Buradasınız
Ana Sayfa > Bildiriler > Ekoloji Birliği, MUÇEP ve köylü yurttaşlar Yatağan Termik Santrali için sembolik kapatma töreni yaptı

Ekoloji Birliği, MUÇEP ve köylü yurttaşlar Yatağan Termik Santrali için sembolik kapatma töreni yaptı

Ekoloji Birliği, Muğla’da MUÇEP‘in ev sahipliği ile gerçekleştirdiği Ege Bölge Toplantısı’nın ikinci günü 26 Ocak’ta Yatağan termik santrali önünde yapılan basın açıklaması ve protesto eyleminin ardından Turgutlar köyüne yapılan alan ve keşif gezisi ile saat 17.00de sona erdi. Aldığı geçici faaliyet belgesi ile çalışmayı sürdüren Yatağan Termik Santrali önünde MUÇEP ve köylü yurttaşların katılımıyla yapılan protesto eyleminde santral için sembolik kapatılma töreni de düzenlendi.

Yatağan ilçesinde bir araya gelen eylemciler,  devlet tarafından verilen geçici izin belgesi ile çalışmasına devam eden Yatağan Termik Santrali‘ni protesto etti. 40 yıla yakın süredir faaliyet gösteren santralin, bölgede yaşayan 45 bin kişinin erken ölümüne sebep olduğunu söyleyen aktivistler santral için sembolik bir kapatma töreni düzenledi.

Gerekli çevre yatırımlarını yapmayan santrallere 2,5 yıl daha uzatma verilmesini öngören yasa tasarısının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından veto edilmesinin ardından 1 Ocak tarihinde 5 santral tamamen, 1 santral ise kısmi olarak mühürlenmişti.  Geçici faaliyet belgesi alarak çalışmaya devam eden altı santralden birisi ise Yatağan Termik Santrali olmuştu.

Yatağan’da yaşayan ve uzun yıllardır santralin kapatılması için mücadele veren halk çevre mevzuatlarına uygun olmayan bu santralin de kapatılmasını talep ediyor.  Ekoloji Birliği tarafından düzenlenen eyleme Muğla Çevre Platformu, CHP Muğla Milletvekili Suat Ozcan’ın yanı sıra Yatağan’da yaşayan yerel halk da destek verdi. Basın açıklamasında “temiz hava haktır” ve “Muğla cennettir, cennet kalacak” şeklinde sloganlar da atıldı.

“Mahkeme kararı uygulanmadı”

Ekoloji Birliği adına basın açıklamasını okuyan Süheyla Doğan, Yatağan Santrali’nin Muğla’daki Yeniköy ve Kemerköy termik santralleriyle birlikte 1996 yılında Aydın İdare Mahkemesi tarafından kapatılmasına karar verildiğini hatırlattı. Doğan, Danıştay’ın da onadığı kararın uygulanmaması sebebiyle 2005 yılında AİHM tarafından da kapatılma kararı verildiğini ancak bu kararın da uygulanmadığını söyledi.

‘45 bin erken ölüme sebep oldu’

Yapılan basın açıklamasında santralin “Ekolojik ve toplumsal açıdan bir felaketin sorumlusu ve hukuk açısından utanç vesilesi” olduğu vurgulanarak, santralin verdiği zararları şu şekilde sıralandı:

“Bu santral;

  • Eskimiş teknolojisi ve çevreye yaydığı kirlilikle, işletildiği 35 yılı aşkın sürede yörede yaşayan 45 bin insanın erken ölümünün asli sorumlusu olan,
  • Ekonomik ömrünü doldurmuş olması nedeniyle de kapatılması gerekmesine rağmen 5 yıl önce özelleştirilen ve işletilmeye devam eden,
  • Besleyen kömür ocaklarının Yatağan’da 4 köyün yerinden edilmesine, bu köylerde yaşayan insanların yaşama, barınma, geçinme haklarının ellerinden alınmasına yol açan;
  • İşletmeye devam edilirse kömür maden ocaklarıyla Yatağan’da toplam 27 köyün boşaltılmasına yol açacak olan,
  • Yaklaşık 40 yıldır işletilmesine rağmen çevre izin ve lisanslarına sahip olmayan, sanki yeni işletmeye alınmış gibi, devlet tarafından geçici işletme izni verildiği açıklanıp kapatılmayan,
  • Hukuksuzluğun bir örneği olarak ÇED sürecinden muaf olduğu kabulüyle işlem yapılan; açıkça kanuna aykırı biçimde zeytinlikleri yok eden,
  • Yol açtığı ekolojik ve toplumsal yıkıma, açık hukuksuzluğuna rağmen, sadece varlığı, işletilmeye devam etmesi nedeniyle devletten, yani hepimize ait kaynaklardan 2018 yılında 70.140.651,43 TL, 2019 yılının 11 ayında 103.011.849,26 TL, toplam 173.152.500,69 TL kapasite desteği alan; 2020 yılında da alacağı açıklanan bir santraldir.

