Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > Tarımda ürküten ihtimal

Tarımda ürküten ihtimal

Tarım sektörüne sahip çıkılması ve çiftçilerin maddi sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirten Yüksek Ziraat Mühendisi Ferdan Çiftçi, “Özellikle şu dönemde çiftçiyi tarlasına gönderemezsek, bir gıda ve açlık sorunuyla karşı karşıya kalır mıyız? Evet. Ve bunun telafisi de çok zor olur” dedi.

Koronavirüs salgını küresel olarak etkisini her geçen gün artırırken, tüm dünyada salgın nedeniyle tarımsal üretimin durma tehlikesi, açlık ve kıtlık senaryoları konuşulmaya başlandı. Konuyla ilgili değerlendirmelere bulunan Yüksek Ziraat Mühendisi Ferdan Çiftçi, Türkiye’de tarımsal üretimin şu ana kadar salgından olumsuz etkilenmediğini fakat gerekli tedbirler alınmazsa, ilerleyen süreçte, tarımsal üretimin de ciddi biçimde tehlikeye girmesini öngördüklerini söyledi.

SEZON TEHLİKEDE!

Salgının tarımsal üretim sezonunun ara döneminin sona erdiği ve sezonun başlangıç günlerinde Türkiye’yi yakaladığını belirten Ferdan Çiftçi, “Uzun yıllardır yüksek girdi maliyetleri düşük ürün fiyatları kıskacında ve küresel iklim değişikliğinin yarattığı olumsuzluklarda üretmeye çalışan çiftçilerimiz, üreticilerimiz salgın dönemiyle birlikte üretimlerine nasıl devam edeceklerini düşünmektedirler. İçinde bulunduğumuz mart ve gelecek nisan aylarında domates, biber, patlıcan gibi yazlık sebzelerin, pamuk, mısır, ayçiçeği gibi tarla bitkilerinin ekim dikim, kültürel işlemler gibi işlerinin yapıldığı yazlık meyvelerin hasatlarını yaklaşması nedeniyle yapılacak bakım işlerinin gerçekleşeceği zamanlardır. Ancak çiftçimiz bu işleri nasıl yapacak, pazar nasıl olacak bunları öngörmediği için buradan üretim sezonunun kaçırılması riski ile karşı karşıyayız” dedi.

“DESTEKLER ARTMALI”

Sercan Özipekçi’ye değerlendirmelerde bulunan Yüksek Ziraat Mühendisi Ferdan Çiftçi konuyla ilgili açıklamalarında ayrıca şunları söyledi:

“Şu ana kadar koronavirüs nedeniyle tarımsal üretimin çok fazla etkilenmediğini fakat ilerleyen dönemde ciddi biçimde etkileneceğinin görüldüğünü dile getiren Çiftçi, “Bir taraftan üretimin devam etmesi bir gerçekken, bir taraftan da üreticinin ekonomik durumu meselesi de var. Şu anda özellikle, ara dönem olmasına rağmen, daha tarla domatesi çıkmamış olmasına rağmen domateste ciddi bir fiyat düşüşü söz konusu. Zaten üretici 10 yıldır yüksek girdi maliyetleriyle uğraşıyor ve borçları da yükselmiş durumda. Bu nedenle bunların ekonomik koşulları ciddi anlamda üretime devam edebilmeleri açısından bir risk taşıyor. Öncelikle çiftçilerin borçlarının ötelenmesi gerekiyor. Özellikle 2019 desteklemelerinin tamamının bir an önce ödenmesi, 2020 desteklerinin de vaktinde ödenmesi gerekiyor. Destek miktarlarının artırılması gerekiyor. Girdi maliyetlerinde de önemli destekler gerekiyor. Çünkü girdi maliyetleri ciddi anlamda yükselmiş durumda” diye konuştu.

