Kirazlıyayla’daki Katliamın İzleri İliç’le Aynı: Afet Değil, İhanetEkolojiHaberlerHukukSağlıkTarım by Ekoloji Birliği - 31 Ocak 202631 Ocak 20260 Bursa Kirazlıyayla’da maden atık barajının çökmesine şirket “doğal afet” derken, felaketin arkasında denetimsizlik ve teşviklerle ihya edilen sermaye var.Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, Meyra Madencilik’e ait atık barajının çökmesiyle tonlarca kimyasal ve ağır metal içerikli atık, dere ve toprağa karıştı. Senelerdir yöre halkının ve uzmanların heyelan riskine dikkat çekerek uyardığı senaryo gerçeğe döndü. STK’lar da bugünleri görmüş gibi, atık barajının Yenişehir Ovası’na yüzde 20 eğimli arazide yapılacağını ve patlaması halinde zehirli atığın ovaya akacağını açıkladılar.Halkı döve döve yapıldı, şimdi zehir saçıyorAltın aramak için Kazdağları’nı kel bırakan Kanadalı şirketten sonra Lübnanlı maden şirketi de Bursa’nınYenişehir ilçesi Kirazlıyayla’yı zehir çukuruna dönüştürdü. Kirazlıyayla’da faaliyet gösteren Meyra Madencilik, 5 yıl önce atık barajı projesini hayata geçirmek istedi. Lübnanlı maden şirketinin bu projesine başta Kirazlıyayla köylüleri olmak üzere sivil toplum kuruluşu temsilcileri, bilim insanları ve siyasiler karşı çıktı. Köylüler projeyi engellemek çin kepçelerin önüne yatmış, jandarma ise köylüleri sürükleyerek gözaltına almıştı.Kirazlıyayla’da beş yıl önce maden atık barajı gündeme geldi. Halk, çevreciler, bilim insanları ‘Yapmayın’ dedi. İnat edildi, karşı çıkanlar tehtid edildi, gözdağı verildi: Sonunda korkulan oldu, baraj patladı ve şimdi zehir saçıyor!Senelerdir riskli alanda tarım alanlarını ve ormanlık alanı talan eden şirket, bu defa toprağı ve suyu atığıyla zehirledi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, “Kimyasallarla yıkanmış toprakların, madenin biriktirdiği atık barajı, maalesef yağmurlardan dolayı patlamış ve şu an Sarıyer Deresi’ne dolmuş ve şu an ovaya doğru gidiyor. Bu, yer altındaki sularımıza karışacak ve ciddi anlamda sıkıntı oluşturacak” dedi.Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, dün felaket bölgesine gitti. “Kimyasal atık ovaya akıyor. Çevre katliamı yaşanıyor” dedi.Göz göre göre gelene ‘afet’ diyorlarAncak Meyra Madencilik tarafından yapılan açıklamada, durum ‘doğal afet’ olarak nitelendiriliyor. Şirket tarafından yapılan açıklamada, “Söz konusu olay, işletmenin kontrolü dışında gelişen ve mücbir sebep kapsamında değerlendirilen doğal afet kaynaklı bir durumdur. Tesis, yürürlükteki tüm mevzuata uygun şekilde projelendirilmiş ve faaliyet göstermiş olsa da olağanüstü bir doğal afet dolayısıyla bu hasar oluşmuştur” deniyor. Oysa aynı İliç’teki gibi, adım adım gelen bu felaketin arkasında da sermayeye tanınan sınırsız olanak ve kamusal denetimin ortadan kaldırılması var.Madenin sahibi petrol zenginiMehmet HabbabYenişehir’deki madenin sahibi Lübnanlı Mehmet Habbab. Çatı şirket olan Delta Star Holdingin Türkiye’de başta petrol olmak üzere pek çok yatırımı var. Ceyhan’da yer alan 700 bin tonluk akaryakıt tesisi, İzmir’de yer alan 80 bin ton biyodizel kapasiteli biyodizel tesisi bunlardan ikisi. Habbab’ın 1980’lerden bu yana Türkiye’deki iktidarlarla arası epey yakın. Son yıllarda da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Ortadoğu İş Konseyleri bölge koordinatörlüğü, Türk-BAE İşadamları Konseyi başkanlığı, Türk-Lübnan İşadamları Konseyi başkanlığı, Ortadoğu İşadamları Konseyi başkanlığı, DEİK Enerji Konseyi Yönetim Kurulu üyeliği gibi pek çok pozisyonda bulundu.Siyasi ve sermaye bağı: Yerli ortak Onur KöktürkOnur KöktürkDelta Star Holdingin yerli ortağı Onur Köktürk’ün siyasal iktidar ile bağları dikkat çekiyor. Köktürk, Holdingin İş Geliştirmeden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi ve Timko ve Meyra Madencilik’in yönetim kurullarında da görev yapıyor.2007-2012 yılları arasında TBMM ve AKP Genel Merkezinde Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı ile Ekonomi İşleri Başkanlığı bünyesinde danışmanlık yapan Köktürk, maden patronlarının örgütü olan Türkiye Madenciler Derneğinin yönetiminde yer alıyor.Söz konusu derneğin son dönemde arka arkaya çıkarılan ve çevre