Buradasınız
Ana Sayfa > Ekoloji > Fazıl Say bu kez Kazdağları ve doğa için konser verdi

Fazıl Say bu kez Kazdağları ve doğa için konser verdi

Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say, madencilik faaliyetleri nedeniyle tehdit altında bulunan Kaz Dağları’yla dayanışma amacıyla 18 Ağustos Cumartesi günü Kaz Dağları’ndaki orman için onbinlerce yurttaşın izlediği bir konser verdi. Say, “Yaşamdan ve yaşatmaktan yana olmalıyız” dedi.

Sanatçı Fazıl Say, Kirazlı-Balaban mevkiinde devam eden doğa katliamı ve altın madeni faaliyeti için başlatılan Su ve Vicdan Nöbeti’ne katılarak Çanakkalelilere muhteşem bir konser verdi. Sanatçı Say, Çanakkale’den ve çeşitli illerden binlerce vatandaşın katıldığı konserde Kazdağları için bestelediği “Kazdağları Marşı”nı ilk kez paylaştı.

Madencilik faaliyetleri nedeniyle büyük tehdit altında bulunan Kazdağları civarında, Kirazlı-Balaban mevkiinde Kanadalı şirket Alamos Gold’un yerli taşeronu Doğu Biga Madencilik tarafından doğa katliamı ve altın madeni faaliyeti devam ediyor. Çanakkalelilerin yıllardır mücadele verdiği altın madeni faaliyeti nedeniyle Çanakkale Belediyesi ve Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi tarafından Su ve Vicdan Nöbeti başlatıldı. 26 Temmuz tarihinde başlayan nöbet günden güne katlanarak devam etti. Şehir dışından gelen vatandaşların da destek verdiği nöbet alanı dün, Dünyaca ünlü sanatçı Fazıl Say ile şenlendi. Su ve Vicdan Nöbeti’ne katılarak mücadeleye destek veren Say, nöbet alanında muhteşem bir konser verdi. Sanatçı Say, konserde Kazdağları için bestelediği ‘Kazdağları Marşı’nı da ilk kez çaldı. Say, ayrıca geçtiğimiz yıl 2018 Troya Yılı için bestelediği Truva Sonatını da izleyicilerle yeniden paylaştı. Ünlü piyanist yaptığı konuşmanın ardından, Mozart, Chopin, Beethoven ve Erik Satie gibi ünlü bestecilerin eserleri de çaldı. Say, kapanışı ise konseri izlemeye gelen on binlerle birlikte İzmir Marşı ile yaptı. Fazıl Say’ın konseri katılımcılardan büyük alkış aldı. Çanakkale başta olmak ülkenin çeşitli yerlerinden hem Su ve Vicdan nöbetine destek vermek hem de Fazıl Say’ı dinlemek için gelen on binlerce kişinin katıldığı konser, büyük yankı uyandırdı.

KAZ DAĞLARI’NIN TALANINA KARŞI ÇEYREK ASIRDIR MÜCADELE VERİLİYOR

Konser öncesi konuşma yapan İda Dayanışma Derneği üyesi Hicri Nalbant, Kaz Dağları’nda dünyanın en kirli sanayilerinin kurulmak istendiğine dikkat çekti. Nalbant, “Çanakkale’de Kaz Dağları’nın talanına karşı çeyrek asırdır mücadele veriliyor. 60’tan fazla dava açılmış ve mücadelede kesinlikle şiddette başvurulmamıştır. Buradan doğa mücadelesi veren Salda Gölü’ne, Munzur’a, Murat Dağı’na selam olsun. Fazıl Say’ın şahsında bize destek olan tüm sanatçılara selam olsun” ifadelerini kullandı.

BELEDİYE BAŞKANI ÜLGÜR GÖKHAN: TOPRAKLARIMIZ ÖZEL İZİNLERLE, TEŞVİKLERLE EMPERYALİSTLERE TESLİM EDİLİYOR

Konser öncesi Su ve Vicdan Nöbeti’ne katılanları selamlayan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “Homeros İlyada’da tanrıların savaşı Kaz Dağları’ndan izlediğini yazar. Dünyanın en önemli efsanelerine ev sahipliği yapmış bir alandasınız. Yeryüzünde savaşlar bitmiyor; insanın insanla, doğayla savaşı dinmiyor. Savaş her zaman topla tüfekle de gelmiyor; topraklarımız özel izinlerle, teşviklerle emperyalistlere teslim ediliyor. Atamızın çoban ateşini yaktığı yerin hemen karşısında yıllar sonra yine toprağımızı korumak zorunda kalıyoruz. Bir karış toprağını vermemek için can verenlerin abideleştiği bu kutsal topraklarda altımız oyuluyor ama buna sessiz kalmıyoruz. Altımıza dinamit yerleştiriliyor, bir neslin, birkaç neslin geleceği karartılıyor” dedi.

