Buradasınız
Ana Sayfa > Bileşen Etkinlikleri > Akbelen Ormanı’ndan müdahaleyle çıkarılan köylüler: Limak’ı değil ormanı koruyun | Özer Akdemir

Akbelen Ormanı’ndan müdahaleyle çıkarılan köylüler: Limak’ı değil ormanı koruyun | Özer Akdemir

Muğla Milas’ta Akbelen Ormanı’nda nöbet tutan köylüler ve yaşam savunucularına jandarma müdahale etti, yurttaşlar sürüklenerek alandan çıkarıldı. Köylüler Akbelen’i terk etmemekte kararlı.

Muğla‘nın Milas İlçesi İkizköy yakınındaki Akbelen Ormanı’nın Limak Holding’e ait Yeniköy-Kemerköy termik santrallerine kömür temini için kesilmesine karşı haftalardır nöbet tutan köylülere jandarma gece yarısı müdahale etti. Jandarma alanda çadır kurup nöbet tutan köylüleri ve yaşam savunucularını sürükleyerek dışarı çıkarırken, yaklaşık 30 kişilik grubu Milas-Ören karayolu kıyısına iteledi. Geceyi karayolu kıyısındaki bir tarlada geçiren köylüler Akbelen Ormanı’nı terk etmeyeceklerini söyledi. Daha yeni yangınlarla binlerce dönüm orman arazisinin kaybedildiğini hatırlatan köylüler, devletin Limak’ı değil ormanları koruması gerektiğini belirtti.

Köylülere Muğla, Denizli, Bodrum, Milas gibi yakın yerlerdeki yurttaşların yanı sıra, Ekoloji Birliği bileşenleri ve Kazdağı’ndan yaşam savunucuları da desteğe gitti. Geçtiğimiz günlerde Milas’taki yangınları önleme bahanesiyle şirket çalışanları tarafından Akbelen Ormanı’nda 100’e yakın ağaç kesilmişti. 

KÖYLÜYÜ KENDİ TARLASINDAN SÜRÜKLEYEREK ÇIKARDILAR

Pazartesi günü sabah saatlerinde Milas Kaymakamı alana gelerek Bakan’ın söz verdiğini ve orman kesimi yapılmayacağını, Muğla Valiliğinin yangınlar nedeniyle ormana girişlerin yasaklandığına dair kararını ileri sürerek yaşam nöbeti tutanlardan alanı terk etmelerini istedi. Köylüler bulundukları tarlanın özel mülkiyet olduğunu ve orman alanı dışında bulunduğunu belirterek nöbet yerini terk etmeyeceklerini söylediler. Gece yarısı saat 24.00 sularında onlarca jandarma alanı kuşatarak on dakika içinde bölgenin terk edilmesini aksi takdirde zorla çıkarılacaklarını söylediler. Köylülerin alanı terk etmemesi üzerine jandarma yaklaşık 30-40 kişiyi zorla, bazılarını sürükleyerek Milas-Ören karayolu kıyısına kadar itelediler.

Müdahaleye sert tepki gösteren köylüler kendi tapulu tarlalarından jandarma tarafından bu şekilde sürüklenerek çıkarılmalarının hukuksuz olduğunu söylediler. Tarlanın sahibi, “Bizi köpek leşi gibi sürükleyip attılar. Yazıklar olsun bu devlete!” diye tepki gösterirken, jandarma müdahalesi sırasında moraran kolunu gösteren başka bir köylü kadın da “buralar bizim topraklarımız, buralarda biz çalışarak bu hale getirdik. Bizi bu hale koyanların anne balaları da bizim gibi olsun” diye beddua etti.

