Buradasınız
Ana Sayfa > Bildiriler > AYÇEP’ten 5 Haziran Dünya Çevre Günü Açıklaması: İnsanlık Dünyadaki Yaşamın Yokoluş Sürecine Tanık Ediliyor!

AYÇEP’ten 5 Haziran Dünya Çevre Günü Açıklaması: İnsanlık Dünyadaki Yaşamın Yokoluş Sürecine Tanık Ediliyor!

Aydın Çevre ve Kültür Derneği (AYÇEP) 5 Haziran Dünya Çevre günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. AYÇEP’in açıklamasında 21. Yüzyılda insanlığın dünyadaki canlı yaşamın giderek yokoluşa doğru sürüklendiği gerçeği ile yüzyüze kaldığı ifadeleri yer aldı.

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Aydın Çevre ve Kültür Derneği (AYÇEP) tarafından bir basın açıklaması yapıldı. AYÇEP’in açıklamasında; 21. Yüzyılda insanlığın dünyadaki canlı yaşamın giderek yokoluşa doğru sürüklendiği gerçeği ile yüzyüze kaldığı ifadeleri yer aldı. BM‘nin 1974 yılında 5 Haziran günlerini “Dünya Çevre Günü” ilan ettiğinin hatırlatıldığı açıklamada, bugün ise yaşanılan iklim krizi, küresel ısınma ve pandemi gerçeğinin yaşanması nedeniyle yine BM tarafından 2021 yılının “Ekolojik Restorasyonun başlangıç yılı” ilan edildiği vurgulamasında bulunularak, “Gelin bu restorasyonu ve yeni yaşam kültürünü birlikte kuralım, kentimizi doğayla barış ve uyum içerisinde tırnaklarımızla yeniden yaratalım” çağrısında bulunuldu. AYÇEP’in 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla kamuoyuna yaptığı basın açıklaması şöyle:

KAPİTALİZM DOLARIN YEŞİLİ İÇİN DOĞANIN YEŞİLİNİ YOK EDİYOR

Birleşmiş Milletler tarafından 5 Haziran tarihi, 1974 yılında Stockholm kentinde topladığı Çevre Konferansında dünyamızda artan çevresel felaketleri göz önüne sermek ve çözümler üretilmek üzere DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ ilan edilmiştir.

Yaşadığımız zaman dilimi maalesef ki “EVİMİZ” dediğimiz dünyamızı hızla yok ettiğimiz, insan topluluğumuzun her geçen gün daha fazla çevresel etkiye maruz kaldığı bir yüzyıl olmuştur. Bu nedenledir ki günümüzde artan bu sorunlar siyasal, ekonomik ve üretim gibi sektörlere de etki ederek daha çevreci yaklaşımları zorunlu kılmıştır. Ancak kapitalizmin doğası gereği daha fazla kar hırsıyla bütünleştiğinde salt söylemde kaldığı görülmektedir. Bugün kime sorsanız çevreci olduğunu iddia etmekte ve reklamını yapmaktadır. Oysa ki çevresel sorunlarımız bu reklam ve PR çalışmalarından daha büyük boyutlardadır. Reklamla ve PR çalışmalarıyla geçiştirilecek kadar basit bir durum teşkil etmemektedir. Bu durum salt Ağaç dikmekle, çiçek dikmekle, su tasarruflu ürünleri fahiş fiyatlara satmakla geçiştirilmeyecek kadar büyük bir meseledir. Doğa ve yaşam bir kültür meselesidir ve yaşam kültürümüzü toplumsal anlamda değiştirmemiz kaçınılmazdır. Bugün yaşanan sorunların temelinde bu olgular yatmaktadır. Nitekim İlimizde yaşanan sorunlarında başında bu düşünce tarzı yatmaktadır.

DOĞAYLA BARIŞIK YENİ BİR YAŞAM KÜLTÜRÜ OLUŞTURMALIYIZ

Bugün siyasal anlamda bakıldığında bir tane çevreci olmayan politikacı veya sanayici sayamazsınız, ancak görüldüğü üzere Aydınımız, Ülkemiz ve Dünyamız hem salgınlarla, hem iklim değişikliğiyle, hem hava/su/toprak kirliliğiyle karşı karşıyadır. Daha fazla kar için doğanın yeşilinin yerine paranın yeşili; dalıp gidip şiir yazdıran deniz mavisinin yerine içimizi karartan petrol karası; dağlardan yağ/bal yerine zehir akan ırmaklar yaratılmaktadır. Bu sebeple Birleşmiş Milletler 2021 yılını “Ekolojik Restorasyon”nun başlangıç yılı ilan etmiştir. Gelin bu restorasyonu ve yeni yaşam kültürünü birlikte kuralım. Şehrimizi ve kentimizi doğayla barış ve uyum içerisinde tırnaklarımızla yeniden yaratalım.

Geçtiğimiz bir yıl içerisinde ve öncesinde Aydın ilinde yapılan ekolojik tahribatları birlikte durduralım.

  • Öncelikle kar hırsıyla çalışan havamızı kirleten JES’lerle hesaplaşalım. Birçok akademik çalışma ve raporla kanıtlandığı üzere doğanın dengesine kazık gibi çakılmış bu tesislerin bir an önce aydını terk edilmesini ve yenilerinin yapılmamasını sağlayalım
  • Aydın Ovasını Çin Seddi misali ikiye ayırarak daha fazla betonlaşma, daha fazla kirlilik sağlayacak Aydın-Denizli Otoyol Projesini iptal ettirelim. Yapılacak olan 30 adet taş ocağının tarımsal üretime ve suya/toprağa/havaya vereceği kirliliği durduralım.
  • Madran ve Ilbara dağlarında ormanlık alanları ve su kaynaklarımızı tahrip eden vahşi madencilik çalışmalarına dur diyelim.
  • Denizimizi, nehirlerimizi yok eden balık çiftliklerinin Kuşadası, Didim ve Söke’de kurulmasına izin vermeyelim.
  • Ormanların tıraşlanmasına, şehrin tarımsal bölgelerinin imara açılmasına izin vermeyelim.
  • Şehirlerimizde atık yönetim sistemlerinin geliştirilmesine, atık maddelerin nehirlerimize, derelerimize akıtılmasına izin vermeyelim.

Tüm bunlar için birlikte hep beraber mücadele edelim. Bu ekolojik imece hepimizin, kaybedilecek şey sadece bizim yarınımız… Artık, Aydın’ın geleceği JES’lerle, kuraklıkla, hava/su/toprak kirliliğiyle, beton yığınlarıyla anılmasın. Aydın’ın geleceği kültürle, turizmle ve tarımsal üretimiyle, gökkuşağının tüm renkleriyle anılsın. Hep Beraber; “Birlikte, Mücadeleyle, Dayanışmayla” Aydınımızın Ekoloji Restorasyonuna başlatalım.

İNSAN ile YAŞAM için ÖZGÜRLÜK umuduyla…”

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top