düzenlemelerini gevşeten, sermaye lehine “süper talan” yasalarının hazırlanmasında ve yürürlüğe girmesinde etkili olduğu biliniyor.Cevheri çıkarıyor, vergiyi ödemiyorŞirketin sitesinde yer alan bilgilere göre Delta Star Holdingin Türkiye’de faaliyet gösteren üç maden şirketi var: Meyra, Timko ve Alser. Esas olarak çinko ve krom çıkaran şirketler cevheri alırken vergi ödemeye gelince ise kayboluyor. Örneğin Yenişehir’deki madeni işleyen Meyra 2021’den bu yana, Timko Madencilik 2022’den bu yana, Alser Madencilik ise 2024’te hiç vergi ödememiş. Holdingin fabrikaları aynı zamanda teşviklerden de yararlanıyor. Habbab, 2020’de verdiği bir röportajda, Burdur ve Bursa’da temeli atılan iki fabrika için teşvik aldıklarını, aksi halde ‘Yatırım yapmayacaklarını’ söylüyor: “Devlet daha büyük işletmeler istiyor, yatırımcıya, ‘Fabrika kurarsan gümrük almayacağım, KDV muafiyeti vereceğim, yatırım mallarını vergiden muaf tutacağım’ diyor. Yatırımın yüzde 40’ını sübvanse ediyor. Teşvikler olmasaydı bu yatırımı yapmazdık.”Şirkete ‘çevreci’ ödülüTürkiye Sağlığı Kentler Birliği, 2016’da Delta Star’ın Hatay Dörtyol’daki petrol tesisine ‘2015 Çevreci Tesis Ödülü’ verdi. O dönem birliğin başındaki isim ise trajik: 2009-2017 seneleri arasında görev yapan, dönemin Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Recep Altepe. Şirket, sitesinde yer alan haberde “Delta Rubis Terminal Petrol olarak çevreye olan duyarlılığımızın bu ödül ile taçlandırılması çok anlamlı ve gurur vericidir” diyor.‘4 sene ÇED raporsuz atık depoladı’ iddiasıKirazlıyayla’da yürütülen maden projesi, uzun süredir köylülerin ve çevre örgütlerinin tepkisini toplamıştı. Tepkinin nedenlerinin başında ise bölgedeki heyelan riski, dokuz çeşmenin kuruması ve köylülerin mera alanlarının tahrip edilmesi var. Evrensel’e konuşan Bursa Su Kolektifinden Caner Gök, şirketin yıllarca ÇED raporu olmadan bölgede atık depoladığını iddia etti. 2019 yılında atık barajı için yapılan ÇED başvurusunun ardından şirkete dava açtıklarını anlatan Gök, mahkemenin şirketin 2015 yılında bir izni olduğunu söylediğini ancak ÇED izninin davadan sonra ortaya çıktığını öne sürdü.Yenişehir Çevre Platformundan Şafak Erdem ise, “Şirketin yeni bir atık barajı kurmak amacıyla başvuruda bulunduğunu, 2013’ten sonra ÇED raporu için üç kez ret alıp dördüncü başvuruda izin alabildiğini biliyoruz” dedi.Köylüler ve Yenişehir Çevre Platformu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının atık depolama tesisine ilişkin verdiği “ÇED olumlu” kararına karşı dava açmıştı. Ancak dava süreci devam ederken, nisan 2020’de şirket proje alanında yeniden ağaç kesimi yapmıştı. Haziran 2020’de projeye karşı basın açıklaması yapmak isteyen köylü kadınlar jandarma tarafından engellenmiş ve gözaltına alınmıştı. Şirket, projeye ilişkin başvuruyu 2013 yılında yapmış, ancak başvuru reddedilmişti. Bölgede 2015 yılından 2019’a kadar pasif maden çıkarımı sürdürülmüştü.Maden şehrine döndürülen Bursa’daki su kaynakları da ciddi tehdit altında. Baraj doluluk oranları 2021 ocak ayında yüzde 31 iken, 2026 yılına gelindiğinde yüzde 3.84’e kadar düştü. Uzmanlar, atık barajları ve maden ocaklarıyla çevrilen Bursa’nın su sıkıntısının daha da artabileceğine dikkat çekiyor.TMMOB: ÇED raporları kopyala-yapıştırTMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO), yaşananları Erzincan İliç’teki maden faciasının ardından meydana gelen yeni bir “çevre felaketi” olarak nitelendirdi. Açıklamada, Türkiye’de uygulanan madencilik politikaları ve çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin çevreyi, toplumu ve ekosistemi koruma amacından uzaklaştığı belirtildi. ÇED raporlarının, çevresel riskleri önleyen bilimsel belgeler olmaktan çıkarak yatırımcıyı koruyan formalitelere dönüştüğü ifade edildi. Açıklamada, Kirazlıyayla’daki ÇED raporunda da benzer eksikliklerin bulunduğu, yer altı suyu kullanımı ve atık barajının stabilitesi gibi hayati konularda somut analizler yapılmadan faaliyete izin verildiği vurgulandı.Nisa Sude Demirel, Zeynep Eşmek / Evrensel Share on Facebook Share Share on TwitterTweet Share on Pinterest Share Send email Mail Print Print