ŞİRKETİ DEĞİL ORMANI KORUYUN

Jandarma Akbelen Ormanı girişinden nöbet alanına giden yolu kapatırken, köylüler jandarmaya “Sizler bizim çocuklarımızsınız. Sizin bizim yanımızda olmanız lazım. Bizim çocuklarımız da yarın sizin gibi askere gidecek” diye tepki gösterdi. Orman yangınlarının dumanı tüterken Limak’a ait şirketin Akbelen’i de yok etmek istediğini belirten köylüler, devletin ormanı değil şirketi korumasına “Şirketi değil bizi koruyun, ormanı koruyun” diye tepki gösterdiler.

Jandarman barikatının arkasında oturmak için ısrar eden Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Süheyla Doğan ve Ekoloji Birliği Kadın Meclisinden Füsun Kayra’yı tartaklayarak kurdukları barikatın önüne itelerken, kısa süreli bir arbede yaşandı. Jandarmanın zaman zaman tavrını sertleştirdiğini belirten Süheyla Doğan, köylülerin ise mücadelede aynı kararlılıkta ve öfkeli olduklarını söyledi. İkizköy Direniş Komitesinden Deniz Gümüşel, kendilerine destek için ülkenin birçok yerinden yaşam savunucusunun bölgeye geldiğini ya da yolda olduğunu söyledi.

NÖBET ALANINA JANDARMA YERLEŞİYOR

Kazdağı Doğal Varlıklarını Koruma Derneğinden Ayhan Acar, jandarmanın bölgeye yoğun bir yığınak yaptığını ve köylülerin nöbet tuttuğu alanda kamp kurduklarını belirterek, “O bölgeye seyyar karakol kuracaklar sanırım. Erzak, alet edevatlarını getirdiler. Mavi bereliler bile gelmiş” dedi.

Bölgede gergin bekleyiş devam ediyor.

VALİ: NÖBET ALANINI İKİZKÖY’E TAŞIYIN

Gece yarısından itibaren CHP Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin ve Suat Özcan da köylülere destek için alana gitti. Öğle saatlerinde alana gelen Muğla Baro Başkanı Cumhur Uzun da durumu vali ve alay komutanı ile görüştüklerini belirterek, alanda nöbet tutan köylüler ve diğer yaşam savunucularının nöbetlerine yakın bir köyde (muhtemelen İkizköy) devam etmeleri, öte yandan orman kenarında da Muğla Barosundan iki avukat ve köylülerden temsilcilerin her gün nöbet tutması konusunda bir görüş birliğine varıldığını söyledi.

Valinin ve alay komutanının mahkeme sonuçlanana kadar ormandan ağaç kesiminin durdurulması konusunda talimat verdiklerini aktaran Uzun, “Güvenlik açısından kalabalık bir şekilde orman kenarında nöbetin sakıncalı olacağını ancak belli bir sayıda kişinin alanda nöbet tutarken, diğerlerinin köyde konuşlanabileceğini söylediler. Destek için gelenler de ormandaki nöbeti ziyaret edip köye gelebilecekler” dedi.

NE OLMUŞTU?

Tarım ve Orman Bakanlığı, Akbelen Ormanı’nı Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine kömür temin etmek için Limak Holdingin YK Enerji şirketine verdi. 2018’de bölgedeki kömür madenlerinin genişletilmesiyle birlikte İkizköy istimlak edilerek boşaltılmaya başlandı. Birçok İkizköylü birkaç kilometre uzaklıktaki Karadam Mahallesi yakınındaki tarım alanlarına yerleşmek zorunda kaldı. Ancak madenler için verilen ruhsat o kadar geniş bir alanı kapsıyor ki köylülerin yerleştiği bölge de maden ruhsat alanı içinde kalıyor ve madenin ilerleme yönünde bulunuyor. Köylülerin yeni taşındıkları Karadam Mahallesi’ndeki arazilere de maden şirketi bu sebeple ihbarname gönderdi. Bölge halkı ve çevreciler Muğla 1. İdare Mahkemesi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğüne karşı dava açarken, hukuki süreç devam etmesine rağmen kesim başladı.

Evrensel

Özer Akdemir
Evrensel Gazetesi yazarı. 1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top