Buradasınız
Ana Sayfa > Bileşen Etkinlikleri > Akbelen direnişçilerinden Limak’a karşı mücadelede yeni adım

Akbelen direnişçilerinden Limak’a karşı mücadelede yeni adım

İkizköy Çevre Komitesi; Yeniköy -Kemerköy termik santrallerini işletmeye devam edilmesi halinde, 30 bin köylünün şehre göç etmek zorunda kalacağı, üretimden düşüleceği ve böylece gıda kıtlığının daha da derinleşeceği belirterek, AKP’nin ihale şampiyonu olan Limak Holding’in yönetim kurulu başkanı Nihat Özdemir hakkında şikayette bulundu.

İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’nda kamudan en fazla iş alan şirketlerden Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki YK Enerji, kömür maden sahasını genişletmek için ağaç kıyımına başlamıştı. Bölge halkı, Akbelen Ormanı’nda ağaçlara sarılarak YK Enerji’ye karşı mücadeleye başlamıştı.

Jandarma, bölgede eylem başlatan İkizköy direnişçilerine biber gazı ve copla müdahale etmişti. Günlerce süren mücadelenin ardından, Valilik kömür madeni için başlatılan ağaç kesiminde ‘gerekli işlemlerin sona erdiğini’ kaydetse de alanda iş makinelerinin çalışmaya devam ettiği belirtilmişti.

Akbelen’deki direniş 22 gündür kesintisiz sürerken, İkizköy Çevre Komitesi de AKP’nin ihalelerinin vazgeçilmez ismi Limak Holding’in yönetim kurulu başkanı olan Nihat Özdemir, İbrahim Çeçen ve şirket CEO’su Serhat Dinç ile birlikte Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ve eski Muğla Valisi Orhan Tavlı hakkında Milas Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundu.

‘YILLIK ZARARI 157 MİLYAR TL’

Dilekçede; Yeniköy -Kemerköy termik santrallerini işletmeye devam edilmesi halinde, kömür ruhsat sahası içindeki 88 bin dönüm tarım arazisinin ve 40 bin dönüm zeytinlik ile 80 bin dönüm çam ormanının yok olacağı belirtildi. İklim ve gıda krizi çağında olunduğuna işaret edilen dilekçede, projenin devam etmesi halinde 30 bin köylünün şehre göç etmek zorunda kalacağı, üretimden düşüleceği ve böylece gıda kıtlığının daha da derinleşeceği belirtildi.

Projenin 1 yılda Türkiye’ye 157 milyar TL toplumsal maliyet ve kamu zararına neden olduğunun altını çizilen dilekçede “Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya ve birliğini bozmaya’ çalışan şüphelilerin eylemlerine uyan TCK md. 302’den dolayı haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılarak kamu davası açılması talebidir.” denildi.

TERMİK SANTRALİN TÜRKİYE’YE MALİYETİ VE DOĞAYA ZARARLARI TEK TEK SIRALANDI

Dilekçede; termik santrallerin işletmeye devam edilmesi halinde ortaya çıkacak zararlarla ilgili şu bilgilere yer verildi:

“Avrupa Sağlık ve Çevre Birliği’nin Muğla’daki Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin 38 yılda 68 bin 324 kişinin ölümüne neden olduğunu, sadece Yeniköy termik santralinin 23 bin 595, sadece Kemerköy termik santralinin 11 bin 600 kişinin ölümüne yol açtığına ilişkin raporuna bakıldığında bu termik santrallerin işletilmesinin ülkemize karşı suç niteliğinde.”

“Aynı çalışmaya göre Yeniköy-Kemerköy termik santrallerinin Türkiye’ye yıllık sağlık maliyeti 24 milyar TL’dir. Bu şirketin öldürdüğü, hasta ettiği, kanser ettiği yurttaşlar sebebiyle devletin yıllık harcaması olan yıllık 24 milyar TL sağlık gideri, şirketin ticari kazancı olan 200 milyon TL’nin tam 100 katı.”

“2 termik santral, 100 milyon güne yakın hasta geçirilen güne, 15 milyona yakın işgünü kaybına yol açarak devleti ve halkı üretimden ve çalışmadan alıkoyarak ayrı bir toplumsal maliyet kalemi daha oldu.”

“Termik santralin iklim değişikliğini artırıcı etkisinin ve bölgesel ısı adası oluşturarak Milas bölgesindeki orman yangınlarını tetikleyici etkisinin olduğu bilimsel çalışmalarla sabit.”

“Termik santral için Akbelen Ormanı altındaki kömür yatakları çıkarıldığı takdirde Bodrum ve Milsa’ın içme suyunu sağlayan Çamköy ve Karacahisar yer altı su havzalarının yatakları değişecek. Bodrum ve Milas susuz kalacak.”

