Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > “Saros da ölmeden liman inşaatını durdurun” | Özer Akdemir

“Saros da ölmeden liman inşaatını durdurun” | Özer Akdemir

Saros Körfezi’nde hukuksuz bir şekilde devam eden doğalgaz liman ve boru hattı inşaatı için yapılan imar planlarının yürütmesinin durdurulması istendi.

Saros Körfezi çevresinde yaşayan yurttaşların Botaş tarafından körfezde devam doğalgaz limanı ve boru hattı inşasına karşı hukuki mücadelesi devam ediyor. Bilirkişi raporlarında olumsuz görüş verilmiş olmasına rağmen devam eden liman inşaatının Saros’un ölümü olacağını ileri süren yurttaşlar, Edirne İdare Mahkemesine projenin imar planlarının yürütmesinin durdurulması için başvurdular. Yurttaşlar başvuru dilekçesinde Marmara Denizinde yaşanan müsilaj felaketine dikkat çekerek; “Bir kaç yıl sonra oluşacak kirlilik nedeniyle Bakanlık Saros Acil Eylem Planı açıklayacağına, Saros Körfezine zarar vereceği kanıtlanmış bu projeyi derhal iptal etmelidir” dediler.

“EK BİLİRKİŞİ RAPORU DA HAKLILIĞIMIZIN BİLİMSEL KANITIDIR”

Trakya Platformu Sözcüsü Av. Bülent Kaçar tarafından mahkemeye sunulan dilekçede, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile  BOTAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada verilen ek bilirkişi raporunun davalarının haklılığını bilimsel olarak kanıtladığı belirtildi. Kaçar, hazırlanan ek raporun ve ondan önceki bilirkişi raporunun da projenin imar planlarının, Planlama Hukukuna, Kıyı Kanununa, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Yönelik Yönetmeliğe, Saros Körfezi Kültür ve Turizm Geliştirme Bölgesi mevzuatına, Tarım ve Orman mevzuatına, Üst Ölçekli Çevre Düzeni Planlarına aykırı olduğunu kesin ve bilimsel kanıtlarla ortaya koyduğunu dile getirdi.

FSRU LİMANI SAROS’UN ÖLÜMÜ İÇİN İLK DARBE OLACAKTIR

Bölgedeki yurttaşların tapulu arazilerinde, denizel ortamda ve kıyı alanlarında hafriyat ve inşaat çalışmalarının halihazırda devam ettiğini belirten Kaçar, bu nedenle korunması zorunlu olan Saros Körfezi Kıyı Kuşağı, Tarım  ve Orman Alanlarında telafisi imkansız zararlar doğduğunun altını çizdi. Kaçar, “bu kamusal ve ekolojik zararların daha fazla artmaması için öncelikle ve ivedilikle sayın Mahkemece Yürütmenin Durdurulması kararı verilmesini talep ediyoruz” dedi. Marmara da yaşanan müsilaj felaketi ve denizin çevresindeki limanlarının ve diğer atıkların denize boşaltılması arasındaki ilişkiye dikkat çeken kaçar, “Saros FSRU projesinin gerçekleşmesi de Saros Körfezinin ölümü için vurulan ilk darbe olacaktır. Bir kaç yıl sonra oluşacak kirlilik nedeniyle Bakanlık Saros Acil Eylem Planı açıklayacağına, Saros Körfezine zarar vereceği kanıtlanmış bu projeyi derhal iptal etmelidir. Marmara Denizinin ve Aliağa Körfezinin bu günkü öldürülmüş hali Saros Körfezinin geleceği olmamak zorundadır” dedi.

“DEVLET CİDDİYETİNİN OLMADIĞI BİR PROJE BU”

Danıştay 6. Dairesinin kararında “Enez Dalyan Gölünden Evreşe Ovası kıyısına kadar uzanan kuzey Saros Körfezi kıyı kuşağının doğal yapısı ve içerdiği ekolojik çeşitliliğin korunması’ gerekmektedir” denildiğinin aktaran Kaçar, üst ölçekli planlarda alanın deniz yönünde herhangi bir şekilde iskele inşaatına olanak sağlayacak bir kullanıma yer verilmediğinin altını çizdi. Kaçar; “Saros FSRU İskelesi ve yardımcı tesisler bölgede bağlantısız ve ilişkisiz bir şekilde tepeden inme karar ile bölgeye konumlanmış bir varlık haline gelmektedir. Planlamaya konu projenin planlaması da ÇED süreci de hukuksuz olup halkın itirazlarının görmezden gelindiği, bilimsel uyarıların devlet ciddiyetinde yer bulamadığı bir projedir” dedi.

SAROS ADALET BEKLİYOR!

Uluslararası Sözleşmeler ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2006 ve 2010 yıllarında kabul ettiği özel koruma statüleri gereği Saros Körfezinin Bakanlık tarafından mutlak korunması gerektiğine işaret eden Kaçar, “Saros Körfezinde yaşayan, tarım yapan halk artık Saros’a adalet bekliyor. Saros körfezinde kıyı kuşağına, deniz içine, tarım ve orman alanlarıyla, canlı yaşamına büyük darbeler indirmeye devam eden Saros FSRU projesinin hukuksuz imar planlarının acilen Yürütmelerinin Durdurulmasını talep ediyoruz” dedi.

Evrensel

Özer Akdemir
Evrensel Gazetesi yazarı. 1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top