Doğa mücadelesinin uzun yıllardır sürdüğünü belirten Başkan Gökhan, “12 yıldan buyana mitolojinin efsanevi dağı Bin Pınarlı İda (Kaz Dağları) ve son olarak da tek içme ve kullanma suyu kaynağımız Atikhisar Barajı Havzasında bulunan Kirazlı bölgesinde süren altın madeni arama ve işletme faaliyetlerine karşı sivil toplumla, duyarlı yurttaşlarla büyük mücadeleler verdik, vermeye devam ediyoruz. Burada ağacıyla, suyuyla, toprağıyla, börtü, böceği, kurdu, kuşuyla bir ekosisteme tecavüz ediliyor. Ne için? Üç kuruşluk altın için. Altın nedir? Ne işe yarar? Yenir mi? İçilir mi? Altımızı oyup, altınımızı alacak olanlardan başka bu işten karlı çıkacak kimse yok. Ülkemizin, şehrimizin, yöre halkının yararına bir zenginleşme yok bu işte. Üstelik fay hatlarının üzerinde kurulmuş, deprem bölgesinde olan bir şehrin göbeğinde yapılıyor bu işler. Resmen altımıza dinamit yerleştiriliyor, bir şehrin, birkaç neslin geleceği yok ediliyor” dedi.

“KAZ DAĞLARI’NDAN YÜKSELEN ÇIĞLIĞI SEVGİLİ FAZIL SAY DA DUYDU”

Başkan Gökhan, “İlk günden beri Su ve Vicdan Nöbeti alanımıza ülkemizin dört bir yanından konuklar geldi, sanatçılar, siyasetçiler, ulusal ve uluslararası çok önemli yayın kuruluşları bizi ziyaret etti, direnişimize destek verdi, sesimizi dünyaya duyurdu. Yaşam alanımızda ve pek çok başka yerde yaşanan doğa tahribatlarını gören vicdan sahipleri, ulusal ve uluslararası kamuoyunda tanınırlıkları yüksek pek çok sanatçı yanımızda yer aldı, bundan çok mutlu olduk… Atatürk’ün ‘Alnında ışığı ilk hisseden insan’ olarak tanımladığı, bu topraklardan beslenen sanatçılara da bu yakışırdı. Sevgili Fazıl Say da duydu Kazdağları’ndan yükselen çığlığı. ‘Doğaya sahip çıkmak, yaşama sahip çıkmak, binlerce yıllık derin tarihimize sahip çıkmak söz konusu ise, ben de orada olmalıyım’ dedi ve bana ulaştı. ‘Sessizliğin ve sükûnetin hâkim olduğu bir ortamda doğaya bir orman konseri vermek isterim’ dedi. Bu muhteşem teklifi ve doğaya ithaf edilecek Kazdağları Marşı müjdesini büyük mutluluk ve gururla karşıladık. ‘Kazdağları Hepimizin’ diyerek, tüm insanlığa ve canlı yaşamına ait bu değerlerin korunmasına ilgi çekmek için bugün aramızda olan, onur kaynağımız Sevgili Fazıl Say’a tüm doğa dostları adına ‘hoş geldiniz’ diyorum” dedi.

“BUGÜN TÜRK HALKIYLA GURUR DUYDUM”

Büyük alkışlarla sahneye gelen Fazıl Say, “Doğayı korumak için bu kadar büyük bir kalabalık olması, bu kadar aydın insanların bir araya gelmesi beni çok heyecanlandırdı ve mutlu etti. Gurur duydum Türk Halkıyla bugün. Aslında Kazdağları için başlatılan kampanya için ilk günden itibaren burada bulunanlara, doğayı savunanlara da bir teşekkür etmek isterim. Onlar hepimizi yüreklendirdiler, bu konserin gerçekleşmesine de ilham kaynağı oldular. Bu gezegende insanlar olarak, bitkilerle, hayvanlarla hep beraber gelecek için bir şeyler bırakmak istiyorsak korumak zorundayız. Yaşatmaktan ve yaşamaktan yana olmalıyız” dedi.

Kazdağları’ndaki direnişle dayanışma için gelen onbinlerce kişinin huzurunda, mücadeleye destek amacıyla konser veren dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say, notaların yaşam ve tüm canlılar için, Kazdağları’ndaki ağaçlar için bu kez ses vereceğini söylerken, “Bu ağaçlar, bu kuşlar Chopen’i, Betthoven’i, Mozart’ı mutlaka dinlemeli” dedi. Vicdan ve Su Nöbeti’ndeki direnişçiler ile Kazdağı’ndaki doğa tahribatına karşı mücadele veren yurttaşlara seslenerek “Sizler bu konsere ilham verdiniz. Gelecek için bir şey bırakmak istiyorsak, yaşamdan ve yaşatmaktan yana olmalıyız” diyen Say, konserinde ayrıca Mozart’ın Türk Marşı adlı bestesinden başka, kendi bestesi olan Jazz Efe sonatı ve Kaz Dağları için bestelediği marşı da çaldı.

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur. Amacı; birlik ve dayanışma temelinde ekoloji mücadelesini yükselterek, daha güçlü şekilde doğayı ve yaşamı savunmaktır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top