Buradasınız
Ana Sayfa > Dünya > BM İklim Konferansı Madrid’de başladı: Tutulmayan sözler ne olacak?

BM İklim Konferansı Madrid’de başladı: Tutulmayan sözler ne olacak?

Birleşmiş Milletler İklim Konferansı İspanya’nın başkenti Madrid’de başladı. Konferansta küresel ısınmaya karşı belirlenen hedeflerin tutturulup tutturulamayacağı tartışılacak. Tutulmayan sözler nedeniyle zirvenin göstermelik olduğu görüşleri de yer alıyor. Zirve, Paris İklim Anlaşması’nın uygulamaya konmadan önceki son konferans olma özelliği taşıması bakımından önemli. Ülkelerin karbon emisyonlarına dair verdikleri sözleri tutmaması ise endişe verici.

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Konferansı (COP 25) İspanya’nın başkenti Madrid’de başladı. 13 Aralık tarihlerine kadar devam edecek olan zirvede 2015 Paris Anlaşması’nda alınan “karbondioksit salınımının düşürülmesi kararının” eylem planı masaya yatırılacak.

Tam adı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 25. Taraflar Konferansı olan zirveye, anlaşmaya taraf olan 197 ülkenin delegeleri ile uluslararası kurumlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. COP 25 zirvesinin Şili’nin başkenti Santiago’da düzenlenmesi düşünülüyordu ancak ülkede baş gösteren protesto gösterileri nedeniyle konferanslar Madrid’e alındı.

İspanya’nın Madrid şehrinde iki hafta boyunca sürecek müzakerelerin yer alacağı Birleşmiş Milletler İklim Konferansı (COP25), geçtiğimiz sene düzenlenen COP24’ün başkanlığını üstlenen Michał Kurtyka’nın açılış konuşması ile başladı.  “Bu gezegeni ailelerimizden miras aldık ve gelecek nesillere teslim etmeliyiz” diye konuşan Polonyalı Kurtyka,  başkanlığı Carolina Schmidt’e devretti.

Zirve, Paris Anlaşması’nın uygulanmaya başlayacağı yıl olan 2020 yılı öncesinde düzenlenen son iklim zirvesi olduğu için öneme sahip. Diğer taraftan ülkeler, yine 2020 yılında Paris Anlaşması’na göre 2015 yılında verdikleri hedefleri yenilemekle de yükümlü. Zirve, bu sürecin başlayacağı ilk etkinlik olma özelliği de taşıyor.

Paris Anlaşması imzalanırken ülkeler, sözleşmenin bilimsel kuruluşu olan IPCC’ye üç konuda, 1.5°C ısınma için yapılması gerekenler, iklim değişikliği toprak ve arazi kullanımı arasındaki ilişki ve iklim krizi ile okyanuslar ile ilişkisi üzerine, rapor hazırlama yetkisi vermişti. Madrid’te yapılan zirve, bu raporların tamamlanmasından sonra düzenlenen iklim resmi iklim zirvesi olduğundan dolayı da büyük önem taşıyor. Daha önce Suudi Arabistan, İran, Kuveyt ve ABD 1.5°C Raporu’nun zirve metinlerine girmesine karşı çıkmıştı.

İklim Konferansı Zirvesi’ne, anlaşmaya taraf olan 197 ülkenin delegeleri ile uluslararası kurumlar ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katılıyor.

İklim Müzakereleri ve Uluslararası Politikalar Şube Müdürü vekili Ayşin Turpancı‘nın başkanlığını yaptığı Türkiye delegasyonu, ‘gelişmiş ülkeler’ kategorisi olan EK1‘den çıkma taleplerini bu yıl yinelemeyeceklerini söyledi. Türkiye, Rusya’nın Eylül ayında Paris Anlaşması’nı onaylaması ile G20 üyeleri içerisinde bu anlaşmayı onaylamayan tek ülke konumunda.

Paris Antlaşması’nın öngördüğü değerlere 1.5 derece emisyon oranına şu an sadece Fas ve Gambiya uyuyor.

İklim değişikliğini durdurmak için siyasi irade yetersiz

BM Genel Sekreteri António Guterres, COP25 öncesinde yaptığı açıklamada küresel ısınmanın “geri dönüşü olmayan” sınırı geçme tehlikesine karşı uyarıda bulundu.

Genç insanların iklim için kayda değer bir örgütlenme gösterdiğini, şehirlerin ve iş yerlerinin 1,5 derece hedefleri için adım atmaya başladıklarını belirten Guatteres,  yetersiz olanın “siyasi irade” olduğunu söyledi

2017 yılı emisyon değerlerine göre Dünya’da küresel ısınmaya en çok etki eden ülkeler Çin, ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Hindistan, Rusya ve Japonya.Bu ülkelerden ABD, Paris İklim Antlaşması’ndan resmi olarak çıktığını açıklamıştı. Rusya ise emisyon oranını azaltma konusunda BM’ye henüz bir plan sunmadı.

Ayrıca bu zirve IPCC raporlarından sonraki ilk zirve olması yönünden de büyük öneme sahip.

Raporlar derinleşen iklim krizine karşı uyarıyor

Bir yandan küresel sıcaklıklar artmaya, ve iklim değişikliğinin etkileri gün geçtikçe daha yoğun ve derin bir biçimde hissedilmeye devam ederken, küresel emisyonlar da artmaya devam ediyor. İklim krizini önlemek için atılan adımlar her geçen gün artsa da henüz yeterli seviyede değil. Özellikle BM Çevre Programı’nın yayımladığı son iki rapor, bu uygunsuz gerçeği gözler önüne serdi.

2015 Paris hedefleri tutturulabilecek mi?

BM İklim Konferansının başlıca hedefleri arasında 2015’te 195 ülke tarafından imzalanan Paris İklim Anlaşması’nın ne kadarının yerine getirileceğinin olması bekleniyor. Küresel ısınmanın 2 derecenin altına, mümkünse sanayileşme dönemi öncesindeki 1,5 dereceye düşürülmesi hedeflenmişti. Kararların her beş yılda bir gözden geçirilmesi de kararlaştırılmıştı. Bilim insanları tarafından yapılan tahminlere göre küresel ısınmaya karşı etkili önlemlerin alınmaması durumunda bu yüzyılın sonunda küresel ısınma 4 derece sınırına yaklaşabilir.

Eylül ayında BM toplantısı bünyesinde New York’ta bir araya gelen küçük ve orta büyüklükteki 68 ülke, Paris İklim Anlaşması’nda ek maddelerin konulmasından yana olduğunu ifade etmişti. Ancak, bunların baskısının Madrid’de pek hissedilmesi beklenmiyor. Ancak, AB ülkelerinin verdikleri sözleri yerine getirmek için neler yapacakları merakla bekleniyor.

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur.
https://ekolojibirligi.org

Bir cevap yazın

Top