Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > Artvin’de HES şirketi, inşaat için koronavirüs salgınını fırsat bildi

Artvin’de HES şirketi, inşaat için koronavirüs salgınını fırsat bildi

Artvin Yusufeli’de Erarı Elektromekanik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, köylülerin tepkisi nedeniyle 6 yıldır yapamadığı HES inşaatı için koronavirüs salgınını fırsat bilerek harekete geçti.

Doğa düşmanı projelerini halkın tepkileri nedeniyle yaşama geçiremeyen şirketler, koronavirüs salgınını fırsata çevirmeye devam ediyorlar. Artvin Yusufeli’nde Yaylalar (Hevek) ve Demirdöven (Zamman) köylerinin ortak merası olan arazide Hevek Çayı üzerinde HES yapmak isteyen Erarı Elektromekanik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, köylerin tepkileri nedeniyle yıllardır yapamadığı santral için karantina günlerinde harekete geçti. Derede şantiye inşaatı faaliyetlerine başlayan şirkete köylüler tepki gösterirken, HES ile ilgili açılan davaların ise hâlâ sürdüğü öğrenildi.

KÖYLÜLER 2015 YILINDA HES’E ENGEL OLMUŞTU

Artvin ili Yusufeli ilçesi Demirdöven Köyü sınırları içerisinde yapımı planlanan Damla HES ve Regratörü projesine yörede yaşayan Demirdöven, Yaylalar ve Altıparmak köyleri yıllardır karşı çıkıyorlar. 2014 yılında bölgeye gelen ve 2015 yılı Ocak ayında HES için şantiye kurma çalışmalarına başlayan Erarı Elektromekanik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin çalışmaları köylülerin direnişi ile karşılaşmıştı. Şantiye alanında toplanan yaklaşık 500 köylü işletme binalarının yapımını engel olmuştu. Şirketin pasa sahası ile ilgili meraların kiralanmasına karşı köy muhtarlıkları tarafından davalar açılırken, pasaların dökümüne Yaylalar köylüleri kamyonları taşlayarak engel olmuşlardı. Köylülerin kararlı direnişi sonrası şirket yaz aylarında araç gereçlerini alarak bölgeyi terk etmişti. Yaylalar köyünün HES’e karşı açtığı dava, yerel mahkemece reddedilmesine karşı Danıştay’a taşındı ve halen sürüyor.

HES’e karşı 5 yıl önce yapılan eylem | Fotoğraf: İsmail Bayram

KÖYLÜ MERAYI ŞİRKETE YEDİRMEDİ

2019 yazında daha önce Demirdöven halkı tarafından açılan ve zaman aşımından dolayı reddedilen dava da köylüler tarafından Anayasa Mahkemesine taşınırken, AYM davanın tekrar görülmesine karar verdi. 28 Haziran 2019’da bölgede yapılan bilirkişi keşfinde köylülerin aleyhine verilen rapora hukukçular “Önceki mahkeme de bilirkişi raporu ile çeliştiği” için avukat itiraz ettiler. Rize İdare Mahkemesi bu itirazı da reddederken dava Danıştay’a taşındı. Bu arada Yusufeli Orman Müdürlüğü’ne HES şantiyesi, beton santrali vs gibi işletmeler için başvuran şirkete Bakanlıktan iki tesis için ‘olur’ geldi. Şirket bu ‘olur’un ardından Milli Emlak’a ait bir arazinin kiralanması için müracaat ederken ihaleye köylüler de girip kazandı. Hazine arazilerini köylülerin müdahalesi nedeniyle kiralayamayan şirket şantiye kurma alanı olarak özel şahıslardan arazi kiralama yoluna gitti.

HALKIN DIŞARI ÇIKAMAMASINI FIRSAT BİLDİLER

Tüm ülkede koronavirüs salgın ile ilgili önlemlerin en üst düzeyde alındığı ve halka mecbur kalmadıkça sokağa çıkmayın uyarılarının yapıldığı bir süreçte HES şirketi kiraladıkları arazide şantiye çalışmalarına başladı. Yusufeli Kaymakamlığına bir dilekçe ile başvuran köylüler, şirketin mevsim koşulları ve virüs salgını nedeniyle köyde az sayıda insan bulunmasından yararlanmak istediğini belirterek şunları dile getirdiler:

“Küresel pandemi koronavirüsle mücadele ettiğimiz bu dönemde halkın dışarı çıkamamasını fırsat bilen girişimci şirket tarafından bölgeye şantiye kurma ve çalışma yapmak için faaliyetler devam etmektedir. Bu duruma yörede yaşayan insanlar şiddetle karşı çıkmaktadır. Köylerimizde arazisi ve evleri olup ülkemizin değişik illerinde yaşayan köy halkı da bu projeye karşıya çıktığından şantiyenin kurulmasını ve çalışmaların engellemesi amacıyla bu bölgede toplanmak için harekete geçmiş bulunmaktadır. Bu durumda firmanın ülkede giderek yaygınlaşan korona virüsü salgınını dahi önemsemedikleri halkın bir araya gelip hakkını aramasını önemsemediklerini ve halkın bir araya gelmesi halinde toplum sağlığının açıkça tehlikeye düşürdüklerini bilerek önemsemedikleri açık ve nettir. Bu sebeple girişimci şirketin bu karantina döneminde hala tahrik edecek şekilde yaptığı  şantiye kurma ve çalışma yapma girişimlerinin önlenmesi için gerekli hususlarda talimat ve emirlerinizle Demirdöven Köyü, Yaylalar Köyü ve Altıparmak Köyü halkı olarak destek ve yardımlarınızı rica ederiz.”

“BİZ CANIMIZLA UĞRAŞIRKEN…”

Sosyal medya hesaplarında HES çalışmalarına tepki gösteren köylüler şunları yazdılar:

“Her akşam, kaç insanımız öldü kaç insanımız şu illeti (covid-19) atlattı diye meraklanırken bir de ne görelim; derelerimize HES yapmak isteyen firma HES’i başlatmak için girişime başlamış. Biz canımızla uğraşıp eve kapanınca fırsat bulan HES yapım şirketi Artvin Yusufeli Demirdöven ve Yaylalar köyünde HES yapmak üzere şantiye kuruyor. YALAN, TALAN hızla devam ediyor. Biz köylüler doğamızın yok edilmesini kınıyoruz. Bu aymazlığı hep birlikte protesto ediyoruz. Yaylalar köyü ve Demirdöven köyü halkı bu yanlış projenin karşısında tek vücut hareket ediyor. Gel gör ki ülkemizin bu özel günlerini fırsat bilen firma alandaki insan sayısını fırsat bilerek ve halkın sağlığını tehlikeye atarak şantiye kurma çalışmalarına başlamıştır”.

Özer Akdemir
Özer Akdemir
1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top