Buradasınız
Ana Sayfa > Coşkun Özbucak > Karakış varmış vız gelir tırıs gider, Bizim içimiz yanıyor!

Karakış varmış vız gelir tırıs gider, Bizim içimiz yanıyor!

Ordu Çaybaşı ilçesi İlküvez’de Ordu Büyükşehir Belediyesi çöp tesisi kurdu. İlküvez çevresinde bulunan köylerde bir hareketlilik başladı. Milletvekilleri, çeşitli temsilciler gidip geliyor, kamuoyu oluşuyor ama halka ne yapmaları gerektiğini anlatan olmamış. Ordu Çevre Derneği olarak takip ediyoruz. Görüşmelerimiz sürüyordu.

Görüşme yapmak için Başkan Ertuğrul Gazi Gönül, Denetleme Kurulu Üyesi Avukat Haluk Türkmen ve ben 06.02.2020 Perşembe günü saat 13.00’te Ordu’dan hareket ettik. Ünye’de üyemiz Ceyhan Aksu ve gazeteci Ulvi Gündoğdu’yu alarak Çaybaşı’na geldik. Burada Ahmet Altun’la birlikte İlüvez’e devam ettik.

İlküvez neden ilçe değil?

Yol virajlı. Bir süre sonra sis egemen oldu. Yol kenarlarında, bahçelerde parça parça kar var. Yol boyu sürekli rakım büyüyor. İlküvez’e geldik. Ordu büyükşehir olmadan önce burası Çaybaşı’na bağlı belde idi. Beldeler kapanınca mahalleye dönüştü. Çamaş, Çatalpınar, Kabataş gibi ilçeleri bildiğim için İlküvez’i neden ilçe yapmamışlar diye şaşırdım. Bir beldeden çok küçük bir ilçe görüntüsü var.

35 gündür buradayız

İlküvez’i, geçince bahçe ve ormanlardaki karlar artıyordu. Zaman zaman da kar atıştırmaya başladı. Çöp alanına az kalmıştı ki, yol ağzında jandarmaya ait bir araba, bir minibüs bekliyordu. Geçtik, kısa bir zaman sonra alan göründü. Tesisin kapısı önünde kar-yağmur karışımı yağış altında yaklaşık 250 kişi bizi bekliyorlardı. Araçlarımızdan inerken halkta hareketlilik başladı. Araçlarımıza geldiler tek tek el sıkışıp selamlaştık. Her biri kendimizi tanıtmamızı istiyordu. Heyecanları ve sevinçleri gözlerinden okunuyordu. Onlara, “Arkadaşlar tek tek tanışmayalım. Biz kendimizi tanıtırız. Yağış altındasınız.” dedim. Yanıt hazırdı, “Bize bu yağışlar az geliyor. 35 gündür buradayız.”

Toplantı yapmak için çadırlara yöneldik ama giderken herkes bize bir şeyler anlatıyordu. Hangisini dinlesek, hangisine yanıt versek şaşırdık. İnsanlar bir çıkış yolu arıyorlar.

Çadırlar yeterli değil. Hepimizin içeri girme olanağı yok. Bir bölüm içerde, bir bölüm insan dışarda olacak şekilde toplantı yapılamazdı. Kar ve yağmur altında toplantı yapma kararı aldık. 35 gündür kar yağmur demeden direnen insanların yanında yarım saat da bizim durmamız bir şey değildi. Ses düzeni de hazırlamışlar.

Beraber başaracağız

ORÇEV Yönetim Kurulu Üyesi olarak ilk ben konuştum. Yaşam alanlarına yönelik direnişlerinin önemli olduğunu vurgulayarak, “Kutsal bir direniş yapıyorsunuz. Direnmenin yanında hukuksal süreci de başlatmak gerekir. İkisi yan yana gitmeli. Buraya gelip sizinle beraberiz demek yetmez. Biz dernek olarak neler yapılabileceğini de konuşmaya, çöpü ve yasadışı çalışmaları birlikte nasıl durdurabileceğimizi konuşmaya geldik.” dedim.

ORÇEV Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül de, “Burada saldırıya uğradınız, gözaltına alındınız. Oysa sizler yaşamınız için buradasınız. Kar, yağmur; soğuk altında buradasınız. Hukuksal yollar var. İnceleyip avukatlarımızla neler yapabileceğimizi konuşacağız. Dilekçe verme ve suç duyurusu hakkınızı kullanmalısınız.” diyerek yaşadıkları sorunlara karşı neler yapılması gerektiğini anlattı.

