliklerinin giderilmesi, sosyal marketlerin açılması ve gıda güvenliğinin sağlanması
  • Her yaz daha fazla etkisini gördüğümüz susuzluğa karşı gerekli önlemlerin alınması, Çanakkale ve köylerinin sağlıklı ve temiz suya erişimi için çalışacağım.

Hepimizin özlemi olan demokratikleşmeye, halkın sorunlarına çözüm getirmeye ve eşit yurttaşlık ilkesini hayata geçirmeye yerelden başlayarak ulaşabiliriz. Ben seçilirsem, kadınlar ve doğa savunucuları seçilirse; hem kadınlar, hem doğa kazanır, Çanakkaleliler kazanır, ülkemiz kazanır!

Süheyla Doğan kimdir?

pray
Süheyla Doğan

1957 yılında, Tokat’ın Erbaa ilçesinin Zilhor köyünde doğdu. Lise eğitimini burslu olarak kazandığı Özel İstanbul Amerikan Robert Lisesi’nde, üniversite eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladı.

1980 yılında Ankara’da Limanlar İnşaatı Genel Müdürlüğü’nde Etüd Proje Mühendisi olarak başladığı kariyerine, aynı kurumda araştırma şefi olarak devam etti. 1987 yılında, Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı, Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü, Antalya Serbest Bölge Müdürlüğü’ne geçti ve kontrol mühendisi olarak görev yaptı. 2002 yılında Serbest Bölgelerin bağlandığı Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan Dış Ticaret Uzmanı olarak emekli oldu.

Emekliliğiyle birlikte ekoloji ve kadın çalışmaları yapan sivil toplum örgütlerinde görev yapmaya başladı. ODTÜ Mezunları Derneği Antalya Şubesi, Antalya Çağdaş Eğitim ve Kültür Vakfı, Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi, Antalya Kadın Danışma Merkezi, Nusratlı Köyü Kültür Turizm ve Dayanışma Derneği ve Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nde üyelik, başkanlık ve eş sözcülük görevlerinde bulundu.

Halen kurulmasına öncülük ettiği Nusratlı Köyü Kültür Turizm ve Dayanışma Derneği’nin yürüttüğü çok sayıda ulusal projeyle ödüller aldı, köyde doğal ürünler satış merkezi kurulmasına ön ayak olarak  köy kadınlarının ekonomik olarak desteklenmesine katkıda bulundu.

2007 yılında, Küçükkuyu yakınlarındaki Bahçedere mevkiinde başlayan altın madeni sondajı projesine karşı yöre halkı ile birlikte Kazdağı Koruma Girişimi Grubu’nu kurdu. Projenin  iptal edilmesini sağlayan mücadeleleri sayesinde 2012 yılında Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği olarak kurumsallaştı ve tüm Kazdağları ve çevresine yayıldı. Açılan sayısı 100’ü aşan davalar ile başta altın madeni projeleri olmak üzere tüm ekolojik, kültürel yıkım projelerine karşı bölgenin doğal ve kültürel değerlerinin korunmasında önemli hukuki kazanımlar elde edilmesinde rol oynadı.

Halen Edremit Körfezi’nde örgütlü Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması, ülke çapında örgütlü ve 300’den fazla bileşeni olan Eşitlik İçin Kadın Platformu-EŞİK’in ve Eşitlik İzleme Kadın Grubu- EŞİTİZ’in üyesi.

2002 yılından bu yana Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi, Nusratlı Köyü’nde yaşıyor. Şair ve yazar Mecit Ünal ile evli olan Doğan’ın ODTÜ, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden mezun bir kızı ve 12 yaşında bir torunu bulunuyor.


Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur. Amacı; birlik ve dayanışma temelinde ekoloji mücadelesini yükselterek, daha güçlü şekilde doğayı ve yaşamı savunmaktır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top