Buradasınız
Ana Sayfa > Ekoloji > AKP iktidarının 19 yılında çevre suçlarından 19’u! | Özer Akdemir

AKP iktidarının 19 yılında çevre suçlarından 19’u! | Özer Akdemir

Doğanın sınır tanımaz bir şekilde sermayenin yağma ve talanına açıldığı, ekonomik krizden çıkış yolu olarak doğanın bir meta olarak sunulduğu, kendi burjuvazisini yaratma sürecinde doğal ve kültürel varlıkların belli sermaye gruplarına aktarıldığı politikaların geldiği nokta işte bugünkü karanlığı oluşturdu.

İçinde bulunduğumuz hafta 31 Mayıs- 5 Haziran Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Çevre Günü olarak kabul ediliyor. 2021 yılı Dünya Çevre Günü teması ise “ekosistem restorasyonu” olarak belirlendi. Ekosistem restorasyonu, doğayı sömürmekten iyileştirmeye gitmek için hasarın önlenmesi, durdurulması ve tersine çevrilmesi anlamına geliyor.

AKP’nin iktidara gelmesinden bu yana geçen 19 yılı çevre sorunları ve çevre katliamları açısından değerlendirdiğimizde Türkiye doğası açısından kapkara bir tablo çıkıyor önümüze. Doğanın sınır tanımaz bir şekilde sermayenin yağma ve talanına açıldığı, ekonomik krizden çıkış yolu olarak doğanın bir meta olarak sunulduğu, kendi burjuvazisini yaratma sürecinde doğal ve kültürel varlıkların belli sermaye gruplarına aktarıldığı politikaların geldiği nokta işte bu karanlığı oluşturdu. 19 yılda belli başlı 19 çevre sorununu aktarabileceğiz gazete sayfa sınırlarımız nedeniyle. Yoksa bu rakamın onlarca katı bir envanteri bir oturuşta hiç düşünmeden yazmak mümkün, ne yazık ki!..

Fotoğraf: Fatih Polat/Evrensel

1. DENİZ KÜSTÜ!

Yıllardır çevresindeki kentlerin atıklarının derin deşarj yolu ile boşaltılarak açık kanalizasyon gibi kullanılan Marmara Denizi artık atılan pislikleri “deniz salyası – müsilaj” olarak kusuyor. Deniz küstü!

2. KUZEY OTOYOLU VE HAVALİMANI FACİASI

İstanbul’un orman ekosistemleri son 50 yılda yaklaşık 270 bin hektardan 238 bin hektarlara kadar gerilerken, bu alansal kaybın yaklaşık üçte biri Kuzey Marmara Otoyolu ve havaalanı inşaatı ile gerçekleşti. İstanbul Havaalanının inşası sırasında su birikintisi denilerek 70 kadar göl kurutuldu.

Fotoğraf: Greenpeace

3. TERMİK SANTRALLER VE İKLİM KRİZİ

Türkiye, temmuz 2020 verilerine göre aktif olarak çalışan 33 kömürlü termik santral ile dünya çapında en çok kömürlü termik santrali bulunan 10 ülkeden birisi. Dünyanın 7. en büyük kömür ithalatçısı olan ülkemizde Greenpeace raporuna göre kömürlü termik santraller ve yarattığı çevre kirliliği, her yıl 28 ile 58 bin insanın erken ölümüne sebep oluyor.

4. KAZ DAĞI’NDA 400 BİN AĞAÇ KATLEDİLDİ

Kanadalı Alamos Gold şirketi Çanakkale’nin içme suyu havzası sınırında, Kirazlı köyü Balaban mevkiinde işletmek istediği altın madeni ön hazırlık çalışması için yaklaşık 400 bin ağacı katletti.   

5. ALTIN MADENLERİ: ANADOLU’DA ONLARCA SİYANÜR HAVUZU OLUŞTU

Bergama kapısından köylülerin yıllardır direnişini bastırarak giren altın madencileri ülkenin dört bir yanına yayıldı. Şimdi Erzincan’dan, Balıkesir’e, Niğde’den, Fatsa’ya ülkenin onlarca yerinde siyanürlü atık barajı ve cehennem çukuru var!

Fotoğraf: Korgan köylüleri

6. SULARIN HAPİSHANESİ: HES’LER

686 lisanslı HES projesinin bulunduğu ülkemizde neredeyse her derenin önüne bir, bazen birkaç tane HES yapıldı. Sular borulara ve betonların arkasına hapsedilirken, o derelerin, ırmakların aktığı vadilerde yaşayan milyonlarca canlı ve bir kültür yok ediliyor.

7. YERİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN FELAKET: JES’LER

Aydın başta olmak üzere ülkenin tarım ambarı olan ovalar elektrik enerjisi üretimi için kurulan jeotermal enerji santralleri tarafından adeta istila edildi. Alım garantisi ve teşviklerle yandaş şirketlere önemli bir sermaye aktarımının yaşandığı JES’ler yöre halkları için ise tarımın, toprağın, havanın kirliliği, ana geçim kaynağı olan incir, zeytin ve diğer tarım ürünlerinin bitmesi anlamına geliyor.

