Buradasınız
Ana Sayfa > Haberler > JES şirketi kuyu sayısını azaltıp yeniden ÇED başvurusu yaptı | Özer Akdemir

JES şirketi kuyu sayısını azaltıp yeniden ÇED başvurusu yaptı | Özer Akdemir

Manisa Salihli’de jeotermal enerji santrali projesinin mahkeme tarafından iptalinin ardından şirketin kuyu sayısını düşürerek yaptığı yeni başvuru valilik tarafından kabul edildi.

Manisa’nın Salihli ilçesi Adala beldesi yakınlarında yapılmak istenen ve mahkeme tarafından ÇED raporu iptal edilen jeotermal enerji santrali (JES) şirketi yargı kararlarının arkasından dolanmanın yeni bir yolunu buldu. Şirketin iptal edilen projesinde 14 kuyunun 5’inden vazgeçtiğini açıklamasının ardından yaptığı yeni başvuruda valilik “ÇED gerekli değildir” kararı verdi. Şirketin yaptığının ‘Hukuka karşı hile ya da mahkeme kararlarının arkasından dolanma’ olduğunu dile getiren Davanın Avukatı Seçil Ege Değerli, “Bu mantıkla bu davalar sonsuza kadar tekrarlanabilir” dedi. Emek Partisi Salihli İlçe Başkanı Turgut Güler ise konuya dair yaptığı açıklamada valiyi şirketin avukatı ya da pazarlama müdürü gibi davranmaktan vazgeçmeye davet etti.

ŞİRKET KUYU SAYISINI 9’A İNDİRDİ

Salihli ilçesi Dombaylı-Adala mevkiinde Dinamik Enerji Yatırımları San. AŞ tarafından yapılmak istenen JES için verilen ÇED olumlu kararı mahkeme tarafından bölgede bulunan zeytinlikler ve sulama kanalları gerekçe gösterilerek iptal edilmişti. Mahkemenin iptal kararına valilik itiraz etmeyince karar kesinleşirken, şirketin ise projeden vazgeçmediği çok geçmeden anlaşıldı. Şirketin iptal edilen projesinde yer alan 14 kuyu sayısını 5 azaltıp 9 kuyu olacak şekilde revize ederek yaptığı başvuruya Manisa Valiliği ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verdi. Davanın avukatı ve aynı zamanda Salihli Çevre Derneği Başkanı Seçil Ege Değerli, şirketin mahkemenin ÇED iptali kararının ardından sanki projeyi teknik olarak gözden geçirdiği ve mahkeme kararının gerekçelerine yönelik birtakım adımlar atmış gibi bir algı yaratmaya çalıştığını dile getirdi.

HUKUKA KARŞI HİLE YAPILDI

Şirketin yaptığının usulsüz olduğunu belirten Değerli; “Çünkü bölgede bilirkişiler tarafından yapılan incelemelerde dikkat çekilen hiçbir noktanın gözetilmediğini, yine tarım arazileri üzerinde bu kuyuların açılmak istendiğini görüyoruz. Hukuka karşı hile ya da mahkeme kararının arkasından dolanma dediğimiz bir işlem var burada. Aynı koordinatlarda, aynı sahalarda bu projeler çünkü” diye konuştu. Aylarca emek ve masraf verilerek kazanılan davanın bu şekilde algı oyunları ve göstermelik yeni projelerle yok sayıldığını ifade eden Değerli, “Bu mantıkla bu ruhsat sahaları ile ilgili açtığımız davalar sonsuza kadar tekrarlanabilir. ÇED’i iptal ettiriyoruz, yarım kilometre ötede tekrar bir kuyu için proje yapılıyor. Oysa o bölgedeki bütün JES faaliyetlerinin iptal edilmesi gerekiyor. Halkın ve dernek olarak bizim talebimiz bu bölgenin jeotermal sahası olmaktan çıkartılması ve külliyen ruhsatların iptali. Çünkü ruhsat sahalarının tamamı verimli tarım arazileri ve mahkeme kararları da buna işaret ediyor” dedi.

‘TARIM YAPILMAYAN ARAZİ BULAMAZSINIZ’

Kamu idaresinin halkın talepleri ile inatlaşmak yerine, bilim insanlarının raporlarını da dikkate alarak, bölgeyi enerji üretimi değil tarımsal üretim yönünden desteklemesi gerektiğini ifade eden Değerli, “Buralarda özellikle hem gıda sanayisi hem de piyasa satışına yönelik yoğunlukla şeftali, kayısı, zeytin ve üzüm bağları olmak üzere üretim var. Burada tarım yapılmadık bir metrekare alan bile bulamazsınız. Üstelik bölge Demirköprü Barajı’ndan ovaya su taşıyan sulama kanallarının geçtiği bir yerde. Salihli ve Manisa’nın ana sulama kanalının geçtiği yerler buralar. Bu durum projenin aynı zamanda kamu yararına ve halk sağlığına da aykırılığını ortaya koyuyor” dedi. Her bir proje için halkın hukuki süreç başlatmasının, bunun masrafları ve zahmeti de göz önüne alındığında hukuka erişimi engellediğini, bu durumun hukuk güvenliği ve yaşam hakkının korunması yönünden insan haklarına da aykırı olduğunu belirten Değerli, “Tek tek projelere halkın dava açması yerine toplu olarak bölgedeki enerji yatırımlarının iptalinin gerektiğini düşünüyoruz. Bu son ‘ÇED gerekli değildir’ kararlarına da hem dernek hem de halk olarak dava açacağız” dedi.

EMEK PARTİSİ: YA HALKIN ÇIĞLIĞINI DUYUN YA DA İSTİFA EDİN

Bölgede JES’lerle ilgili verilen son ‘ÇED gerekli değildir’ kararlarına bir tepki de Emek Partisi Salihli İlçe Başkanı Turgut Güler’den geldi. Bölgenin çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin dünyadaki başkenti olduğunu vurgulayan Güler, Manisa Valisi Yaşar Kadir’e şöyle seslendi. “ÇED gerekli değildir raporu ile işletme izni verdiğiniz alanda, en kaliteli şeftali, kayısı, erik bahçeleri, bağlar, zeytin tarlaları olduğunu biliyor musunuz? Marmara Gölü kuruyor, Demirköprü Barajı alarm veriyor, bağlarımız kuruyor, meyve ağaçlarımız kuruyor, Gediz Ovası çölleşme riski ile karşı kaşıya biliyor musunuz? Sayın Vali karar veriniz; Ya Salihli halkının çığlığını duyunuz, ya da istifa ediniz. JES şirketlerinin avukatı, ya da pazarlama müdürü gibi davranmaktan vazgeçiniz” dedi.

Evrensel

Özer Akdemir
Evrensel Gazetesi yazarı. 1969 Nevşehir Hacıbektaş'ta doğdu. 1998 yılında Evrensel Gazetesi ile başladığı gazeteciliğe halen gazetenin İzmir temsilcilisi olarak devam ediyor. Hayat TV'de Çepeçevre Yaşam programlarının yapım ve sunuculuğu yanı sıra, Anadolu’nun Altın’daki Tehlike / Kışladağ’a Ağıt, Kuyudaki Taş / Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği, Uranyum Uğruna / Dilsiz Çocukları Ege’nin, Doğa ve Direniş Öyküleri adlı kitapları bulunuyor.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top