‘BİZ HİÇBİR ZAMAN UMUDUMUZU KAYBETMEDİK’

Öte yandan konuya ilişkin İkizköy Çevre Komitesi adına Avukat İsmail Hakkı Atal’ın paylaştığı açıklamada “Mücadelemiz Akbelen Ormanı’nda maden ocağı açılmayarak üzerinde yeniden ormanın yeşereceği güne kadar sürecektir. ‘KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR.’ ‘UMUTSUZ DURUMLAR YOKTUR , UMUTSUZ İNSANLAR VARDIR.’ Biz hiçbir zaman umudumuzu kaybetmedik.” ifadeleri kullanıldı.

‘DEVLETİN BAĞIMSIZLIĞINI ZAYIFLATMAYA’ ÇALIŞMAK SUÇUNDAN DİLEKÇEMİZİ SUNDUK’

İkizköy Çevre Komitesi’nin açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

“Türkiye’ye her yıl 44 milyar TL sağlık maliyeti olan Limak- İçtaş termik santralini işletebilmek için Muğla Milas Akbelen Ormanı’nı Anayasal suç işleyerek kesip, böylece yıllık turizm geliri 135 milyar TL olan Bodrum’un suyunu da kesmeye çalışan Limak- İçtaş Holding sahipleri Nihat Özdemir, İbrahim Çeçen ve şirket CEO’su Serhat Dinç ile birlikte Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey ve eski Muğla Valisi Orhan Tavlı hakkında Türkiye’nin ekonomisini ve halk sağlığını çökertmek suretiyle Anayasanın 3. Maddesindeki ‘Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmaya teşebbüs’ TCK 302. Maddesindeki ‘Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya ve birliğini bozmaya’ çalışmak suçundan Milas Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçemizi sunduk.

‘BODRUMUN İÇME SUYUNU YOK EDECEK’

Savcılığa şikayet dilekçemizde delillerini sunduğumuz üzere şüpheliler Yeniköy -Kemerköy termik santrallerini işlettikleri sürece termik santralin hasta ettiği, kanser ettiği, öldürdüğü insanlarımız nedeniyle ülkemize her yıl 44 milyar Türk Lirası sağlık maliyeti yüklemekteyken, bu defa yıllık turizm geliri 5 milyar dolar ( 135 milyar TL ) olan Bodrum’un içme suyunu yok edecek şekilde Akbelen ormanı üzerinde kömür ocağı açmaya çalışmaktadırlar.

Bilimsel raporlara göre şüphelilerin eylemi, ülkenin turizm gelirinin %10’unu sağlayan Bodrum’un içme suyunu bitirecektir. Bunun doğal sonucu ise ekonomik kriz içinde olan ülkemizde krizin daha da derinleşeceğidir. Diğer yandan şüphelilerin termik santrali için Akbelen Ormanı’nın ötesindeki 200 bin dönüm kömür ruhsat sahası içindeki 88 bin dönüm tarım arazisi ve 40 bin dönüm zeytinlik ile 80 bin dönüm çam ormanı kömür için yok edilmek istenilmektedir.

‘ÜLKEMİZİ EKONOMİK, HALK SAĞLIĞI YÖNÜNDEN ÇÖKERTMEYE YÖNELİK FAALİYETLERİNİ ENGELLİYORUZ’

İklim krizi- gıda krizi çağında Türkiye’nin tarım ve gıda sorununu kesten derinleştiren Limak- İçtaş termik santrali sahipleri, Vali ve Orman Genel Müdürü, şirketin yılda kazandığı 200 milyon TL için ( 44 Milyar TL sağlık maliyetine neden olup + 135 milyar TL- 5 milyar dolar Bodrum’un Turizm geliri=yılda şirketin ticari kazancının 900 katı) yılda Türkiye’ye 180 milyar TL toplumsal maliyet ve kamu zararına neden olmak suretiyle, Türkiye’yi ekonomik ve halk sağlığı yönünden çöküntüye uğratarak, Anayasanın 3. Maddesindeki ‘Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü’ bozmaya çalışmaktadırlar. Biz İkizköylüler olarak Anayasal suçlu Limak- İçtaş termik santralini 4 yıldır yerinden kıpırdatmayıp, ülkemizi ekonomik ve halk sağlığı yönünden çökertmeye yönelik faaliyetlerini engelliyoruz.”


Kaynak

Ekoloji Birliği
Ekoloji Birliği; yaşama yönelik artan tehditlere karşı, yurt genelinde faaliyet gösteren bir çok ekoloji örgütünün bir araya gelmesi ile 2018 yılında oluşmuştur. Amacı; birlik ve dayanışma temelinde ekoloji mücadelesini yükselterek, daha güçlü şekilde doğayı ve yaşamı savunmaktır.
https://ekolojibirligi.org

Bir yanıt yazın

Top