Fotoğraf: İnanç Yıldız / Evrensel

8. HASANKEYF ARTIK YOK!

12 bin 500 yıllık Hasankeyf, ömrü 40-50 yıl olacağı belirtilen Ilısu Barajının suları altında bırakıldı. Moğol istilasında bile zarar görmeyen binlerce yıllık kent AKP’nin yağma-talanından kurtarılıp gelecek kuşaklara taşınamadı!

9. NÜKLEER SANTRAL UCUBESİ

Çernobil ve Fukushima kazalarının ardından tüm dünyanın vazgeçtiği nükleer enerjide AKP hükümeti yine kendinden bekleneni yaptı. Mersin’de nükleer santral inşaatı devam ederken, Sinop NGS projesi ise mali sorunlar çözülemediği için durmuş durumda.

10. ORMANLARIMIZ PARÇALANDI, AZALDI

Orman varlığımız kağıt üzerinde artıyor gösterilmesine rağmen gerçekte azaldı. 739 bin hektar büyüklüğündeki orman alanları ormancılık dışı amaçlarla kullanılmak üzere madencilik, enerji, turizm vb. etkinliklere tahsis edildi. Büyük orman alanları, hızla parçalanarak küçük alanlara dönüştürüldü.

11. GÖLLERİMİZ VE SULAK ALANLARIMIZ KURUDU

 Su Politikaları Derneğinin “Doğal göller ve sulak alanlardaki su yönetimi sorunlarımız ve çözüm önerileri” raporuna göre Türkiye’nin neredeyse tüm göl alanları kirlilik nedeniyle doğal dokusunu kaybetti. Doğal göller ve sulak alanlarda su miktarıyla beraber su kalitesi de azalırken, biyolojik çeşitlilik tehdit altına girdi.

12. KURUYAN VE KİRLENEN NEHİRLER

B. Menderes Nehri, Sakarya Nehri ve onlarca nehrimiz kuruma noktasına geldi. İklim krizi kaynaklı kuraklığa, yanlış su kullanımı ve politikaları da eklenince nehirler birer ikişer kuruyor, akabilen nehirler ise kirlilikle boğuşuyor.

13. DİPSİZ GÖL

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dumanlı köyünün Taşköprü Yaylası’ndaki buzul çağından günümüze kadar gelmiş 12 bin yıllık göl dibinde hazine aranması için valilik oluru ile boşaltıldı. Kendisi başlı başına bir hazine olan göl ne yazık ki bir hazine safsatasına kurban edildi.

14. BİTME NOKTASINA GELEN TARIM

AKP’nin iktidar olduğu dönemlerde 2002’de 26 milyon 579 bin hektar olan tarım arazisi 2019’de 23 milyon 94 bin hektara geriledi. AKP döneminde tarım alanlarımız 18 senede yüzde 12.3 azalırken, son 12 yılda çiftçi sayısı yüzde 48 düştü.

15. DEVELİ’DE KANINDA KURŞUN ÇIKAN İŞÇİLER

Kayseri Develi’deki Centerra Gold-Öksüt tarafından işletilen altın madeninde çalışan işçilerin kanlarında yüksek oranda kurşun tespit edildi. İşçiler ücretlerini alamadıkları için günlerce eylem yaptı.

16. SOMA YIRCA’DA KESİLEN 6 BİN 600 ZEYTİN, İŞ CİNAYETİNDE ÖLEN 301 MADENCİ

301 maden işçisinin iş cinayetinde can verdiği Soma’ya birkaç kilometre uzaklıktaki Yırca köyünün tek zeytinlik alanına ikinci bir termik santral yapılmasına köylüler direnişle karşılık verdi. Mahkeme köylüleri haklı bulurken, kararı öğrenen Kolin şirketi gece yarısı nöbet tutan köylüleri döverek 6 bin 600 zeytin ağacını kesti.

Fotoğraf: Muhammet Kaçar/DHA

17. İKİZDERE TAŞ OCAĞI

Rize’nin İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisinde, Cengiz İnşaatın İyidere’de yapmak istediği liman için taş ocağı açmak için çalışmalara başlandı. Taş ocağı İşkencedere vadisine geriye dönüşü mümkün olmayan tahribata neden olacak.

18. BETONA GÖMÜLEN 8 BİN 500 YILLIK SUR KENTİ

Otuz altı uygarlığın yaşadığı yaklaşık 9 bin 500 yıllık Diyarbakır sur ilçesinin üzerinden “Kentsel dönüşüm felaketi” geçti.  TMMOB Sur raporuna göre ilçenin 6 mahallesinde bulunan 47 tescilli kültür eserinin izi dahi kalmadı!  Tescilli yüze yakın yapının ağır hasarlı olduğu ilçenin üzerine betondan küçük, kutu kutu evler inşa edildi.

Fotoğraf: Özer Akdemir

19. CENGİZ CERATTEPE’YE NASIL ÇIKTI?

Artvin Cerattepe Kafkasör Yaylası’nda işletilmek istenen altın madenine karşı 30 yıl direnen halkın direnişi 7 ilin polisi ve jandarmasının sert müdahalesi ile kırıldı. AKP’nin palazlandırdığı Cengiz Holdingin iş makineleri Cerattepe’ye polis-jandarma korumasında çıktılar ve talana başladılar. 

Evrensel

Özer Akdemir
Evrensel Gazetesi yazarı. 1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top