ORÇEV Denetleme Kurulu Başkanı Avukat Haluk Türkmen de, “Keyfiliğe izin verilmemeli. ÇED dosyasını inceleyeceğiz. Sular kirletiliyor. Bu konularda dilekçeler hazırlayıp sizlere ulaştıracağız. Bundan sonra iletişimizi sürdüreceğiz. Yalnız kalmayacaksınız.” dedi.

Zehirleniyoruz!

Nuran Çakır: “18 yıldır Ak Partiliydim. Yazıklar olsun. Yerlerde sürüklendik. İfademiz alındı. Doktorlar rapor vermedi. Sularımızı zehirliyor.”

Halkın tepkisinin büyük olduğu toplantıda, jandarmanın kendisine de sürüklediğini söyleyen Nuran Çakır, “18 yıldır Ak Partiliydim. Yazıklar olsun. Yerlerde sürüklendik. İfademiz alındı. Doktorlar rapor vermedi. Bu tesisi yaparken bize haber vermediler. Çöpten akan kirli sular, kaynak sularımızı zehirliyor.” dedi.

Emine Elik de, “Çadır kendi arazimizde. Jandarma çadırımızı kaldırmak istiyor. Geceleri de buradayız. Ak Parti’ye oy verdim hep. Ellerim kırılsaydı.” dedi.

Üç vardiyalı nöbet

Direniş için üç çadır kurulmuş. Biri mutfak görevi görüyor. İkisi barınma için. Çadırda soba ve tahtadan oturak yapılmış. Köylülerden biri, “35 gündür nöbet tutuyoruz. Vardiyalı olarak. Üç vardiya nöbet var burada. Çöp istemiyoruz. Ordu’da üç kişi OBB Başkanı Hilmi Güler’le görüşmeye gittik. Siyah çelenk bıraktık. Sözde bizi ikna etmiş. Yok öyle bir şey. Bu zehre ikna mı olunur.” diyerek tepki gösterdi.

Toplantı sonrası çöp tesisinden akan kirli suların fotoğraflarını çektik. Ordu Çevre Derneği ile hukuksal sürecin devam ettirilmesine, hazırlanacak dilekçelerin, suç duyurularının gerekli yerlere verilmesine karar verildi.

Gözler kanıt

Toplantı sırasında, toplantı sonrası tek tek görüşmelerde insanlardaki umudu ve kararlılığı gözlerinde görme olanağı oluyor. Jandarmanın copla vurduğu yerleri gösteren kadınlarda yılgınlık yerine kararlılık artmış. Hele oy verdikleri parti için söylemedikleri yok. “Ellerim kırılsın” sözcüğü dillerinde.

Bölge muhtarlarının toplu olarak tesisi istemediklerini bildiren dilekçelerinin bir örneğini de bize verdiler. Halkın temsilcisi olarak verdikleri dilekçeyi dikkate almayan yetkililere halkın kendisi yanıt vermeye başladı.

Bir etkinlikte, toplantıda yağmur yağdığında saçak altına kaçış olur. Buna alıştık. Ancak İlküvez’de bırakın çadıra kaçmayı şemsiye bile bir-iki adetti. Kar hızını artırdı, halkta tık yok. Sanki, “Karakış varmış vız gelir tırıs gider. Bizim içimiz yanıyor” der gibiler.

Umutlu döndük. Kararlı ve umutlu insanların aşamayacağı engel yok.

Coşkun Özbucak
Coşkun Özbucak
1958 yılında Ordu’da doğdu. Öğretmenliği süresinde kurucu başkanı olduğu Eğitim-Sen'de başkanlık ve yöneticilik yaptı. Mitinge Karşı Miting, Üzülme Güneş Yeniden Doğacak, Ordu’dan İnsan Manzaraları ve Dilek Ağacı adlı kitapları bulunuyor. Uzun yıllardır ekoloji mücadelesi içinde aktivist olarak yer aldı. ORÇEV YK üyeliği yanı sıra Ekoloji Birliği YK üyesi olarak da görev yapmayı sürdürmektedir.
https://ekolojibirligi.org

Karakış varmış vız gelir tırıs gider, Bizim içimiz yanıyor!” hakkında bir düşünce

Bir cevap yazın

Top