“BEKLENTİLERİ KARŞILAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 100 milyar liralık koronavirüsle mücadele paketi içinde tarım sektörünün sorunlarını giderek bir madde olmadığını belirten Yüksek Ziraat Mühendisi Çiftçi, “Ne yazık ki bu 100 milyar liralık destek paketi, üreten kısma hiç yaramadı. Baktığımızda uçaktaki KDV’nin yüzde 1’e düşürülmüş olması bu koşullarda dalga geçer gibi bir şey. Konut kredilerin düşürülmüş olmasının kime ne yararı vardı. Evet, üretim döneminde düşük faizli kredilere ihtiyaç olacaktır ama bu pakette tarım sektörüne yönelik hiçbir şey görmedik. 2019 tarım desteklerinin açıklanacağı söylendi sadece. Bir de bir miktar ödemenin yapılacağı belirtildi. Onun dışında organik tarım, iyi tarım başvuru süreçleri uzatıldı. Bunlar önemliydi ama yeterli değildi. Burada çiftçinin beklentisi şuydu; bir kere birikmiş borçları var. Diğer sektörlerde olduğu gibi bunun da ötelenmesi gerekiyor. Faizsiz ve uzun vadeli olarak. Birinci yapılması gereken buydu, böyle bir şey çıkmadı. İkincisi desteklemelerin yeterli ve zamanında olması gerekiyor, üretime devam edebilmesi için. Bir diğer konu da, ekonomik destekler yanında çiftçinin tarlasına da gidebilmesi gerekiyor üretmesi için. Buna ilişkin sonradan bir genelge yayınlandı çiftçilerin üretime devam edebilmeleri için. O da yetersiz bir genelge oldu. Sadece bu çiftçiler gitsin, bu konuda kolaylık sağlansın dendi ama nasıl hangi koşullarda gidecek? Buna karşı nasıl önlemler alınacak konusunda düzenlemeler yok. Bununla ilgili il pandemi kurullarına yetki verilmiş. Ve oralarda da aslında il pandemi kurulları önemli ama her yerde aynı nitelikte kararların çıkması zor görünüyor. O nedenle bu konuda merkezi olarak, planlanmış bir şekilde bu işlerin yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“AÇLIK SORUNU YAŞAYABİLİRİZ!”

Mevsimlik işçi sorununa da dikkat çeken Çiftçi, “Bunların nakliye sorunları var. Zaten zor koşullarda mevsimlik işçiler ve özellikle hazirandan sonra gelecek gezici işçilerin durumu nasıl olacak? Onların koşullarını biz nasıl iyileştireceğiz? Buna ilişkin bir düzenleme yok. Bunların hepsinin yapılması gerekiyor. Eğer bunları yapamazsak biz bu süreçte, özellikle şu dönemde çiftçiyi tarlasına gönderemezsek, bir gıda ve açlık sorunuyla karşı karşıya kalır mıyız? Evet. Ve bunun telafisi de çok zor olur” dedi.

“EĞER TEDBİRLER ALINMAZSA…”

Şu an piyasadaki sektörler içinde en yüksek talebin gıdaya olduğunu ifade eden Çiftçi, “Gıdada talep durmuyor fakat bir de şöyle bir durum var. Mesela turizm sektörü gıdadan ciddi bir tedarik sağlıyordu. Onlar buradan çekildiği zaman, yıllık 10-15 milyonluk bir turistten ve bunların tüketiminden bahsediyoruz. Böyle baktığımız da, bu da fiyatlarda bir dengesizlik yaratacak. Domateste olduğu gibi. Domates, şu anda çiftçinin elinden 70-80 kuruşa çıkıyor, hatta 50 kuruşa düştüğü zamanlar oldu. Ama maliyete baktığımızda 1,30-1,40 lira maliyeti var hatta 1,50 liraya kadar çıkan bir maliyeti var domatesin. Üretici domatesini satamazken, tüketici de domatesi hala 4 liralardan, 5 liralardan satın yiyor. Başta da saydığım destek ve tedbirler alınmazsa, tarımda bizi zor günler bekliyor” şeklinde konuştu.

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top