‘Kırk katır mı, kırk satır mı?’

Açıklamasının devamında kapatılan altı santralde işçilerin bir anda işten çıkarıldığını söyleyen Doğan, santrallerin kapatılmasının yükünün yöre insanlarına ödetilmeye çalışıldığını söyledi. Doğan, “Çalışanlar, emekçiler, köylüler, “Kırk katır mı, kırk satır mı?” açmazıyla; geçimini kaybetmekle, açlıkla yüzyüze bırakılıyor. Ülkemizde ve dünyada sıkça rastlanan durum, fosil yakıt sektörünün var olduğu çevrede ana geçim kaynağı haline gelmesi ve tüm alternatif yaşam biçimlerini bilinçli olarak yok etmesidir” dedi

‘Hem sağlıklı kalmak, hem çalışmak mümkün’

“Devlet politikalarının önümüze koyduğu şey, ya bu Santralde çalışarak sağlığını, hayatını kaybetmek, ya da işsiz kalarak açlığa mahkûm olmaktır” diyen Doğan, çalışanların hem sağlıklarını, hayatlarını korumaları; hem de işsiz kalmadan çalışmaya devam etmelerinin mümkün olduğunu söyledi.

Devletin 2019 yılında elektrik santrallerine 2 milyar Lira ödediğini hatırlatan Doğan, bu paranın 20 bin işçinin yıllık ücretini ödemeye yeteceğini söyledi. Açıklamada ek olarak bu bütçe ile ekolojik ve toplumsal yıkıma yol açan santrallerin bir adil geçiş süreciyle kapatılması için yeni yatırımlar yapılmasına ve sağlıklı iş olanakları yaratılmasına yeterli olacağı belirtildi. Doğan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Kırk katıra da kırk satıra da mecbur değiliz. Bu nedenle doğayla, bitkilerle, hayvanlarla barışık; ülkeyle, insanlarla dost olan bizler, yarattıkları karbon salımları nedeniyle içinde bulunduğumuz iklim krizinin başlıca nedenlerinden biri olan termik santrallerden birini; Yatağan Termik Santrali’ni kapatıyoruz. “

Yukarıdaki karede Ekoloji Birliği basın açıklamasını izleyen işçiler, aşağıdaki karede topluca slogan atarak yaptıkları kısa yürüyüş sırasında.

Santralde çalışan işçilerin anlamlı eylemi

Bu arada basın açıklamasından sonra gerçekleştirilen sembolik kapatma eyleminin ardından eylemciler ayrılmak üzereyken, ilginç bir gelişme daha yaşandı. Ekoloji Birliği ve MUÇEP tarafından santralde çalışan işçiler de basın açıklamasını izlemek üzere davet edilmiş, yapılacak basın açıklaması metninin bir örneği işçilerin sendika temsilcisine de verilmişti. Bu nedenle yapılan basın açıklamasında, işçi haklarına ve tesislerde çalışan işçilerin sağlık koşullarına ilişkin bazı mesajlar da verilerek, işçi haklarına ve emeği ile geçinenlere yine ekoloji mücadelesi verenler ve Ekoloji Birliği tarafından sahip çıkıldığı vurgulandı.

Basın açıklaması sonrası sembolik kapatma eyleminin gerçekleştirilmesinin ardından eylemciler ayrılmak üzereyken, eylemcileri izleyen işçilerin bu arada kendi aralarında toplanmaya başladıkları görüldü. Bir kaç dakika içinde aniden hareket eden işçiler, toplu halde slogan atarak santral alanı içinde kısa bir yürüyüş gerçekleştirdi. Edinilen bilgilere göre; eylemci işçiler yaptıkları kısa yürüyüş sırasında santral tesislerinde kendilerine dayatılan çalışma koşullarını protesto eden sloganlar attılar.

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top